Şeyhmus İDRİSOĞLU

Daha Özgür Seçimlere


Şeyhmus İDRİSOĞLU
18 Haziran 2011 Cumartesi 12:25
Bir seçim sürecini daha geride bıraktık. 12 Haziran final günü gibiydi. Hakaret dolu sözlerden, tartışmalardan, eleştirilerden, suçlamalardan ve gizli kamera ve kasetlerden sonra parti liderlerinin en iğrenç eleştirilerini birbirlerine yöneltip söylenmedik söz bırakmadıkları seçim süreci nihayet bitti. Gerginliğin çatışmanın yerini şimdilik sükûnet almış durumda.
Birde halkın tarafından bakalım. Halk, partiler üstü bir olgunluk sergileyerek onurla, gururla oyunu kullanmaya giderek parti liderlerine gereken dersi verdiler. Deme ki bu kadar. Kıyamet koparmaları terbiye sınırlarını aşmaları gerginliklerin ve çatışmaların liderlerin üslubundan kaynaklandığı görüldü.
Bende ailemle birlikte kaçıncı kezdir bilmiyorum ama geçen seçimlere nazaran biraz daha çoğalmış olarak, 12 Haziran da oyumuzu kullanmaya sandığa gittik. Lakin bu kez eskiye göre insanlar daha sevecen ve o kadarda hoş görülüydü ki anlatamam, seçimde görevli memurlar daha da naziktiler. Yalnız dikkatimi çeken polislerin sandığa daha çok yakın dolaşmalarıydı hiçbir şey yokken gerginlik mi yaratılmak istendi, bilmiyorum.  Belki de güvenlik yönünden öyle karar almışlardı. İnsanlar üzerlerinde baskı var diye hissetseler de eskiye göre her şey daha meşru ve hukuki gerçekleşiyor gibiydi, belki de ben öyle hissediyordum.
Oyumuzu kullandıktan sonra biraz dolaşmak istedik. Gençliğimin, kavgalarımın, mücadelemin, geçtiği caddeleri dolaştık. Ne kadar sakin ve sadeydi pazar günü olduğundan mı seçimden mi bilmiyorum.  İş yerlerinin birçoğu kapalıydı. Dolaşırken eski arkadaşlarla karşılaşıyor, selamlaştığım olduğu gibi ayaküstü seçimi beraberce değerlendirdiklerimiz de oluyordu.  Herkes oyunu özgürce kullanmanın huzuruyla göğüslerini kabartıp "işte bu kez kendimize oy verdik", sohbetleri. Bu seçim biraz daha duyarlıydı, halkımız kendilerine o y verdiler ve bu birlikteliğin oy verdikleri adaylarının oy patlaması yapacaklarını söylüyorlar sohbetlerinde ve nitekim öylede oldu.
Dolaşmaya devam ederken birden hayallere dalıyorum. Eskilere götürüyor beni anılar. Böylemiydi bu cadde, korkuyla geçerdik bir zamanlar bu sokaklardan. Buralardan işte bu binana vahşet günlerinde bu binada işkence yapılırdı insanlık dışı. Aha şurada bu köşede sebepsiz neden bile olduğunu öğrenemediğimiz birini vurmuşlardı. Nasıl oldu da Yıldız Meydanı'na varmışız, bir arkadaşımız vardı gencecik fidan gibi "Kenan Ercan" isminde, "aha burada", otobüse binerken vurdular. Neden niçin demeye gerek yok. Hiç yerine vuruldu. Onlarca soru sordum kendime niye, neden, sebep ne,  adını misilleme koydular yazarken bile içimin "cız" etiğini hissediyorum, yanıyor yüreğim ne çok severdim, güzel bir insandı.
Demek insanca yaşamanın bedeli olmalıydı ve bu bedeller ödendi bir daha ödenmemesi dileğiyle yürümeye devam ediyorum. Aklımda hep yeni anayasa ve havasını solduğum bu ülkenin güzel günleri yaşamasını arzuluyorum. Çatışmasız bir ortam. İnsan hakları evrensel beyannamesinden nasibini alarak.
Düşünüyorum da bu seçim diğer seçimlerden çok farklı halk Ergenekon'a karşı olduğu kadar KCK ye de sahip çıkıyor. Bu anlamda iktidar partisinin önemli adımlar atması gerekmektedir. Çünkü halkımız biraz daha yakınlaşıp perçinleşmişler yarın daha da birlikte hareket etmenin sinyalini vermişler. Onurlu kararlı duruşlarıyla özlemini duydukları demokratik cumhuriyete, özgürce, anadilleriyle eğitim, sağlık ve hukukta kendilerini ifade edebilmek için.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star