Recep KOÇAK

Denizyıldızı ile tanışma hikâyem


Recep KOÇAK
9 Haziran 2014 Pazartesi 15:28

AKRA FM’de 1995 sonrası yıllarda, gece 23.30’da başlayıp saatlerce devam eden bir programım vardı. Radyo yeni uyduya geçmiş, her gece için canlı yayın yapmak üzere bir programcı belirlenmişti. O programda hayatın içinden gerçek hikâyeler, halkın dilinde dolaşan meşhur hikâyecikler, gözlemler ve büyüklerin sözlerine yer veriyordum.

Gündüz programlarından farklı bir dinleyici kitlesi bulunan o programa telefon bağlantısı ile konuk alıyor, dinleyici mektupları da okuyordum.

O yıllarda Türkiye Gazetesi’nde “Stop“ isimli köşeyi hazırlamaya yeni başlamış bulunan Muammer Erkul, bir gün kendisine gönderilen mektupların sayısının sekiz bini geçtiğini yazdı. Sayıları hızla artan okuyucularına, ilgilerinden ötürü teşekkür etti.

Ben de gece programımda dinleyici sayısının hızla arttığını, ele alınan konularda çok faydalı paylaşımların olduğunu görüyor, hayırlara vesile olma imkânı bulabildiğim için şükrediyordum.

Muammer Erkul’u arayıp, “Sizin okuyucu grubunuzla, benim dinleyici grubumu tanıştırmak istiyorum. Bir programda stüdyo konuğum olur musunuz?” dedim. Davetimi kabul etti. Yayına çıkacağı gün, köşesinden takipçilerine AKRA ‘FM’de konuk olacağını haber verdi.

Erkul’u misafir ettiğimiz program, umduğum ve beklediğim gibi renkli ve verimli geçti. Onun okuyucularıyla bizim dinleyicilerimiz aynı saatlerde radyo başında buluşmuş oldu. Onlardan bazıları telefonla yayına katılmak suretiyle memnuniyetlerini ifade etti, sevinçlerini paylaştı.

Program sırasında Erkul, daha önce “Stop” köşesinde yazdığı bir hikâyeyi anlattı. O hikâye “denizyıldızı” hikâyesi idi. İlk defa o programda dinlemiştim. Bunu hem yayında dile getirdim, hem de program sonunda belirttim. O, “Bu hikâyeyi bir seminerde dinlemiştim. Dünyada bilinen bir hikâyedir” dedi.

Aradan 20 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen tadı damağımda bulunan o programdan en güzel hatıra “denizyıldızı” hikâyesi oldu benim için.

Geçtiğimiz günlerde Muammer Erkul’la yeniden bir araya geldik. Bu kez, Bizim Radyo’da 2012 Aralık ayından beri devam eden İyilik Olsun programımıza konuk ettik O’nu. Yakup Tutum’la birlikte hazırlayıp sunduğumuz programın başında “denizyıldızı” ile tanışmamıza vesile oluşunu konuştuk. Yıllar önceki programı o da dün gibi hatırlıyordu.

Deniz Yıldızı hikâyesini 2000 yılından beri defalarca anlattım. Çünkü bu hikâye tek başına, yapılan hiçbir iyiliği küçüksememeyi çok iyi özetliyor.

Deniz Feneri Derneği kurulduğu günden bu yana milyonlarca insana yardım ulaştırmış, o insanların adeta yeniden suyla buluşmasına, hayata tutunmalarına vesile olmuş bir insani yardım kuruluşu. Ama bu kadar çok mağdurun, milyonlarca gönlü kırık insanın değil de sadece bir insanın hayatının kurtulmasına vesile olsaydı da çok hayırlı bir iş yapmış sayılacaktı.

İşte o denizyıldızı hikâyesi;

Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını toplayıp denize attığını fark eder ve “Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsun?” diye sorar.

Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, “Yaşamaları İçin” karşılığını verince, adam şaşkınlıkla, “İyi ama burada binlerce denizyıldızı var ve siz tek başınasınız, hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?” der.

Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi döner ve şunu söyler, “Bak şimdi onun için çok şey değişti!”

…

 

Deniz Feneri’nin Bosna’da yaşanan sel felaketi sonrası ulaştırdığı 5 tırlık yardım malzemesi 100 ton ağırlığında ve nakit değeri ise yaklaşık 1 milyon TL.

Bu yardımların en yalın anlamı, binlerce felaketzede insanın yüreğine dokunup “acınızı paylaşıyoruz, yalnız değilsiniz” demektir.

Deniz Feneri ve diğer yardım kuruluşlarımızın hepsi doğrudan insana hizmet için yola çıkmış, gönüller onaran müesseseler. Onları gözbebeğimiz gibi korumak ve desteklemek bir insanlık görevidir.

Sözün özü;

“Kim bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış olur.'' (Maide, 32)

 

[email protected]

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık