Recep KOÇAK

Bahadır Yenişehirlioğlu’nun acılı yazarlık serüveni


Recep KOÇAK
17 Eylül 2014 Çarşamba 09:22

Bahadır Yenişehirlioğlu’nu çok etkin kullandığı sosyal medyadan bir süredir takip ediyordum. Geçtiğimiz günlerde Ülke TV’de Esra Elönü’nün Arafta Sorular programında izledim onu. Babası ve ağabeyi ile ilgili anlattıkları çok etkileyici idi.

Çoğu meşhur yazara, “Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?” sorusunu yönelttiğinizde, onlardan cevap olarak çocukluk dönemlerinden itibaren yazarlığa adım adım nasıl hazırlandıklarına dair hatıralar dinlersiniz.

Yenişehirlioğlu’nun yazarlık serüveninin ilk adımları acılarla dolu. Onu, Yakup Tutum’la birlikte hazırlayıp sunduğumuz radyo programımızda misafir ettik. “İyilik Olsun” programında da o acılı günlerden kesitler dinledik..

Yenişehirlioğlu’nun lisede okuduğu yıllarda, ağabeyi Cihan üniversiteyi yeni bitirmiştir. Üniversite yıllarında ülkücülerin içinde bulunan Cihan kısa bir süre önce baba ocağına gelmiş. Aile bireylerinin nadiren bir arada olabildiği günlerden biridir. 12 Eylül ihtilalinin ilk günleridir, bir akşam evin kapısı çalınır.

Baba bir süre önce felç geçirmiş ve yatalak durumdadır. Polisler Cihan’ı karakola kadar götüreceklerini söylerler. Kimsenin aklına kötü bir şey gelmez. Çünkü Cihan’ın her hangi bir olaya karışmadığı gayet iyi bilinmektedir.

Cihan polislerle gider ve sonra da günlerce kendisinden haber alınamaz. Onun nerde olduğuna dair soruları yetkililer hep cevapsız bırakırlar. Sonunda onun Eskişehir’de Emniyet’in bir merkezinde olduğu haberi alınır. Eskişehir’e gidildiğinden onu parmaklıkların arkasından ve metrelerce uzaktan görmelerine izin verilir. Görüntü iç paralayıcıdır. Cihan’ın durumu çok kötü görünmektedir.

Cihan’ın mahkemesinin devam ettiği günlerde televizyon haberlerinde onun ismi de idamı istenenler arasında geçer. Felçli baba yatağında sessizce haberleri izlerken gözyaşları döker. Sonunda onca acıya dayanamayıp vefat eder.

Bahadır Bey, babasının vefatını ağabeyinden bir süre gizlemeye karar verir. Zira babasının ölüm haberi, zaten zor şartlar altında ve bin bir endişe ile hapishane hayatı yaşamakta olan Cihan için işlerin daha da zorlaştırılması anlamına gelecektir.

Bahadır Bey ağabeyine babasının ağzından mektuplar yazmaya ve çevredeki şartları onun gözüyle anlatmaya başlar. Babasının yatalak olduğunu bilen ve hapishaneye ziyaretini beklemeyen Cihan için bir teselli vesilesi olur “babasından” gelen mektuplar. Cihan bu mektuplara cevaplar yazar..

Bir süre sonra ağabeyini ziyarete giden Bahadır Bey, onun, babalarının ölümünden haberdar olduğunu anlar. Bir komşularının hapishanedeki yakınına söylemesiyle haber Cihan’a kadar ulaşmıştır. İki kardeş hapishanede hiç konuşmadan bakışır, ağlaşırlar.

Cihan’ın davası boyunca aile derin acılar yaşar. Bahadır Yenişehirlioğlu, “O yıllarda yaptığım tren yolculukları o kadar acılı ve kasvetlidir ki, şimdi hâlâ tren yolculuklarını sevmiyorum” diyor.

Cihan’ın mahkemesi altı yılın sonunda beratla sonuçlanır. Ailesi Cihan’ı evlendirir. İki çocuğu olur. Kısa süre bir sonra da bir kamyonun çarpmasıyla vefat eder. Allah rahmet eylesin.

Şu günlerde Yenişehirlioğlu’na yöneltilen, “Yazarlığa nasıl başladınız?” sorusunun cevabını tekrar tekrar anlatmayı sevmese de, -hatta hiç istemese de- ağabeyine yazdığı mektupların yazarlığı için atılmış ilk adımlar olduğu kanaatindedir.

“O mektupları yayınlamayı düşünür müsünüz?” diye sorduk. “Bir gün, yaralarımın kabuğunu kaldırmayı göze alabilirsem, belki” cevabını verdi.

1962 Akhisar doğumlu olan Bahadır Yenişehirlioğlu Evli ve 2 çocuk babasıdır. 1979 Yılında Akhisar lisesini bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı ve 1985 yılında mezun oldu. Daha sonra Manisa\Akhisar da serbest Avukat olarak çalışmaya başladı. Çin, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan,  Fas, Tunus, Mısır, İran, Pakistan, İsrail, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Dubai, Bahreyn gibi ülkelerde halklar ve toplumlar üzerinde araştırmalarda bulunmuştur. Meydan Yayınlarından “Beyaz Usta Siyah Çırak”, Everest Yayınlarından da Kerime ve Son Hasat isimli romanlarını kaleme almıştır.  Ulucamii Eğitim ve Kültür Vakfı yönetim kurulu üyeliği, Ak-sek Vakfı, İnsan Hakları Komisyon Üyeliği, İlçe cezaevleri izleme ve denetleme komisyonu, Akhisar Tenis severler derneklerinde çalışmalarda bulunmuş ve bulunmaktadır. Ayrıca Bahadır Yenişehirlioğlu’nun Büyük Dedesi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde İzmir’in ilk valisi ve belediye başkanıdır.

Şu günlerde, Çanakkale Savaşı etrafında ele aldığı Aşk Cephesi romanı çok satanlar ve çok okunanlar listesinde görünen Yenişehirlioğlu’nun yeni romanı ise Ocak – Şubat aylarında okurları ile buluşacak. Yeni romanın hikâyesi ise Yemen’de geçiyormuş.

Yenişehirlioğlu’na, basım hazırlıkları devam eden beşinci kitabında da üstün başarılar, bol satışlar ve nice güzel okurlar dilerim. Yaşadığı bunca acıdan sonra, onun hep güldüğünü ve kalemiyle hayat cephesindeki savaşta büyük zaferler kazanmaya devam etmesini dilerim.

 

[email protected]

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık