Şanlıurfa
Mehmet FARAÇ

‘Brütüs’ ün bumerangI!..


Mehmet FARAÇ
10 Ocak 2012 Salı 01:39
CHP liderinin iki kurultayda da “tüzük değişikliği” sözü vermesi parti örgütlerini bayağı heyecanlandırmıştı. Ancak o sözlerin üzerinden 2 yıla yakın süre geçmesine rağmen bırakın “parti içi demokrasi”yi Kılıçdaroğlu’nu göreve getirenler bile artık “kıyım”dan yakınıyor!..
CHP liderinin dünkü Sözcü gazetesinde, muhalifleri “Brütüs” olarak nitelemesi ise parti içinde infial yarattı.
Biz, CHP içindeki demokrasi mücadelesini örgütlere bırakalım ve en iyisi arşivlere göz atalım... Çünkü arşivler, sözlerini tartması gereken siyasetçiler için ayna görevi yapıyor!..
Hatta arşivler, sorumsuzca söylenen kimi sözcüklerin bir bumerang gibi sahibini vurduğunu da kanıtlıyor!.. İşte “Brütüs” kronolojisi:
“CHP genel başkanlığına aday olacağını açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerin, ‘arkadan hançerlenme’ nitelemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusu üzerine, şunları kaydetti: ‘Böyle bir nitelemeyi doğru bulmuyorum. Siyaset eğer demokratik düzende yapılacaksa, ‘arkadan hançerleme’, ‘Brütüs’ benzetmelerinin doğru olduğuna inanmıyorum. İnsanlar düşüncelerini açıklayabilirler.” (18 Mayıs 2010, Milliyet gazetesi)
“CHP demokrasiyi getirmiş bir partidir. Ülkeye demokrasiyi getirdik, parti içi demokrasiyi de getireceğiz. Tüzüğü de değiştirerek bunu yapacağız. Bütün partilere örnek olacağız.” (Kılıçdaroğlu’nun 22 Mayıs 2010‘daki kurultay konuşması)
“Seçim meydanlarında Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Benim adım Kemal, bana güvenebilirsiniz’ dedikçe, o koltuğa nasıl oturduğunu hatırlıyorum... Mazisinde, kuvvetli bir ‘Brütüs damarı’ olan Genel Başkan’a güvenmekte zorlanıyorum.” (Sabah gazetesi, Nazlı Ilıcak, 27 Mayıs 2011)
“Biz bir kitle partisiyiz. Bizim bir ana eksenimiz vardır. Bu, tüzüğümüzün birinci maddesinde yer alır. Dolayısıyla insanlar düşüncelerini, farklı görüşlerini dile getirilebilirler. Bu bir ayrışma sürecini doğurmaz.” (Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Kasım 2011 tarihli gazeteler)
“Parti içi demokrasiyi getireceğim. Bu sözümün arkasındayım. CHP’de tüm demokratik yolları açacağız.”(Kılıçdaroğlu, 18 Aralık 2011‘deki kurultay konuşması, Vatan gazetesi)
“Partililerim ve halkım bana sahip çıkıyor! Bu da Brütüsleri kendiliğinden yok ediyor! Sayıları her geçen gün azalıyor! Er geç hepsi yok olup gidecekler!” (Kılıçdaroğlu, 5 Ocak 2012, Sözcü gazetesi)
Ne kadar ilginç değil mi?.. “Korku imparatorluğunu yıkacağım” diyen bir parti lideri, o koltuğa nasıl oturduğunu unutsa da arşivler unutmuyor!..
CHP’de bugün “tüzük kurultayı” için harekete geçilecekmiş. Partinin kötü yönetildiğinden yakınan delegeler, Kılıçdaroğlu’nun “parti içi demokrasi” sözünü yerine getirmesi için ellerini uzatmaya hazırlanıyor...
‘Geldikleri gibi giderler!..’
Ülkede saçma sapan işler oldu mu halkın iradesi, öngörüsü, sağduyusu ve tepkisi kendiliğinden devreye giriyor...
