Duygu SUCUKA

Başika Krizine Irak’tan Bakış


Duygu SUCUKA
13 Ekim 2016 Perşembe 17:00

İki komşu ülke olan Irakla Türkiye arasında belirmiş bulunan ikinci Başika krizi esnasında Bağdat’tayım.

Başika, IŞİD’in ilk saldırılara başladığı bölgede, Musul kenti yakınlarında, bugün stratejik değer kazanmış olan bir yer.

 

Türkiye ve Irak’ın karşılıklı açıklamaları devam ediyor ve ortam gergin. Türk kamuoyunda bir beklenti nedir? Irak kamuoyunda ve diğer ülkeler nezdinde Türkiye’nin haksız biçimde Irak’a girmiş ve Musul’u alma çabasında olduğu endişeleri doğmuş.

 

 

Türkiye’nin böyle bir çabası olduğunu ezbere söylemek doğru değildir. Her iki ülkedeki düşünce, beklenti ve endişeye Türk Hükümeti daha net açıklamalar getirmeli, Başika’da olma sebebini ve haklılığını daha net ifade edebilmelidir.

 

Her iki ülkenin liderleri de tabana mesaj verecek açıklamalar yaparken, halkları, ortamı daha çok germekten kaçınmalıdırlar. Zaten fokur fokur kaynamakta olan şu coğrafyada buna çok dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

Türkiye Musul’u alsa ne olur ki böyle bir bataklıkta terör örgütleriyle başı belaya girmekten öte. Zaten kendi ülkemizde yeteri kadar terör var, 35 yıldır dökülen kanın haddi hesabı yok, zaten terör belasıyla başımız dertte. Biz ülkemizde mutlu, huzurlu, şehitsiz, terörsüz, gözyaşı olmadan yaşamanın yollarını aramak, bulmak ve sürdürmek durumunda olalım. Musul’u almak ki Türkiye’nin Musul’u almak gibi bir çabası olmadığını düşünüyorum, bize büyük sorun olmaktan öteye gitmez.

 

Birkaç gündür Bağdat’tayım. Gözlemlediğim kadarıyla Irak halkının belli bir kesiminde Türkiye’ye bir düşmanlık doğmuş. Bu gruplar arasında Türkiye’ye karşı iyi duygular beslenmiyor. Oldum olası iki ülke halklarının çok yakın olduğu söylenmese de düşmanlık da yoktu. Ama bugün durum biraz daha farklı. Tabi bundan nemalanmak isteyenler ortalığı karıştırmaya devam edecekler, bu da işin bir başka boyutu.

 

Irak halkı Amerika’yı sevmese de, Amerika’nın kendilerine verdiği zararın farkında olsa da buna tepki gösterecek güç birlikteliğinde değil. BOP ’un merkezine koyduğu Irak’ı her manada elinde tutan ABD, buraya temelli yerleşmiş ve Irak’ı yönetiyor. Dolayısıyla Ortadoğu’da dengeleri elinde tutmaya çalışıyor.

 

Başika krizinde de perde arkasında oynayan ABD’den başkası değildir. Irakla ilişkileri olan her devlet bilsin ki karşısındaki ülke ABD’dir. Bugün 150 milyar varil petrol rezervlerine sahip olan ve sahip olunan petrol rezervleri sıralamasında dünyanın 5. ülkesi olan Irak, ABD için vazgeçilemez bir değer durumundadır. Irak içinde ve uluslararası arenada hiçbir tepkiyle karşılaşmadan buradan alacağını almaya devam etmektedir.

 

Tüm bunlar bilinen gerçekler, ABD’nin kendi bilimsel ve düşünce kuruluşları çevrelerinde de konuşulan meseleler. Ancak bu durum karşısında, bizim, Irak’ın bir sınır komşusu ve aynı zamanda bölgedeki bataklıktan olumsuz manada en çok etkilenen ülke olarak, daha akılcı, daha barışçı, daha kıvrak bir politika izlememiz gerekir. Karşılıklı restleşmenin sonu iyiye gitmez. Halklar birbirine daha çok düşman olur. Karşılıklı çıkarlar çıkmaza girer. Bölgede kaos ve savaş devam eder.

 

Ve vahim olan bir başka boyut da, bir gün Iraklılar da Suriyeliler gibi kapımıza gelirse daha kötü olur. Çünkü bölge ateş çemberi içinde. Irak halkının da yaşamak için daha güvenli yerler arayabileceğini varsayarak göçlere meydan verilmemesi yönünde politikalar üretmek daha yerinde olur. Son bir yıl içinde Türkiye’ye turistik amaçlı gelen Irak vatandaşlarının dönüp dönmediğini açıklayabilir miyiz? Türkiye’ye turist olarak giden bir milyon Irak vatandaşından 500 bini geri dönmemiştir. Türkiye’de son bir yılda en fazla konut satılan ülke vatandaşları Iraklılar olmuştur. İkamet iznini neden bu kadar kolay veririz o da ayrı bir konu.

 

Ayrıca Irakla yaşanan bu kriz Türkiye-Irak ticari hacmine nasıl yansıdı? Türkiye’nin ticari kaybı nedir? Irak’taki Türk vatandaşları, Türk şirketleri, firmaları ne kadar, ne yönde etkilendi? Raporlara göre; 2016 yılının ilk sekiz ayı itibariyle Irak’a toplam ihracatımız %18,8 azalmıştır.

 

Başika’da neden varız, haklılığımız nedir? Bunu Irak’a (yani ABD’ye), kendi halkımıza ve dünya kamuoyuna daha açık biçimde anlatalım. Sükûnet içinde yaklaşımlarla bölge barışına hizmet eden bir duruş Türkiye’ye en çok yakışacak davranış olacaktır.

 

12.10.2016 / Bağdat

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık