Berber


17 Nisan 2011 Pazar 13:17
Berberlik dünyanın en eski mesleklerinden biridir.
İlk berber usturaları, yaklaşık M.Ö. 3500 yıllarında bronz çağı kalıntıları arasında bulunmuştur.
Berber(barber) kelimesinin kökeni Latince sakal anlamına gelen barba sözcüğüdür.
İlk çağlarda berber; her aşiretin en önemli insanıydı, Berberliğin yanında eczacılık ve papazlık yapardı.
İlkel insan kötü ruhların vücuda baştaki saçlar vasıtasıyla sızdığına inanırdı.
Dolayısıyla, kötü ruhların kovulması için saçların kesilmesi gerekiyordu.
Berberler ayrıca nikâh kıyar ve bebekleri vaftiz ederdi.
Eski Mısır da berber çok saygın ve zengin insandı.
Kadım Yunanda, devlet adamları şairler, filozoflar saç, sakal tıraşı için berber dükkânlarını doldururdu.
Roma`da asil hanımların emrindeki esirler arasında mutlaka bir berber bulunurdu.
İmparator Sezar’ın her gün sinekkaydı tıraş olduğunu biliyoruz.
Eskiden bu yana berberler, operatör doktorluk, eczacılık ve diş hekimliği görevlerini üstlendiler.
17. asra kadar ameliyat yapmak berberlerin tekelindeydi.
Ayrıca, vücuttan kan aldırmak asırlarca hastalıkların tedavisinde en etkili yöntemi olarak görüldü ve bu da berberlerin işiydi.
Berberlik-operatörlük-dişçilik gibi en önemli üç faaliyeti aynı anda sürdürmeleri sayesinde berberler, daima toplumun en yararlı ve itibarlı insanları konumunu muhafaza ettiler.
Fakat modern çağlara gelindikçe, doktorluk, dişçilik, eczacılık gibi tıpla ilgili meslekler gelişti ve berberlikten ayrıldı.
Doğallıkla bu meslek dünyada eski önemini yitirdi.
Ülkemizde tıp Batı`ya göre daha geç geliştiğinden, berberler yakın zamanlara kadar eski işlevlerini kısmen de olsa devam ettirebildiler.
Bizde dişçilik henüz 70`li yıllara kadar diş doktorlarından ziyade berberlerin işiydi.
Berberler, müşterileri için her türlü yara ve çıbanı iyileştiren kara merhem yapımını henüz bıraktılar.
Sağlık için kan alma işlemi ülkemizin geri yörelerinde hala uygulanır.
Kentlerde tek koltuklu berber dükkânlarının yaşamını sürdürmesi giderek imkânsızlaşıyor.
Çünkü hayat mücadelesinin giderek kızıştığı günümüzde insanlar tıraş için para ödemeye hazır olsalar bile bir saat beklemeye ve işinden gücünden olmaya hiç de istekli değiller.
Dolayısıyla, artık berber dükkânları tek değil, çok koltukla çalışarak, müşteriyi bekletmeden hizmet veriyorlar.
Berber sohbetleri;
Genelde ülkelerin kurtarıldığı,
Futbol takımlarının ihya edildiği,
Bütün negatifliklerin ortaya çıktığı ancak yapılan Bir sakal tıraşından ve akabinde surata kapatılan sıcak havludan Sonra gayet pozitif şekilde son bulan tıraş seanslarına eşlik eden sohbetlerdir.
Eğer berber yaşça büyükse;
Okuyor musun? Memleket neresi? Hangi takımlısın?
Gibi sorular ve bunlara verilen yanıtlarla, 
Berber yaşça daha gençse,
Kız üzerine konuşmaların daha yoğun yaşandığı muhabbetler olur.
Berber arada çırağı; kasaba, manava yollayarak yemek için hazırlık yapar ve alınan yiyecekler eve yollanır.
O günkü menüyü ve de tıraş ederken aklının da yemekte olduğunu biliriz bu şekilde.
Her defasında da çırağa çabuk gel diye tembih etmeyi de unutmaz.
Ben şahsen konuyu açarak konuşmasını ilgi ile dinlerim.
Çünkü her berberde en az üç günlük gazete vardır ve ilanlara kadar okurlar her halde.
Televizyon veya radyoda devamlı yayındadır.
Birde diğer müşterilerden belleklerinde kalanlar.
Sıkılmaz insan berberde.
“Bir berber bir berbere gel beraber bir berberi berber dükkânı açalım”
Tekerlemesi de halk arasında çok yaygındır.
Bazen de başları belaya girer.
Yaklaşık 3,5 yıl önce Suudi Arabistan’da bir berber dükkânın da çalışırken, dükkân komşusu Mısırlı bir terziyle tartıştığı sırada “Allah’a ve Peygambere küfrettiği” iddiasıyla tutuklanan Samandağlı berber Sabri Boğday yaklaşık 15 ay cezaevinde yatmış ve hakkında verilen idam cezasından,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün girişimleri ile kurtulabilmişti.
Allah'a İnanmayan Bir Berber
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal tıraşı olmak için berbere gitti.
Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.
Değişik konular üzerinde konuştular.
Birden ALLAH ile ilgili konu açıldı...
Berber:
"Bak adamım,
Ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum."
Adam:
"Peki, neden böyle düşünüyorsun?"
Berber:
"Bunu açıklamak çok kolay.
Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın.
Lütfen bana söyler misin,
Eğer ALLAH var olsaydı,
Bu kadar çok hasta insan olur muydu,
Terk edilmiş çocuklar olur muydu?
ALLAH olsaydı, kimse acı çekmezdi.
ALLAH olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum... "
Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi.
Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı.

Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü.
Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki tıraş olmayalı uzun süre geçmişti.
Adam berber dükkânına geri döndü.
Adam:
"Biliyor musun ne var, bence berber diye bir şey yok"
Berber:
"Bu nasıl olabilir ki?
Ben buradayım ve bir berberim."
Adam:
"Hayır, yok.
Çünkü olsaydı,
Caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."
Berber:
"Hımmm...
Berber diye bir şey var ama o insanlar bana gelmiyorsa,
Ben ne yapabilirim ki?"
Adam:
"Kesinlikle doğru!
Püf noktası bu!
ALLAH var ve insanlar ona gitmiyorsa, o ne yapabilir ki?
İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"
İyiler ve iyilikler hep sizinle olsun..
Saygılarımla.

İbrahim Halil Okuyan
İnşaat Yüksek Mühendisi
18.Nisan.2011 Şanlıurfa

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star