Gülderen GÜLTEKİN

Can Gözüyle Görebilmek


Gülderen GÜLTEKİN
2 Ağustos 2013 Cuma 20:44

Anlatılır ki, Aslı esmer tenli, ince burunlu, kuru, cılız, sıradan bir kız. Aslıyı  görenler Kerem'in aklına şaşkın., hayretleri dağları aşkın.Yine rivayet O dur ki,Aslıyı can gözüyle değil, beden gözüyle görenler dillere destan bir güzellik umduklarından bir sürü laf eder. "Bu muydu Kerem’in uğruna yanıp kül olmayı göze aldığı!" Halbuki kimse Kerem değildir!" ve kimse O’nda Kerem’in gördüğünü göremez…Aslı'yı görüp de Kerem'e dudak bükenler, can gözüyle bakamayanlar da egemen olan güzellik kavramından yanadırlar: Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsetmek. Aslı bir yüz ve bedenden ibaret değildir halbuki. Mesele yüz ve bedense eğer, cesetlerin de bir bedeni ve yüzü vardır. Aslı’nınsa bambaşka güzelliği. Aslı ile konuşan sanır ki O dünyada değil. Konuşana dikkat kesilmiş, tüm varlığı ile onu duyuyor olmuş. Anlatılanı anlatıldığı gibi anlamaya çalışır. Sözcükler şüphe adlı bir kavanozun içinde oraya buraya uçuşmaz onda. Anlatan "evet ,işte tam olarak buydu anlatmak istediğim ‘’ der… Anlatımı net , sadedir. Tane tane konuşur. Sözcükleri ihtiyaca uygun enjekte eder , dozajından fazla, çuvaldan boşaltır gibi boca etmez kimseciklere. Kelimeleri öyle iyi kullanır ki, bir kaynaktan fışkıran su gibi, serinletir , kandırır, ferahlatır insanı... Kahverengi gözleri Kömür değildir, amma şeker dillidir…Tertipli, düzenlidir. Evdeki eşyalarını bile öyle özenle seçmiştir ki, Misafirleri nezahet, huzur ve intizam sinmiş olan , evine girince  içleri açılır. Sadece Kerem'le karşılaştığında değil misafiri kim olursa olsun, eli ayağına dolaşır, nasıl ağırlayacağını ,Ona hangi latif sözcüklerle mukabele edeceğini bilemez.Esmer yüzünden tebessümler dökülür, en güzel kelimelerle insanlara muamele eder. Ne var ne yok misafirlerinin önüne koyar, onları ikramlarıyla memnun etmek için paralanır.Eşyaları kimse Aslı  kadar güzel kullanamaz, kimse onlara Aslı kadar güzel davranamaz. Sanki canlı bir varlık gibidir onlar Aslını gözünde…Her birine ayrı duygu yükler ve onlarla hem hal olur….Görenler kaygıya düşer ; Aslı aşkından divane oldu diye... Kap kacağını elinde öyle bir tutuşu vardır ki, Bir kelebeği, bir gelinciği elinde tutandan daha mahir. Aslı'nın elleri kara ,zaif , ne gamdır. İnsanları kırmamak için kılı kırk yarar. Konuşmadan önce tartar, ölçer, biçer. Konuşması gerektiğinde yeteri kadar konuşur, susması gerektiği yerde ağzına kilit vurur. Bencilliklerinden sıyrılmış, ben diye tutturmaktan azat olmuştur. Onunla arkadaş olmak için can atılır. Yanına varan huzura varır. İnsanlara zorluk çıkarmaz. Kolaylaştırır. Onunla geçinmek kolay değildir sadece, güzeldir de aynı zamanda …Onunla sohbete niyetlenenler sözlerine çekidüzen verir. Çünkü bilirler ki Aslı  gıybetten hiç hoşlanmaz. Kötü düşünmekten kaçınır, yaşananlara güzel tarafından bakar. Her olayın altında bir hayır görür. Umutsuzluk yoktur yüreğinde. Mızmızlanmaz, şikâyet etmez. Kimsecikleri suçlamaz. Varlıklara zarar vermek aklının ucundan geçmez…En güzel hallerinden biri de edeptir Aslı'nın …Dünyevi her insanda olmayan en önemli ve en hazin şey…Kolay pes eden biri değildir Aslı. Metindir, sağlamca tutunur inandıklarına. Kararlarına sahip çıkar. Hatalarındaysa daha çok. Kimsenin üzerine yıkmaz yanlışlarını. Dayanıklı bir kişiliği vardır…Güzelliği fiziksel güzelliğe hapsedenlerin Kerem'i anlaması imkânsızdır".Bir kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği nedir?" diye sorulsa; "Kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki mana güzelliğidir" cevabını yeryüzünde her ademoğlu algılayamaz, anlayamaz. Oysa ne güzel bir tanımdır bu MANA GÜZELLİĞİ… ne kadar derin. Ya da "En kıymetdar ve en şirin cemali nedir bir kadının?" diye sorsak,yine Onlar bilmez ki "Ulvî, ciddî, samimî, nuranî şefkatidir." Kerem’in Aslıda  tutulduğu böyle bir güzelliktir işte: Lisan-ı Haliyle Rabb’in Cemil  isminin tecellisi olmuş zerafet abidesi... Ondaki güzelliğe zaman ilişemez , işlemez bile. Duygular gibi , dünyevi güzelliklerde fena alemindendir. Aslını güzelliği ne alemde idi , başdöndürücü , destansı bir afetmiydi, yoksa alelade bir nisa mı? O’nu ancak Rabb Teala  bilir. Ben dünyevi bütün sıfatlarımdan bir anlık sıyrılıp, gerçek güzelliği  can gözüyle bakarak  tariflemeye çalıştım.Bütün bunlardan sonra aklıma  gelen tek şey, Aslıya Kerem’in can gözüyle baktığı…kalbinde cam kenarı bir yere iliştirdiği...Ve Kerem’in tutuşup yanmakta ne denli haklı olduğudur…)Hayatınızın Aslılarını bulmuş olmanız temennisiyle…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık