Mehmet FARAÇ

Cinsel suçun töresi!..


Mehmet FARAÇ
14 Ekim 2011 Cuma 02:43
TBMM “Şiddet Araştırma Komisyonu” uzmanları “Türkiye’nin Suç Haritası” başlıklı bir rapor hazırlamışlar…
Araştırmaya göre 2010 yılı içinde, Türkiye’de toplam 3 milyon 32 bin 676 suç işlenmiş!..
İstanbul 618 bin 292 suç ile birinci olmuş!.. İkinci sıradaki Ankara’da 203 bin suç işlenirken, İzmir 175 bin 128 suç ile üçüncü sıradaymış!..
Beni en çok şaşırtan “cinsel suç”larla ilgili veriler oldu...  2010’da Türkiye’de 12 bin 863 cinsel içerikli suç işlenmiş...
Nüfusu göre oranlama yapıldığında en çok cinsel içerikli suçun Sinop’ta (yüzde 6.93) işlendiği belirlenmiş!..
Cinsel suçların diğer olaylara oranla Türkiye ortalaması yüzde 4.42 olarak saptanmış!.. Diğer kentler ve suç oranları ise şöyle sıralanmış:
Bartın (6.26.), Zonguldak (5.73), Ordu (5.26), Edirne (5.22), Yozgat (5.15), Çankırı ( 4.83), Samsun (4.59), Bilecik (4.58), Kocaeli ( 4.43)
Peki, kafamdaki soruyu siz de düşündünüz mü?.. Nerede Güneydoğu kentleri?..
Şimdi töre ve namus cinayetlerinin o coğrafyada niçin yaygın olduğunu anladınız mı?..
Suçun adı çocuk!..
Olaya Güneydoğu penceresinden bakarsanız aslında çocuk suçlu oranının da o bölgede hayli yüksek olması gerekmiyor mu?..
Çünkü çocuk sayısının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğu o coğrafyada, minik yavrular şiddetin tüm unsurlarında tetikçi olarak kullanılıyor!..
Töre cinayetinde küçük tetikçiler kurban seçiliyor!..
Hırsızlık şebekeleri bu coğrafyadan çocuk kaçırıyor!..
PKK, minikleri özellikle bu bölgede taş atma eylemlerinde kullanıyor!..
Hizbullah küçük bedenleri buralarda eğitiyor!..
Tiner ve bali kullanan çocukların yarattığı sosyal travma en çok o bölgeyi sarsıyor!..
Şaşırtıcı ama gerçek, TBMM’nin “Türkiye’nin Suç Haritası” başlıklı raporunun çocuk suçlarıyla ilgili verilerinde de bir tek Güneydoğu kenti yok!..
İzmir’in birinci Adıyaman’ın ise 81. olduğu raporda, İstanbul 52. Ankara ise 67. sıradaymış!.. Çocukların en çok suç işlediği 10 şehir ise şöyle sıralanmış:
İzmir, Eskişehir, Edirne, Kırklareli, Aydın, Karaman, Iğdır, Tunceli, Çanakkale ve Uşak...

Faili meçhul!..
“Fail” ve “meçhul...”  Bu iki sözcük günlük yaşamımıza ne zaman girdi?..
Evet, bu iki sözcük kriminal bir deyim olabilir ama günlük yaşamımızda yaygınlaşmasının en büyük nedeni Güneydoğu’dur!..
Terör ve şiddetin egemen olduğu o karanlık coğrafyadan yaşamımıza sızan o iki sözcük, oralarda çok şey anlatıyordu!.. O deyimin insan yaşamında yarattığı travmayı hissedebilmek için Güneydoğu’da yaşamak gerekirdi...
Faili meçhulü her eylemde görebilirdiniz oralarda:
Ağa baskısıyla yok edilen insanlarda!..
Töre infazını gizlemek için fare zehrine mahkum edilen kızlarda!..
Hizbullah’ın arkadan gelen ölümünde!..
Etnik şiddeti dayatan PKK eyleminde!..
Kontrgerillanın bir Güneydoğu kentindeki karanlık saldırısında!..
JİTEM hayaletinin girdabında savrulan yok edilişte!..
Kaçakçının ihanetinde, korucunun öfkesinde!..
Uyuşturucu tacirinde ya da kan davasında!..
Bir coğrafya ile özdeşleşen o deyimin sahibi artık Güneydoğu değil!..
TBMM’nin hazırlattığı “Türkiye’nin Suç Haritası” raporunda; özellikle Diyarbakır’la anılan faili meçhullerin en çok görüldüğü yer Ankara olarak belirlenmiş!
2010 yılında Ankara’da yaşanan 203 bin olaydan 52 bin 747’si faili meçhul kalmış!..
İkinci sıradaki İstanbul’da yaşanan 618 bin 292 olaydan 149 bin 459’u da faili meçhul olarak dosyalara girmiş!..
Üçüncü sıradaki Antalya da 125 bin 983 olay yaşanmış ve bunun tam 24 bin 817’si faili meçhul olmuş!..
Adı faili meçhullerle anılan Diyarbakır ise sıralamada dördüncü olmuş. Kentte 48 bin 318 olaydan yalnızca 9 bin 138’i faili meçhul kalmış!..
Değer altı kent ise Eskişehir, Mersin, Aydın, Kayseri, İzmir ve Bursa olarak sıralanmış.

Haritanın kara lekesi!..
Kimi “kader kurbanıyım” der kimi ise “şeytana uydum” diye savunur kendini…
Kimileri bir anlık öfkenin kurbanıdır!.. Kimileri planlı eylemlerin zalim tetikçileri!..
Bazıları “bile bile lades” demiştir!..
Bazıları suçun adeta üzerine gitmiştir... Kimi zavallılar ise suç işlemek için yetişmiştir!..
Bir başkası, yaşamın kötü koşullarında itilmiştir suçun tam ortasına!..
Cehalet, bağnazlık, yoksulluk, geri kalmışlık... Tüm bunlar insanı suça iten etkenlerden bazıları olarak sıralanabilir...
“Töre” için silaha sarılan kişi “namusum için yaptım” bahanesine sığınır!.. Kimi “nefsi müdafaa”ya sarılır, kimi ise  “kaza”ya!..
Peki, ya vahşetin kiralık figüranlarına ne demeli?..
Örneğin 22 yaşındaki bir genci ormana götürüp dövenlere!.. Tabanca ile öldürenlere...
Gencecik o fidanı insafsızlığın en büyük ateşinde zalimce yakanlara!..
İnsana ihanetin iğrenç alevini körükleyenlere!..
Bir bedenin kömüre dönmüş kemiklerini taşla ezip toz edenlere!..
Ve oda yetmezmiş gibi alçaklığın ihanetine uğramış bir canın küllerini, ormanda rastgele saçanlara ne demeli?..
Yok... yok... “Kurtlar Vadisi”nden bir sahne değil bu?.. “Türkiye’nin suç haritası”na kara bir leke gibi geçen bu olay, yaşanmış soysuz bir cinayetin kan donduran sahneleriydi!..
Samsun’un Atakum ilçesinde, Serkan K. (25), Kadir Y. (22), Mehmet K. (21) ve Murat K. (29) adlı caniler; “kız meselesi” yüzünden tartıştıkları 22 yaşındaki Bayram Keskinoğlu’nu  mezarlıkta öldürdükten sonra cesedini 5 saat boyunca yakıp küllerini de savurmuşlar!..
Eminim bu vahşet, ülkemizin suç haritasında bir sırtlan gibi hep kaçacak yer arayacaktır!..

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık