Mehmet FARAÇ

Bu yazıyı eğer gerçek öküzler de okuyabilirse kusura bakmasınlar!..


Mehmet FARAÇ
14 Mart 2012 Çarşamba 02:12
Dün gazetelerde çıkan fotoğrafına baktığımda, beni bir 8 Mart gününde en çok yaralayan ibretlik görüntü nakşoldu yüreğime...
Solunum cihazında, isyanı serum şişesinden usul usul akan bir ceylan gibiydi...
Henüz ayağa kalkmamış yaşamında sırtüstü yatırılmış; bebeksi gözlerini şiddetin o utanmaz gafletine kapatmış olmalı ki, uyanamamış!.. Narkozdan değil, belli ki o küçücük yüreğinde adını koyamadığı isyandan!..
Beyin zarında kanama varmış... Doktorlar demiş ki, “Böyle kanamanın bir geçmişi olması gerekir!..”
“Yani ara ara şiddete maruz kalıyormuş, bunlar ufak ufak kanamalar yapıyormuş. Daha sonra sert bir şekilde şiddet görünce solunum problemiyle bu hale gelmiş.”
Doktor özetle diyormuş ki, “Bizim kanaatimiz kanamanın bir seferde meydana gelmediğidir...”
Bu insanlık dışı olay, 8 Mart gününde medyaya yansımış sıradan bir kadına şiddet haberi değildi ki!.. Çünkü kadın değil ki kurban!.. Genç kız da değil!.. Hatta çocuk olmaya bile fırsat bulamamış!..
Bir bebek o... Bir kız... Henüz 10 aylık... Yaşamı tanıyacak kadar taşıyamamış cılız bacakları onu... Yürüyememiş henüz annesine ve babasına doğru...
Hele babasına!.. Yürür mü artık bilinmiyor, kalkar mı o yoğun bakım ünitesinin camdan hücresinden?..
Kalksa ki ne olacak?.. Yürüse ki ne ola?.. Koşabilir mi “baba..”diye kendisini dünyaya getiren o insan denilen yaratığa...
Büyüyünce veteriner ol kızım!..
 
Giresun’da, “sürekli ağladığı” gerekçesiyle babası tarafından şiddete maruz kalan 10 aylık Edanur bebeğin beyin zarının altında biriken kan, ameliyatla boşaltılmış ama doktorlar endişeli...
Samsun’da özel bir hastanede tedavisi sürdürülen Edanur’un durumuyla ilgili bilgi veren Dr. Ferhat Günaydın şunları söylemiş:
“Erişkinler için basit bir ameliyat olabilir ama çocuklar için ağır bir ameliyat geçirdi. Zaten çocuk 10 aylık ama gelişme problemi olduğu için 5 kilogram civarında. Normalde 8 veya 9 kilo olması gerekirdi. Hayati tehlikesi devam ediyor.”
“Baba “olacak şahsın adını bile yazmak istemiyorum!.. Çünkü Edanur’un babası artık devlet... Aile ve Sosyal Politikalar Samsun İl Müdürü Adnan İpekdal, Edanur bebeğin devlet koruması altına alındığını söylemiş...
Yüreğim el verdiğiyle benden bu kadar!.. Edanur’un da dünya kadınlar günü kutlu olsun...
Umarım Edanur büyüyünce babası gibi değil, adam gibi bir “adam” olur!.. Öyle sosyolog ya da psikiyatr olmasını önermem!..
Ayağa kalk, büyü, oku ve veteriner ol kızım!.. En azından öküzlerde şiddet konulu bir çalışma yapar da, gerçek öküzlerin kimilerinden daha “insan” olduğunu da ortaya çıkartırsın!..
Gölgenin uçuk sezgileri!..
 
Wikileaks; dış basında “CIA’nın gölgesi” diye nitelendirilen istihbarat kuruluşu Stratfor’un iç yazışmalarını yayımlamaya devam ediyor... Sezgileri güçlü (!) maaşlı ajanların Türkiye’de siyasetten medyaya, ekonomiden bürokrasiye kadar sızması midemi bulandırsa da, yayımlanan son yazışma ilginç!..
Medyaya dün yansıyan son metin, Stratfor yetkilisi Michael Wilson’ın, “devletle PKK arasındaki müzakereleri, Abdullah Öcalan’ın PKK üzerindeki nüfuzu ve AKP’nin Kürt sorununa çözüm bulma çabalarıyla” ilgili 18 Ağustos 2010 tarihli gözlemlerini içeriyormuş!
Bakınız Wilson, “Türkiye: Washington’da AKP ve PKK konularında iktidar mücadelesi” başlıklı istihbarat raporunda “AKP’nin Washington temsilcisi” diye tarif edilen kaynağa dayanarak neler söylüyor:
“Kaynakla konuşmamdan: AKP’nin referandumdan (12 Eylül 2010) önce duruma hâkim olması gerekiyor. Bunu sağlamak için her şeyi yapmaya hazırlar. Altı ay önce Öcalan’la bir ateşkes için müzakere etmeye çalıştıklarında (bunu MİT üzerinden yapmışlardı), Öcalan’ın PKK’ya verdiği talimatlar örgüt tarafından tamamen göz ardı edildi. PKK, ihtiyacı olduğunda Öcalan’ı kullanıyor. Karizmasından yararlanmak için ona cezaevinde yapılan muameleden ötürü ağıtlar yakıyor ve çağrılarını takip ediyorlar vesaire, ama artık eskisi kadar ondan emir almıyorlar. Bu, özellikle PKK’nın Almanya’daki kolları için geçerli. İşin başındaki esas adam Kandil’deki Murat Karayılan. Bu sefer MİT ancak doğrudan onunla müzakere edince, ateşkesi sağlayabildiler. Gülerek ‘Karayılan’ın sağlığına bir şey olmasından çok endişeliyiz’ diyor.”
Ajanlarını değiştir Stratfor!..
 
Stratfor, raporlarını PKK’yı böylesine tanıyamayan kaynaklara dayandırıyorsa vay haline!.. Çünkü bu rapordaki kimi iddialar da öylesine paçadan dökülüyor ki!.. Yani neresinden tutsak elimizde kalıyor derler ya işte öyle!..
Baksanıza, “PKK, Öcalan’ı dinlemiyor”muş!.. Peki, “Demokratik Toplum Kongresi”, KCK, siyaset akademileri ve ilahiyat akademilerinin kurulması; bir grup teröristin Habur’dan girmesi hatta BDP adaylarının belirlenmesi Öcalan’ın talimatlarıyla yapılmadı mı?..
Öcalan “ateşkes” dediğinde PKK silah bırakmadı mı?.. “Kürtler başlarının çaresine baksın” dediğinde örgüt “intifada” provalarına girişmedi mi?..
Her yanlış çıkışlarında İmralı’dan BDP’lilere, belediye başkanlarına hatta milletvekillerine ayar veren Öcalan değil mi?..
Stratfor maalesef yanılıyor!.. Çünkü Öcalan halen PKK üzerindeki tek karar verici... Tam 10 yıldır örgütü İmralı’dan rahatça yönetiyor!.. Üstelik Suriye’den olduğundan daha kolay ve daha etkili!..
Aksi olsaydı Öcalan’ın 200 gündür avukatlarıyla görüşmesi engellenir miydi?..
Bence Stratfor ya analizlerinin bakış açısını ya da Kürtler ve PKK konusunda ahkam kesen kodlu ajanlarını değiştirsin!..
Görsün bakalım; PKK mı Öcalan’ı gözden çıkardı yoksa Amerika mı?.. İşte püf noktası!..






YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star