Mehmet FARAÇ

CHP’deki sessizlik ve haklı isyan!..


Mehmet FARAÇ
20 Kasım 2011 Pazar 19:13
Son dönemde cumhuriyetin kurucusu Büyük Önder Atatürk‘e yönelik saldırılar iyice yoğunlaştı...
Ağzı olan konuşuyor yani!.. Zırvalayan zırvalayana!..
Sırtını siyasi iktidara dayayanlar, yandaş gazete ve televizyonlarda ahkam kesen kiralık kalemler ve taşeron mikrofonlar her gün Atatürk’e kinlerini kusuyor!..
İpini koparan zavallılar; sefaletten bir ulus yaratan 73 milyon vatan evladının en büyük kahramanına çamur atmak için yarışıyor!..
Bir sürü ahlaksız, bir sürü terbiyesiz!.. Kimi fordculukta uzman, kimi sapıklıkta!..
Kimi “sübyancılığı” savunuyor kimi memleketi kadın memesine satmaya hazır olduğun ilan edebiliyor!..
Kimi asker kaçağı, kimi şöhret avcısı!..
Herkes meşrebi kadar konuşuyor!..  Herkes ahlaksızlık üzerindeki uzmanlığı kadar küfür ediyor!..
Atatürk, cumhuriyet, laiklik ve rejim düşmanlarının salyalarını saçmak için fırsat kollamasını anlayabiliyoruz...
Dönem onların dönemi... Devran onların devranı...
Peki, ya halkın umut bağladığı partilerin içinden Atatürk’ü hedef alan çatlak seslere ne demeli?..
10 Kasım’da Ata’ya saldırmak!..
Örneğin Atatürk’ün “en büyük iki eseri”nden biri olan CHP’nin içinden Büyük Önder’e saldırılar olursa ne yapacak bu millet?..
Partililer ne diyecek, kızgınlıklarını nasıl yansıtacak?..
İnsanlar “Kol kırılır yen içinde kalır” hastalığına mı tutulacak?..
Kahvelerde, okey oynamakla övünenler gibi başlarını kuma mı gömecek?..
Ne yani; CHP’ye oy verenler, ölümü gösterip sıtmaya razı etme ikiyüzlülüğüne boyun mu eğecek?..
CHP içindeki Atatürk rahatsızlığı daha seçim öncesi gündeme gelmişti...
“Yeni CHP” yönetimi, “Atatürk ilkelerinin bekçisi değilim” diyen Bursa milletvekiline karşı sessiz kalmıştı!..
Zaman gazetesine “Tekke ve zaviyeler açılmalıdır” diye demeç veren Ankara milletvekiline de tepki gösterilmemişti!..
Diğerlerini sıralamayalım... CHP’de kim hangi zihniyette herkes biliyor!..
Peki, “Dersim katliamının sorumlusu devlet ve o dönemdeki CHP iktidarıdır. Bu dönem boyunca izlenen bütün politikalarda Atatürk devletin başındadır, haberinin olmaması mümkün değil“ diyen bir milletvekiline alkış mı tutulmalı?..
Üstelik Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Atatürk’ü ve CHP’yi hedef alan demecini özellikle Zaman gazetesine vermesine ne denilmeli?..
Hem de 10 Kasım günü!.. Yazık ki ne yazık... Ayıp ki ne ayıp!..
CHP’ye oy veren milyonlarca insanın sabrı artık tükeniyor!.. Ancak ne çare; CHP yönetimi daha öncekilere tepkisiz kaldığı gibi Aygün konusunda da uzun süre suskunluğa gömüldü!..
Genel merkez yöneticileri Aygün’ün söyledikleri karşısında kılını kıpırdatmayınca, tam “6 gün sonra” CHP’de “bir grup” milletvekili haklı olarak isyan etmek zorunda kaldı!..
Kurşun gibi açıklama!..
Samsun milletvekili Haluk Koç ve arkadaşlarının yaptığı 2 sayfalık açıklamada, yalnızca Aygün’ün utanç verici sözlerine tepki gösterilmedi.
Toplumda yoğunlaşan tepkiler de yansıtılırken, genel başkan ve yönetiminin derin sessizliği de sorgulandı!.. Bakın o açıklamada neler vardı:
“- Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü 1920-1940 arasındaki dondurulmuş bir zaman dilimine hapsederek o tarihteki dünya koşullarından soyutlayıp kimi kez hakarete vararak insafsızca eleştirenler kervanına CHP’den, içimizden birilerinin de katıldığını gördük.
- Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün‘ün bir yayın organına yaptığı açıklamalar, bu çerçevede kabul edilebilecek değerlendirmeler değildir.
- CHP’ye oy veren, zor koşullarda mücadelesini yürüten ve umut olarak görmek isteyen milyonlarca yurttaşımız haklı olarak bu gelişmelere isyan etmektedir. En başta Genel Başkanımız olmak üzere CHP organlarını bu konuda tavır koymaya ve gereğini yapmaya davet ediyoruz.
Şu durum çok iyi bilinmelidir;
- CHP; yüzyıl öncesinden kalan hesapların yeniden masaya yatırıldığı bu dönemde de kendisini başkalaştırmaya, zorlayan iç ve dış talep sahiplerine direnecek kadar güçlü ve birikimlidir.
- CHP tabanı Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk ‘e de, partimizin temel ilkelerine de sımsıkı sahip çıkmaya devam edecektir.
- CHP, sinsi politik maceraperestlerin devşirme, dönüştürme planlarını boşa çıkaracak yeniden bir direniş, bir karşı koyuş, bir siyasi başkaldırı partisi olmak durumundadır.
- Tekrar ediyoruz; Sayın Genel Başkan ve CHP yetkili organlarının bu gelişmeler karşısındaki suskunluğunu kabul etmek mümkün değildir. Sessizlik ve tepkisizliğin dolaylı yoldan söylenenleri onaylamak anlamına çekileceği unutulmamalıdır.”
Sabrın zorlandığı dönem!..
Ne yazık ki, “Yeni CHP”nin yalnızca yeniden örgütlenme ve yeni siyasal stratejilerinde değil; medya ilişkilerinde de tuhaf ilişkiler yaşanıyor...
Örneğin özellikle Cumhuriyet ve Atatürk’e ilgili en önemli günlerde Zaman gazetesinin manşetinde bir CHP’linin şok edici demecine rastlanıyor!..
Bu demeçlere karşı yaşanan sessizlik ise CHP’ye oy veren her yurttaşın dikkatini ve öfkesini çekiyor...
12 milletvekilinin önceki yaptığı sert açıklama; CHP tabanının sabrının iyice zorladığının kanıtıdır!..
Ancak internet medyasında özellikle, Soros- Tesev- Dersim tartışmalarıyla ilgili haberlerin altına yazılan yorumlarda şu sorular çok dikkat çekiyor:
“Haluk Koç ve arkadaşları bu duruma isyan ederken geriye kalan 120 civarındaki milletvekili niye sustu acaba?..”
“Parti meclisindeki onlarca kişi niçin Atatürk’e yönelik hakaret karşısında suskunluğa gömülüyor?..”
Bu soruları geçen yıl “CHP’den ulusalcılar tasfiye edilmelidir” diye yazılar yazan hikmeti kendinden menkul soytarılara, yandaş medyadaki Truva kısraklarına ve şu günlerde CHP liderine bayrak açan internet farelerine sormak lazım!..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık