CEMRE BEKLENTİSİ VE BAHAR MÜJDESİ


30 Nisan 2012 Pazartesi 18:16
Her gecenin ardından bir gündüz,her kışın ahirinde bir bahar gelmesi insanın ruh dünyasına,beden alemine yüce yaratıcının ikram ettiği en büyük lutuflardan biridir.İnsanı karanlıklardan nura çıkaran ilahi rahmet,insanın yeis denilen umutsuzluk hastalığına düşmemesi için eline verdiği en büyük imkanlardan biridir umudun diriltici nefhası.

Uzun ve sert geçen kışın ardından eriyen karlar,zail olan fırtına ve soğuklar yerini cemrelere ve oradan bahara terk etmiştir.Yeniden dirilişin adı olan haşr’e oradan hesaba, mahkeme-i kübraya(en büyük mahkemeye),ma’dele-i uzma ya(en büyük adalet yerine) yürüyecek insanın yüzünü haktan çevirmemesine,sorumluluk bilinciyle davranmasına en büyük uyarılar,işaretler,dersler vermektedir.

Bir sonraki kışa kim yetişir kim yetişmez bilinmez ama bu hayattan sonraki büyük duruşmaya her kesin hesap vermek üzere çıkartılacağı kesin.Öyleyse her kış bir bahara müjde,her bahar kışlar gibi çetin geçecek büyük hesaba kati haberdir.

Yeryüzünde kışlar bitsin,baharlar gelsin diye yeryüzüne dağılan sonsuz nur rehberlerinin mefkuresi geliyor zihin dünyamıza.Binler yıldır teraküm edip birikmiş manevi kışların fırtınasında bahara hasret yeni nesillerin mefkuresi yeryüzünün bütün sathında dalgalanmağa başladı.Orta Asya’da uçurumun kenarında açan Edelveys çiçekleri gibi,karda açan çiçekler gibi baharın keşif kolları artık güzellik ve kokusuyla müşahede alemiyle buluşuyor.

Hakkıyla anlaşılmayan ve hakkını veremediğimiz her şey gibi baharın gelişini de iyi etüd etmek,anlamak gerekir.Baharlar rabbimize,kendimize,toplumumuza isyana sebep olmasın.Gafletin daha ağır bastığı,isyanların tavan yaptığı,israfın zirve bulduğu bir mevsim olmaktan çıkıp 18 bin alemin rabbine fatiha lisaniyle kainat kadar belki daha öte bir hamde,şükre,ibadete vesile olsun.

Hz.Peygamber(asm)in az ve öz beyanı olan Cevamiul kelim lisanıyla;yaz ve kış yani sıcaklık ve soğukluk cehennemin iki nefesinden birer nefes olup ilahi talimatla mevsimlerin kaynağına dönüşmektedir.Kalbin zümrüt tepelerinden gelen pırlanta sözlerden olan “dayanabileceğin kadar günah işle”hakikati,çekirdek ısısı +20 milyon derece olan güneşin sıcaklığına kaynak olan cehenneme tahammülün çekilmez acısına dikkat çekmektedir.Fezadaki soğukluğun -275 derece soğukluğu ise Zemherir burudetinin ateşe dönüşen çekilmez soğukları ise yine aynı zindan-ı ilahi olan cehenneme karşı korunmanın gereğini yaz ve kış kendi mahsus dilleriyle beyan ve işaretlerde bulunuyorlar.

Felsefe dehasıyla değil,enbiyanın getirdiği nübüvvet nurlarıyla dizginlenen,huzur bulan Memalik-i harre denilen sıcak memleketler,Vilayet-i şarkiyeler(doğuda kalan vilayetler), coğrafyanın insan karekterine yansıyan özelliği dikkate alındığında bu belde insanlarının fıtratına uygun bir mecra ancak hak dinin getirdiği saadet prensiplerinde ve nebiler elinde olduğu anlaşılmaktadır.

Medyada döğüş,kavga,cinayet ve terörle ön plana çıkartılmak istenen bu coğrafyalarda istenmeyen tüm bu durumların bitişi ve telafisi ancak tahribin geldiği aynı yerden tamirin ikame edilmesi,bölgedeki kanaat önderlerinin olumlu,samimi rehberliği ve yardımseverliği ile aşılacaktır inşallah.Bölgesel,bir anlamda umumide sayılan ayrılık,fakirlik,cehalet hastalığına kaşı,bir arada oluş,sanat,eğitim reçetesiyle karşı konulmadığı taktirde orta asrın karanlıklarında bizi tutmak isteyen gerçek mürtecilerle baş etmemiz mümkün olamayacaktır.

Yazımın nihayetini şu veciz sözle bitirmek istiyorum: Kork Allah'tan korkmayandan
KORKMA ALLAH'TAN KORKANDAN.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star