Mumtazer Türköne adlı Zaman gazetesi yazarı Cumhurbaşkanı tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu üyeliğine atanınca kamuoyu büyük şok yaşamıştı.
Ancak kamuoyundaki sessizlik Türköne’ye cesaret vermiş olacak ki, açtı ağzını yumdu gözünü!.. Atatürk’e hakaret yağmuru!..
En son açıklamasında iyice saçmalamıştı, “Atatürkçü olmayı kendime hakaret sayarım” deyince milyonların öfkesini çekti...
Herhalde cumhurbaşkanı da yeter artık demek zorunda kaldı ki, Türköne dün istifa etti!
Türköne ile ilgili yazacağımı zaten yazmıştım. Dün istifası duyulunca büyük gazetelerin internet sitelerindeki yorumlara göz gezdirdim. Hürriyet gazetesinin web sayfasındaki yorumlar, dönek liboşlara da ders veriyordu!.. Lafı fazla uzatmaya gerek yok, işte halkın yanıtı:
“Aferin, bu kadar tepkiye dayanamazdı zaten. Baktı ki bu millet hala Atatürk’ü seviyor, başaramam dedi ve çekti gitti.” (Egemen Arslan)
“Her işte bir hayır vardır, ne dediğini bilmeyen biriydi, konuştukça batıyordu zaten.” (Ahmet Yılmaz)
“Atatürk’ü hiçbir kimse, hiçbir kuvvet gönlümüzden atamaz. Boşuna uğraşmasınlar” (Ceyla Aşoğlu)
“Eminim ömrü hayatında verdiği tek doğru karardır.” (Murat Özçelik)
“Güleee güle... Hayırlı işler, başarılar.“ (esn ky)
“Bazı makamlar adamı ezer!” (Ahmet Alper Selçuk)
“İsabet olmuş. Atatürkçülük hakaret olarak algılanıyorsa, en fazla hakareti almaya son nefesime kadar hazırım.” (İzmir İzmir)
“Ne günlere geldik, ciddiyetsizlik diz boyu. Hiçbir mevkiinin ağırlığı kalmadı... (Cem Sütçü)
“Özüne dönmesi iyi olmuş. Yalancının mumu yatsıya kadarmış.” (Duygu Şahin)
“Bu adamın yerine beni atayın. Orada hiçbir iş yapmasam bile en azından Atatürkçü olmakla şeref duyarım.” (Oğuz Kağan)
“İsabet olmuş ama(!) Bu millet daha kıvama gelmemiş, fazla ileri gitmeyelim anlamına da gelebilir bu.” (ege ksm)
“Atatürkçülük bir medeniyet anlayışıdır. Ülkeyi bir yığın sorunlar yumağı içine atmış olan herkesin Atatürk’ü yanlış anlama sorunu vardır. Profesör de kendi sorumluluğunu ancak anlayabildi.” (Esen Yılmaz)
“Mutluluktan ölücem sanırım bugün.” (Gizem Ulusoy)
“Sevinecek bir şey yok! Bu süre içinde kendisinden beklenen görevi fazlası ile yerine getirdi zaten.” (Sevdamız Mir)
“Olmadı Mümtazer bey, daha iki muhabbet edemedik yahu... Vallahi erkenden kalktınız. Hem neye böyle efendim? Daha karpuz kesecektik.”(A.Ramazan Güngör)
“Sen kiiiim Atatürk kim? Kendi değerlerine ve devleti oluşturan temel kavramlara bu kadar karşıt insan olan başka bir memleket var mıdır acaba?” (Onur Öztürk)
“Aaaah!.. Amaaaannnn!.. Ne kadar üzüldüm bilemezsiniz. Kederimden yataklara düştüm. Vah vah vah...” (Yaşar Tulu Güman)
“Atam boşuna demedi; ‘Geldikleri gibi giderler!..” (Ömer Celep, Selma Bektaş)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star