Ercan AKKAR

ÇOCUK İŞÇİLİĞİ KANGRENLEŞTİ…


Ercan AKKAR
13 Haziran 2016 Pazartesi 13:47

Bilindiği üzere 12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü… Konuyla ilgili tabloya baktığımızda durum ne Türkiye’de, ne de Dünya’da hiç de iç açıcı değil. Nasıl olsun ki, Dünya’nın neredeyse 3’de 2’sinde savaş ve bunun yarattığı yoksulluk var. Dolayısıyla bu durumdan ilk önce ve en fazla etkilenenler de maalesef yine çocuklar oluyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre çocuk işçiliğinin tanımı şöyle: Çocuk işçiliği çoğu kez çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler olarak tanımlanır. Buna göre çocuk işçiliği şunları kapsar:

-Çocuklar için zihinsel, fiziksel, toplumsal ya da ahlaki açılardan tehlikeli ve zararlı işler.

-Okula düzenli devam etmelerini engelleyerek eğitimlerini; okullarından erken ayrılmalarına yol açacak işler.

-Çocukları okullarıyla aşırı uzun süren ve ağır işleri beraber yürütmek zorunda bırakan işler.

Yine Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre Dünya’da 250 milyon dolayında çalışan çocuk bulunuyor. Ancak bu rakamlar son birkaç yılı kapsamadığı içinde gerçek rakamın bunun çok üzerinde olduğu da bir gerçek…

Çocuk işçiliğinin ve çocuk sömürüsünün Türkiye’deki durumunu ve boyutlarını ortaya koyduğumuzda Dünya’daki durumu daha da iyi anlayabiliriz. Bunun içinde sadece rakamlara bakmamıza da gerek yoktur. Çünkü çevremizde gördüğümüz, yaşadığımız ve ortaya konulanlara bakmamız yeterli olacak kanaatindeyim.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2012 yılında çalışan çocuklarla ilgili yaptığı çalışma sonuçlarına göre, Türkiye’de, 2012 yılında 6-17 yaş arasındaki 15 milyon 247 bin çocuktan 893 bini ekonomik bir faaliyette çalışıyor. Bu rakamın bugünlerde ise 1 milyonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Birkaç gün önce Hayata Destek İnsani Yardım Derneği ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu tarafından 76 sayfalık çok kapsamlı bir rapor açıklandı.

Raporda, Türkiye’de kayıtlı Suriyeli çocuk sayısının 1 milyon 490 bin 33 olduğu, bu rakamın Suriyeli nüfusunun yüzde 54’ünü oluşturduğu belirtilirken, okul çağındaki 850 bin çocuktan 500 binin eğitim hakkına erişemediği kaydedildi. Raporda, eğitim hakkına erişemeyip, iş yerlerinde yaşlarından büyük işler yapan bu çocuklardan 87’sinin ise son iki yılda iş cinayetlerine kurban gittiği belirtildi.

Raporda, Suriyeli işçi çocukların büyük riskler altında olduğu, 14 yaş ortalamasındaki çocukların yüzde 11’inin işyerinde fiziksel şiddet ve istismara maruz kaldığı, yüzde 33’ünün gündelik duygusal istismara uğradığı, okula gitmeyen çocukların yüzde 15’inin çalıştıkları için eğitimden mahrum kaldığı kaydedildi.

Rapordaki altı çizilecek iki önemli ve hayati tespit de yer alıyor. Bunlardan birincisi Suriyeli çocukların yüzde 87’sinin haftada 6-7 gün, günde 12 saat çalıştığı, ikincisi ise, Suriye’deki savaştan kaçarak gelen çocuklar ile birlikte Türkiye’de çocuk işçiliği sorununun kangrenleştiği gerçeğidir.

12 Haziran nedeniyle CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, çocuk işçiliğinin boyutunu ortaya koyacak resmi verilerin sınırlı olmasını eleştirdi. Adıgüzel, İş Sağlığı ve İş Güvenliği verilerine göre, 2013 yılında 59, 2014 yılında 54, 2015 yılında ise 63 olmak üzere, son 3 yılda en az 176 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Adıgüzel önergesinde,‘resmi kayıtlara göre, son 5 yılda 18 yaş altı kaç çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir? Bu çocuklar arasında, mevcut İş Kanununa göre çalıştırılması yasak 15 yaş altı kaç çocuk vardır’ diye sordu.

Türkiye’deki çocuk işçiliği sorununun sayıları 1,5 milyona yakın Suriyeli çocuk ile daha da büyüdüğüne dikkat çeken Adıgüzel, Antakya’daki merdiven altı atölyelerde başta IŞİD olmak üzere Suriye’deki cihatçı grupların giydiği üniformaların Suriyeli çocuklara yaptırıldığına yönelik iddiaları da anımsatarak, ‘Bakanlığınız tarafından, kamuoyuna yansıyan iddialar karşısında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır’ sorusunun yanıtını da istedi.

Miras aldığımız Dünya’yı çocuklara bırakmak bir tarafa hemen hemen her alanda ve her anlamda onları sonuna kadar sömürüyoruz. Gazete sayfalarında, televizyonlarda, gözümüzün gördüğü her yerde her alanda geleceğimizin teminatı olan çocuklar sonuna kadar sömürülüyor, sömürüyoruz. 

Sevgiyle kalın.


YORUMLAR
  • yorum2016-06-14 14:56:10selim

    Burası Türkiye bir iki gün çocuk işçiler hakkında birkaç program yapılır, birkaç makale yazılır. Sonra her şey gibi buda unutulur gidilir.

  • yorum2016-06-14 14:53:21Çocuk Hakı

    Çocuk işçiler gerçekten vicdan sızlatacak boyuta. Ama beni en çok rahatsız eden çocukları dilenciliğe alıştırılması, her köşede, her trafik ışıkların yandığı dönemeçte dilendirilen çocuklar. Bu ülkedeki tüm çocuk hakları derneklerini ve hükümet yetkililerini göreve çağırıyorum. Bu durumda olan çocukların bir an önce devlet korunmasına alınmasını ve iyi bir vatandaş olarak yetişmesen katkı sağlanmasını insanlık adına talep ediyorum.

  • yorum2016-06-14 14:47:46Hacı

    Sayın yazar yine çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Bu ülkede çocuk işçilerin suistimali hat safada. Ama öbür tarafta kadın işçilerin, yaşlı işçileri, genç işçilerin, erke işçilerin durumu da çok farklı değil. Önce insan olmak lazım, sana yapılmasını istemediğin şeyi, eline fırsat geçtiğinde sende başkasına yapmayacaksın. Ama nerede balık hafızalı olduğumuz için her şeyi çer çabuk unutur, dün nereden geldiğimizi hatırlamayız bile.

  • yorum2016-06-13 15:42:00Gani

    Suriyeliler geldikten sonra artık asgari ücret bile alamıyor insanlar. İşsizlik resmi rakamların çok üzerinde. Birkaç yıl içinde sosyal patlamalar daha da artacaktır. O zaman bu durum çok şeye gebe olur.

  • yorum2016-06-13 15:40:23Misafir

    Vallahi bu durum patronların hoşuna gidiyor. Zaten işçinin emekçinin hakkını yeterince vermeyen patronlar, Suriyeli hemde çocuk işçi bulunca canıma minnet diyor ve sömür babam sömür moduna girerek ucuz iş gücü bulmanın sevincini yaşıyor.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık