Mustafa GÜNEŞ

BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR.


Mustafa GÜNEŞ
23 Kasım 2012 Cuma 11:21

Bu ünlü sözü bilmeyen yoktur. Ama son zamanlarda pek rastlanılmadığı için, kısa bir hatırlatma yaptıktan sonra asıl konuya geçelim.

Olay 1925(?) yılında yaşanmış. M.Kemal, Kastamonu’yu ziyaret ederken askeri kışlayı da teftiş eder.

Bir koğuşun kapısında asılı bir tabelada yazılı;

“BİR TÜRK ON DÜŞMANA BEDELDİR”

Yazısını görür. Tabelanın önünde bir süre durur ve biraz düşündükten sonra, sert bir sesle;

“Hayır,hayır!.. BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR.”Der.

Bu söz derhal genel bir emir olarak kabul edilir. Hemen kollar sıvanır, bütün askeri kışlaların girişine dev harflerle asılır. Sanırım geçtiğimiz 25–30 yıl öncesine kadar askerlik yapan her kes bu tabelaları hatırlar.

Bununla da yetinilmedi, şehirlerin girişlerine, görünen dağ yamaçlarına kilometrelerce öteden okunacak şeklide yazıldı.

Yaklaşık 50 yıl boyunca Türkiye, dış dünyaya kapalı ve Uluslar arası ilişkileri de Sovyet Bloku ile Batı Dünyası arasındaki “Soğuk Savaş”a endeksli yaşadı. Soğuk Savaş’ın tabii sonucu, Türkiye’yi NATO’nun en gözde çocuğu kılıyordu. Haliyle bu tip şımarıklıklarına katlanmak gerekiyordu.

Dolayısıyla kimsenin böylesi ırkçı ve insanlığa hakaret içeren bir sözden rahatsızlığını dile getirmesi de söz konusu olamıyordu.

“Sovyet Blok”unun çökmesi, Türkiye’nin yavaş yavaş dış Dünyaya açılmaya başlaması ve AB üyeliğine müracaat etmesiyle beraber; “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” cümlesi de ufak ufak göze çarpmaya başladı. Böylece ilkin yabancıların çok uğradığı yerlerden sessizce kaldırılmaya başlandı.

Daha önceki 68 devrimci hareketi ve o hareketle paralel gelişen “Kürt Hareketi” lerinin tepkileri de eklenince suyu iyice ısındı.

Ancak “Kemalist Şeriat” gereğince, Atatürk gibi bir önderin sözlerini kaldırırken yerine gene “Ulu Önder”in bir sözünün konulması gerekiyordu.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

İşportacıların klasik,“Pantolon uyduramadık, gömlek verelim abi” benzeri bir çözüm üretildi. Sökülen her tabelanın yerine daha yumuşak, daha esnek ve “Onuncu Yıl Marşı”nın ünlü final cümlesi konulmaya başlandı: Ne Mutlu Türküm Diyene…

Tabi iç muhalifler ve özellikle Kürtler bu cümleye de takmaya başladı.

Fakat doğrusunu isterseniz, “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” sözüne göre, bu cümlede çok fazla bir ırkçı ifade yoktur.

Çünkü bu söz, tamamen kökende Türk olmayıp, kendini Türk hissedenleri rahatlatıp hoşnut etmeye yöneliktir.

Yani bu cümlede insanlığı küçük görüp aşağılayan bir ifadeden öte taraftarına “moral” veren propagandist ifade var.

İnsanlık açısından en aşağılayıcı, en ırkçı ve yenilip yutulmayacak kadar hakaret içerikli olanı , “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” sözüdür.

UNUTTURMAK İÇİN ÖNE ÇIKARILDI

İşin gerçeği Türk Irkçıları, Türk siyaset adamları ve Türkçü okur-yazar takımının “Ne Mutlu Türküm Diyene “ sözünü sürekli öne çıkarıp tartışmalarının sebebi, içinde ırkçı sayılabilecek bir ifade bulunmaması; diğer sözdeki ırkçı ve insanlığa hakaret eden içeriğini unutturmak, gözden saklama gayretidir.

ARTIK RASTLANMIYOR.AMA…

Evet. Hem dış dünya, hem de son Kürt Hareketinden sonra artık hiçbir yerde o cümleye rastlanmıyor. Kışlaların girişinden ve dağlardan kaldırıldı.

Yazık ki zihinlerden kalkmadı, kaldırılamadı.

Yapılanlar tamamen şekli olup dikkat dağıtmadır.

Çünkü “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” cümlesindeki felsefe ve özlem halen hiç hız kesmeden ve en ufak bir aşınma geçirmeden; yüksek çoğunlukta bir halk kitlesinin, Türk Devletinin ve devlet adamlarının bilinçaltına ve ruhlarına hâkim.

Asıl rahatsızlık veren budur.

Bu trajik olgu yanında “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözü o kadar masum kalıyor ki…

 

23.Kasım 2012

Mustafa Güneş/URFA

 

 

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star