Mustafa GÜNEŞ

BARIŞMAYI BİLENLE BARIŞILIR…


Mustafa GÜNEŞ
14 Haziran 2012 Perşembe 13:35

Tevazu gibi bir maskeye sığınmadan diyebilirim ki, hem “Dünya Tarihi”  hem de özellikle “Türklerin Tarihi” hakkında  -Urfa deyimiyle-  “çulumu sudan kurtaracak” kadar bilgi sahibiyim.

Hangi kitapta neye rastladım ve hangi olayın çağrışımıyla fark ettim, şimdi hatırlamıyorum.


Ama bir gün bir sebeple (yaklaşık 25 yıl önceydi), Türklerin veya Türk Devletlerinin tarihlerinin hiçbir döneminde, hiçbir sosyal ve siyasi problemlerini karşı tarafla anlaşarak veya el sıkışarak halletmemiş olduklarını fark ettim.


Gördüm ki problemlerini daima aşağıdaki yollardan biriyle çözdüklerini sanmışlardır.


1-Ya problemin kaynağı olarak kabul ettikleri etkeni veya kitleyi yok ederek,


2-Ya kendileri karşı tarafça imha edilerek,


3-Ya Problem yokmuş gibi sürekli inkâr yolunu seçerek,


4- Ve ya durumlardan biri mümkün değilse, problemi görüşüyormuş gibi görünerek sürünceme ve çözümsüzlüğü çözüm yolu yaparak zaman içinde çürümeye terk etmek.


Mesela yakın tarihten;


-Ermeni jenosidi birinci duruma,


-Çekilme emri verilmediği için Yemen, Hicaz ve Balkanlardaki tek ferdin (birkaç firari ve kılıç artığı dışında) bile geri gelmemecesine yok edilişi ikinci duruma,


-Kürt ve Kıbrıs meselesi ise üçüncü ve dördüncü duruma uygun yakın tarih örnekleridir.


Daha eski tarihin ne vahşetler içerdiğini varın düşünün.


Hangi ırkçı Türk tarihçisine bakarsanız bakın; inanılmaz derecede saçma ve akıl dışı gerekçelerle o gün yapılanlardan başka imkânlarının olmadığını, o zamanki şartlar gereği böyle davranmaya mecbur kaldıklarını anlatmaya çalışmıştır.


Bu yaşıma kadar edindiğim gözlemlere dayanarak söylüyorum:


Temeli zırva ve akıl dışı olan bir tezden daha akıldışı ve zırva olanı, o tezi mantıkla açıklamaya çalışmaktır.


Böyle bir çaba, unvanı ne olursa olsun, sahibini gülünç, dengesiz, komik ve güvensiz bir duruma düşürmekten öteye götürmez.

Onun içindir ki bir iki pozitif bilim elemanı dışında siyasi, hukuki, ekonomik sosyal ve tarih alanında uluslar arası üne sahip bir Türk bilim adamı çıkmamıştır.


Özellikle hukukçular…

İdeoloji ve ırkçılık hepsinin kulakların sağır, gözlerini kör etmiş, gittikleri her uluslar arası katılımlarda gülünç duruma düşmekten kurtulamamışlardır.

Şüpheci yapım gereği, yaptığım bu gözlem ve vardığım bu sonucun “benden başka bir taraftarı var mı ?” diye (hükmümce) soruşturmaya başladım.

Taraf gazetesi yazarlarından ve çok iyi bir tarihçi olan Sayın Ayşe Hür’e ,”bu konuda tarihte bir örnek var mı? Eğer varsa bu günkü savaş için umutlanmamıza bir referans olur” diye bir mesaj gönderdim.

Sağ olsun ilgilendi ve birkaç gün sonra yolladığı mesajda,”haklı olduğumu, maalesef kendisinin de bir örnek bulamadığını” iletti.

Keşke bulunsaydı!

Ayrıca, okuyup araştırma meraklısı Kemalist bir dostuma bu tespitimi açtığımda, ”galiba haklısın. Atilla ilhan da yıllar önce bir TV programında yakınarak bu konuyu anlattı,”dedi.

BARIŞÇILARIN İŞİ ZOR

Bütün bunları anlatmamın nedeni, kendimi bildim bileli bu ülkede Kıbrıs ve Kürt sorununun hep var ve hep gündemde oluşudur.

Özellikle Kürt sorunu, kısa kesintiler hariç, İkinci Mahmut’tan bu yana yaklaşık 190 yıldır, neredeyse sayısız isyan ve savaşlarla sürdüğü halde; halen          çözüyormuş gibi görünerek, güya araştırmalar yapılmakta, komisyonlara ve tetikçilere havale edilerek zaman kazanılmaya çalışılmaktadır.

Mantık (sızlık) hala aynı mantık(sızlık).

Yani uygarlık evriminin vardığı bu aşamada, milyonlarca insanı birkaç yüz yıl daha oyalayıp unutturacaklarını sanıyorlar.

Aslında çok da kınamamak gerek. Atalarından böyle gördüler, böyle götürüyorlar. Kalan miras bu… İşin doğrusu, geçmişlerine hiç barış pratiği olmayanlardan barış beklemek haksızlıktır.

Onun için, şahsen benim son zamanlarda çokça kullanılan “barış” kelimesi ve sürecinden hiçbir umudum yok.

Ayrıca hayal kırıklığı yaşamamaları için tüm aktörlere  konuya temkinli yaklaşmalarını tavsiye ederim.

BARIŞ, ANCAK BARIŞMAYI BİLENLERLE YAPILIR.
Ondan ötesi köre renk tarifi çabasından öteye gitmez. 12.6.2012


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star