Mustafa GÜNEŞ

CEMAAT-AKP BOĞUŞMASI VE ŞERİAT


Mustafa GÜNEŞ
26 Mart 2014 Çarşamba 13:40

Cemaat–AKP boğuşmasındaki nefret ve vardığı çılgınlık seviyesini gördükten sonra, “İslam Tarihi”ndeki iktidar savaşlarının nitelik ve dehşetini daha iyi kavramaya başladım.

Bu olay patlak verinceye kadar İslam Tarihinde mukatele, boğazlaşma ve iktidar savaşlarındaki şiddeti, normal tarihi olaylar gibi algılıyor ve yorumluyordum.

Ancak bu olaydan sonra;

1-Hz Muhammed’in vefatı anında Halifelik için dönen entrikaları; hatta son vasiyetini yazdırmak için bir şeyler istediğinde, neden “bize Kur’an ve hadislerin yeter, yorulma “ deyip vasiyetini yazdırmaya izin vermediklerini,

2-Halifelik mücadelelerinin biri hariç, neden diğerlerinin katliyle sonuçlandığını,

3-Sırf Hz:Aişe’nin Hz.Ali’ye olan kin ve öfkesi uğruna 12 bin mümin-Müslüman’ın kanıyla sonuçlanan “Cemel Savaşı”ndaki dehşeti,

4-Hz Ali’nin katlinden sonra ilk iş olarak büyük oğlu Hasan’ın katlini,

5-Kerbela olayındaki dehşet ve vahşeti,

6-Başlangıçta Muaviye, sonradan da Abbasi Hanedanlarının iktidarı kaptırma  korkusuyla Hz.Ali zürriyetinin nasıl bir vahşetle teker teker katledildiğini, böylece Peygamber Soyunun son torun Mehdi’nin ortadan kaybolmasıyla tamamen yok edildiğini,

7-Muaviye Hanedanının Peygamberin soyunu yok ettiği gibi Abbasi Hanedanının da Muaviye soyunu yok ettiği gerçeğinin boyut ve derinliğini,

8-Gene, bu güne kadar bu olayları sadece tarihin cilveleri olarak okuduğumuzu; genel olarak tarihteki ve özel olarak İslam Tarihindeki “din uğruna” savaşların tamamının “dünyalık” olup ahret endişesiyle bir ilgisinin olmadığını, tümünün bu dünyadaki iktidar savaşının yarattığı hırslardan meydana geldiği daha iyi anladım.

Daha açık bir ifadeyle, aslında hiç birinin, dine ve ahrete inanmadıklarını, fakat dine ve ahrete inanma rolünü abartıp şiddetlendirdikçe bu dünyada daha fazla güç, mevki ve menfaat elde ettiklerini anladım.

Gene anladım ki, ruhlarında bu kavramların bir tekine dair en ufak bir inanç kırıntısı olsaydı, günümüzdeki bu çirkef ve iğrenç Cemaat-AKP hesaplaşması bu güne kadar Türkiye Tarihinde görülmemiş skandal, rezalet ve çirkinlikle yürütülmezdi.

LADİNİ/LAİK DEVLETİN ZULMÜ MASUM KALDI

Her iki taraf da yıllardır “ladini devlet” dedikleri “laik devlet”in (o da ne kadar laikse!) kendilerine zulmettiğinden, masum ayinlerini örgüt toplantısı sayıp onları tutukladığından, ibadet özgürlüklerini yasakladığından, kadınların başını açmaya zorladığından vs.vs. şikâyetçi olup durdular. Nihayet yıllar süren bu mazlumiyet edebiyatıyla en yüksek ve kahir yetkiyle iktidara geldiler.

Bunların hepsi kabul ve evet, gerçekten bu devlet bu dangalaklığı yaptı.

Ama el insaf…80 yıl boyunca bunları izleyen bu ırkçı ve laik (!) devlet, bütün ırkçılık ve despotluğuna rağmen, hiç birinin özel hayatına bu kadar girmedi, hiç birinin gizlide çevirdiği dolapları, yalanlarını ve diğer çirkinliklerini böylesine pazara dökmedi.

Peki, bunların hepsi sütten çıkmış kaşık mıydı? İçlerinde hiç mi düzenbaz, hırsız ve madrabaz yoktu?

Aksine bu gün bir birileriyle boğazlaşmanın yüzü hürmetine görüyoruz ki neredeyse içlerinde temiz olanı yokmuş.

Ama gene de bu ırkçı ve ladini diye adlandırdıkları devlet onlar gibi yapmadı, bu inançlı geçinen riyakârlar kadar merhametsiz davranmadı.

AHİRETE İNANMADIKLARI BELLİ OLDU

Bunları düşündükten sonra, bu dünyada makam, mevki ve iktidar sahiplerinden kim ki ne kadar dindarlık yapıyorsa; o oranda da günah, sevap hesap günü gibi kavramlara değil, bütün gerçeğin bu dünyada olduğuna inandıklarına dair var olan kanaatim daha da pekişti.

Özet olarak bunlar tek kelimeyle “dünyalıkçı” dır diyeyibiliriz.

İYİ Kİ ŞERİAT YOK

Şimdi her iki tarafa da hatırlatmak isterim. Yatın kalkın dinsiz ilan ettiğiniz devlete dua edin. İyi ki bu devlette “şeriat hukuku” yok. Yoksa maazallah başta Mehdi ilan ettiğiniz Başbakanınız, hocalar hocası Fetullah Hoca Efendi olmak üzere, hepinizin elleri kesilir, bu toplumda takma ellerle dolaşırdınız.

Hatta çoğunuzun birer ayağı da çaprazdan kesilir, epeycenizin boyunları bile vurulurdu.

İyi ki şeriat diye diye vefat eden Erbakan bu günleri görmedi.

Çünkü eğer görseydi, ellerine fırsat geçtiği halde talebelerinin ve hoca efendinin hangi gerekçelerle şerait kanunlarına geçmediklerini anlar, kahrolurdu.

Evet beyler. Yatın kalkın doğal, laik ve çağdaş hukuka dua edin.

25.3.2014

Mustafa Güneş/URFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star