Baba beni eversene!


12 Ocak 2012 Perşembe 17:31
Devletin sürekli üreteceği sistem evliliktir. Evlilikle eril zihniyetin güç ve tahakkümü dişil olana göre daha baskındır. Evliliğin kimin çıkarına kadınlara mı yoksa erkeklere mi hizmet ettiği tartışılmalıdır. Rousseau, kadınlar için avantajlı olan evlilik erkekleri engeller. Engels de evlilikle kadının iğfal nesnesi halinden çıkıp erkeğin mülkü haline gelmesinin avantajlarından bahseder.
Yasalar, kadın ve erkeği eşit olarak tanımlasa bile, politik ve toplumsal zihniyet eril ve dişil rolleri tanımlar. Kadının doğurganlığını denetim altına alan politik toplum biçimi doğumu ve dolayısıyla anneliği devlet müdahalesinin nesneleri olarak belirler.
Devlet zayıf üyelerini koruyacak olan anaerkil bir kurumdur.  Devlet aynı anda hem baba gibi politik, hem de anne gibi doğumdan sorumlu olmuştur. Evliliği kontrol etmekle devlet,  kuşaklararası varlık biçimini korur.  Erkek sosyolojik olarak baba, yani muhafız ve koruyucu kadın ve çocukla dünya arasındaki eril bağdır. Mesela mahkeme kimin koca olduğuna karar vermez, kimin baba olduğuna karar verir. . Devletin yeniden üretilmesi noktasında kan bağının kontrol alınması gereklidir.
 
Kadınların baskı altına alınmasının tarihi evlilikler başlar. Aidiyet kurallarının doğum kuralları haline geldiği doğal süreçte eril yurttaş anne iktidarına el koyar.  Evlilik ilişkisi aynı zamanda kamusal bir ilişkidir. Evliliğin özel karar alma alanı olduğu düşünülür oysa evlilik kamusal kurum ve kamu politikalarının yapıtaşıdır. Yasal evlilik kurumuyla modern devletin birbirinin kurucu unsurları olduğu aşikârdır.
 
TV kanallarında yayınlanan, toplumun her kesimine hitap eden evlendirme programlarına ilgi duyulmasının nedenini merak ettiniz mi?
Evlenmek isteyenlerin çöpçatanlık kurumu olarak güvenli buldukları kanalları tercih etmesini özel olanın aslında kamusal olduğunun açık örneğidir. Evlenmek üzere eş adayınızı istediğiniz eş kriterlerini geniş katılımlı bir ortamda ifade etmek ve gelen adaylar hakkında görüş bildirmenin sonucunda aşırı eleştiriye maruz kalmak kaçınılmaz oluyor. Tam bu noktada reyting uğruna kişiye özel olan ne varsa mercek altına alınıyor. Yapılan yorumlar sorular çapraz sorularla yaşanmış bir ömrün muhakemesini 5 dakikada yapanların izleyiciye verdiği mesajı doğru bulmuyorum.
İzleyiciye diyalog kurma adabı konusunda gerçek örnekler verilerek toplumun birbiriyle konuşmasını özendirecek yayınlar yapılmalıdır. Bilgi sahibi olmadan fikir yürüterek yargılayarak karşımızdaki kişi veya kişileri tanımaya çalışmayı etik bulmuyorum. Biz toplum olarak zaten tanışma ve konuşma özürlü toplumuz. Evlenme programların da tanışma ritüelleri sıradan yüzeysel ve özel kararların şova dönüştüğü yayınlar yapılıyor. Biriyle tanışmak için neden aracıya ihtiyaç duyarız.  Niçin başkalarının özel alanını hayatını merak eder gözlemleriz. Veya tercihleri nedeniyle eleştiririz.
Bu tarz programlarla toplumsal belleğimizin bize dayattığı şablon sürekli canlı tutuluyor.
Bunlar dışında önemli bir durumda söz konusu çöpçatan kanallar bu programlarla, kadına seçme ve seçilme hakkını birlikte verdiler. Bu açıdan güzel seçilme talep edilmenin yanında, isteme seçme talep etmeye başladılar. Kadınların, eş adaylarında talep ettikleri (maddi ve manevi olarak )biraz fazla bulunursa,  orada bulunan diğer katılımcı kadınlar tarafından insafsızca eleştiriliyorlar. Kişisel taleplere bile tahammülü olmayanlar var. Bu programlarda toplumsal belleğin ve beklentinin evlilik kurumuyla devletçi politik yapının birbiriyle örtüşmesinin popülist yaklaşımını görebilirsiniz. Şekilci ve sınırları olan karı koca profili ve davranışı dışına çıkıldığı an, şiddetli yargılamaya dönüşen hükümler ne derece doğrudur. Eş seçiminde bile psikolojik baskıya maruz kalınıyor.
Başta yazdığım gibi var olan sistem toplumu koşullandırıyor. Birbirini yeniden üreten bir döngüdür.  Evliliği kadınlar sosyal güvenlik mekanizması olarak, erkekler kendilerine hizmet edecek eğleyecek yasal kurum olarak görüyorlar. Peki, aşk evliliğin neresinde derseniz aşk neslin devamının üremenin bilinçaltındaki yansımasıdır.




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık