Bermal MELİK

DİALEKTİK ANLAYIŞ VE SEÇİM


Bermal MELİK
9 Şubat 2015 Pazartesi 11:24

Dialektik; karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir.
Değişimin ve hareketin sürekliliği düşüncesi bu aşamada diyalektiktir. Bugünün yarına çıkacağının, yarının bugünü yıkacağının ve bunun akıp giden bir süreç olduğunun bilincinde olmaktır.
Bir fikirden ya da ilkeden içerdiği olumlu ve olumsuz bütün düşünceleri çıkarma yöntemidir diyalektik. Duyulur ve görülür olandan, somut kavramlardan, nesnelerin fikirlerine ulaşma ve giderek bu nesnelerin ve bilgilerin değişmez ilkelerini ya da yasalarını bulgulama anlayışıdır.
Oluş ve değişim kavramları, diyalektik anlayışın temel kavramlarıdırlar.
Diyalektik; nedenin ve sonucun çelişki kavramıyla ve dolayısıyla karşıtlık kavramıyla bağlantılı olarak açıklanmasıdır.
Sözün özü; diyalektik, dış dünyada ve insan düşüncesindeki hareketin genel yasalarını inceleyen bilimdir.
Buraya nereden mi geldim?
Birbirinin karşıtı olan “iktidar” ve “muhalefet”ten.
İktidar, yönetimi elinde bulundurma ve devlet gücünü kullanma yetkisi, bu yetkiyi elinde bulunduran kişi ve kuruluşlardır.
Muhalefet, siyasette yönetme gücünü elinde bulundurmayan kişiler ve gruplardır.
Muhalefet belirli seçmen barajını aşmış ve parlamentoda halkı temsil eden ve sağlıklı siyasette iktidarın politikasını eleştiren ve farklı sunan kişilerdir.
Siyasetin temel taşları iktidar ve muhalefettir.
Demokrasinin en önemli ayağı ise seçimlerdir.
Bir ülkede seçim yoksa demokrasiden söz edilemez.
Ama seçim olan her ülke demokrattır da diyememeyiz.
Çünkü Arap Baharında bunun örneklerini gördük.
Ülke olarak bir seçim sürecine daha hızla girmeye hazırlanıyoruz.
Önümüzdeki seçim iki partiye kilitlenmiş durumda.
Neden iki parti?
Bu partilerden biri iktidarı elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi.
Diğer parti ise muhalefet olan parti, Halkların Demokratik Partisi.
Diğer partilere gelince, CHP Türkiye partisi değildir, MHP de Türkiye partisi değildir.
HDP de Türkiye partisi değildir. Ancak HDP Türkiye partisi olmaya soyunan bir partidir.
“Yeni yaşam” ve “Türkiyeleşme “ argümanıyla yola çıkan bir partidir.
MHP ve CHP kendini yenilemeyen eskiye direnen partilerdir.
Bu yüzden bu partilerin yürüyüş tarzı diyalektiğe aykırıdır.
Oysaki HDP de yenilenme var, reform var, çözüm sürecinde masaya oturacak ışık ve umut var.
Bu ülkenin yıllardır kanayan bir yarası, Kürt meselesi var.
Ve bu meselenin muhatapları ve tarafları var.
Bu tarafların en önemli ayağı olan İktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi, “çözüm süreci “ diye adlandırdığı ve gel-gitlerle dolu bir süreç başlattı.
Bu zaman zarfında önemli gelişmeler kaydedilmedi.Zamana yayılmaya çalışılan ve seçim sonralarına atılan bu süreçten adı dışında bir şey kalmadı.
Ortadoğu’daki gelişmeler ve Suriye’deki savaşın getirdiği Kobani direnişi rüzgarın farklı esmesini sağladı. Kobani direnişi bu anlamda bir milat ve çözüm sürecinin kırmızı çizgisi oldu.
Ancak bu seçimde kilit parti olan, çözüm sürecinin muhalefet ayağı olan parti HDP’ nin demokratik olmayan büyük bir baraj sorunu var.HDP baraj konusunda net olmalı.Barajı geçerse neler yapacağını, aşamazsa projelerin nelerini olduğunu açık ve net bir dille halkla paylaşmalı.
HDP çıtasını yükselterek riskli bir sürece girdiğini bilerek, aday adaylarını seçmede titiz davranmalı.


“Yeni yaşam” ve “Türkiyeleşme” tezine uygun adaylar seçilmeli.
Halkın saygı duyduğu kişiler aday olmalı, zafer işareti yapan, taş atan değil, halkın çıkarını esas alan, aydın, birikimli, politika üreten insanlar seçilmeli. Ancak bu şekilde başarı sağlanabilinir, baraj sorunu aşılabilinir.
Kürt hareketi büyük bedeller ödeyerek 21.yüzyıla özne olarak girdi.Bu bağlamda HDP oylarını yükselterek barajı aşacaktır.


Kobani’deki gelişmeler HDP’yi güçlendirdiği gibi, Yunanistan’daki sol dalganın Türkiye’yi es geçmeyeceğinin altını özellikle çizmek istiyorum.
Diyalektik yasalar doğa yasalarıdır. Onları hiçbir öznel güç yok edemez, değiştiremez, dönüştüremez. Söz konusu yasaların tümü, diyalektik olarak organik bir bağ içinde ve birbirine bağlıdırlar. Örneğin karşıtların birliği olmadan, her şeyin her zaman bir değişim içinde olması olası değildir.Bir olgu içindeki karşıtlıklar bir biri ile mücadele ederken, değişim kaçınılmaz olacaktır.Karşıtların savaşı değişimi, değişimde diyalektiğin diğer tüm yasalarını harekete geçirmektedir.Toplumsal ilerleme süreçleri de bu yasalar gereği hareket etmektedir.Karşıtların birliği yasasının zorlaması sonucu belli olgular kendi karşıtına da dönüşebilmektedir. Böylece karşıtların birliği yasasının sadece ileri değil geri vitesininde olduğunu da belirtmek istiyorum.
Zıtların birliği yasasının her olguda dayattığı, diyalektik yasa ; ya çözersin ya da çözülürsün yasasıdır.


Bu diyalektik yasa karşısında, büyük güç olmak ya da güçlü olmak fazla işe yaramıyor.


Önümüzdeki seçim sonucu, diyalektik yasanın bir kez daha kendini dayattığını gösterecektir.Karşıtların savaşı değişimi, değişimde diyalektiğin tüm yasalarını harekete geçirecektir.


Tarih bunun bir çok örnekleriyle doludur.

 

 


YORUMLAR
  • yorum2015-04-08 09:30:57özgür

    Süper bir yorum sizi tam destekliyorum Halkin bazini yoklayabilen gercekleri gören her pahasina yaizya düken sizin gibi yazarlara bu Halkin ihtiyaci vardir

  • yorum2015-03-19 04:00:34sma

    valla bacım...bayağı bdp reklamı yapmışsın.2019 da bdp den belediye başkanı olursun urfaya...

  • yorum2015-02-13 17:25:47serdar

    Dialektik yanlış bir kullanımdır. Doğrusu diyalektik olacaktır. İkincisi ise yazınız anlatım bozukluklarıyla dolu. Özellikle "MHP ve CHP kendini yenilemeyen eskiye direnen partilerdir." cümlesi tam bir facia olmuş. Eski olduğunu söylediğiniz şeyler eskiye direnmez. Tam tersine yeniye direnir. Biraz kitap okumanızı ve yazılarınızı yayımlamadan önce bir bilene okutmanızı tavsiye ederim.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık