Şeyhmus İDRİSOĞLU

DİYARBAKIR ZİNDANLARI (3)


Şeyhmus İDRİSOĞLU
20 Eylül 2012 Perşembe 00:10

 

Mahkemeden cezaevine getirilmek üzere mahkûmların "ring" adı verilen cezaevi aracına bindirildiği sırada, yazımızın başında belirttiğimiz sıradan  ve terbiyeli bir Kürt aile babası  olan tutukluyu  askerler boynundan sıkıca tutarak adeta sürükleyerek arabanın yanına getirdiler. Bir asker Adamın çenesini bir hışımla boğarcasına sıkarak çok kaba ve öfkeli bir sesle; "Adın ne lan ?"

Henüz sivil giysili olan baba : "Adlan" dedi.

Adlan'ı tuttukları gibi ringin içine fırlatıp kapıyı kapattılar.

Ring aracı diğer tutuklularla birlikte hareket edince Adlan elleri arkadan kelepçeli şekilde gösterilen yere oturmaya çalıştı. Oradan bir tutuklu genç "dayı gel buraya otur dedi"

Adlan gencin yanına oturunca.

Genç: "Dayı niye getirdiler" diye sordu.

O da tedirgin ve sıkıntılı bir sesle "Nerden bileyim oğul!" dedi. Birden herkes susuverdi.

Cehennem sıcağıyla yanan, her tarafı demir kaplı, ring aracı cezaevi önünde durduktan sonra, arka kapısı elinde bir liste olan asker tarafından açıldı. Adlan'ın ismini okuyup "sen aşağı in diğerleri kalsın" diye bağırarak Adlan'ı çekercesine arabadan aldılar, savsaklandı ancak kolunu tutan çekip çeviren askerlere tutunması sayesinde yuvarlanmaktan zor kurtuldu.

Adlan cezaevinde uygulanan dayak ve işkence olaylarını duymuştu. "Ama ben yaşlıyım bana karışmazlar" düşünce ve söyleminde yanıldığını er geç anlayacaktı. Şimdi gelelim Adlan'ın başına gelenlere…

Bir grup komando gardiyan ellerinde kalaslarla saldırırlar. Bu ceza evine ilk hoş geldin oldu Adlan için. Kaba dayak her mahkûma yapıldığı gibi tekme tokat, cop, kalas darbeleri altında ihtiyar bedeni birçok mahkûm gibi onunki de bükülür.

Adlan şoktadır; "ben nasıl bir cehenneme geldim yarabbi" derken bir emirle dayak olayı biter.İki gardiyan arasında, Yüzbaşı Esat Oktay'ın karşısına getirirler. Yüzbaşı Adlan'a çok kibar davranır. Geçmiş olsun dilekleri sohbet hal, hatır sorduktan sonra, Esat Yüzbaşı askerlere emreder "Adlan kirlenmiştir, arkadaşı banyolu odaya alın, sıcak suyla güzel bir yıkansın bakalım" diye emreder.

Komandolar Adlan'ı 36. Koğuş diye biline hücreye götürürler.

Hücrenin içersi diz boyu lağım doludur. Keskin sidik kokusu genzini yakarken "Allah Allah beni banyoya getirecektiler" diye düşünürken, "lan sen halen soyunmadın mı" diye bağırır biri.

Adlan'ı soyunmasına fırsat vermeden lağımın içine döve, döve sokarlar, kendisine vaat edilen banyo yaptırıldıktan sonra dinlenmesi için hücresine atarlar.

Sabah olunca aynı ekibi karşısında gören Adlan başına bugün ne gelecek diye düşünürken bir iki gardiyan yanı başında belirir.

Can hıraş bir şekilde bağırır biri;"Adlan kahvaltı yaptın mı lan!" Adlan "hayır" demesine fırsat vermeden. "Sana bu günkü kahvaltın bir tike kebap" deyip kuyruğundan tutukları ölü fareyi  dayak ata ata yedirirler.

Adlan hayallere dalmıştı, kendisine atılan suç terör örgütüne para yardımı yapmış, suçlanmasıyla evden alınışını, siyasi şubeye götürülüşü ve cezaevine getirilinceye kadarki serüveni düşünürken birden ekibin başı çavuşun ayağa kalk komutuyla derin düşünceleri dağılır.

Adlan'ın cezaevinin kurallarını her yeni gelen gibi görmesi için iki gardiyan kulaklarından tutup koğuşları tek, tek gezdirilir. Aklına bile gelmeyecek işkenceler yaparlar.

Her gün yeni bir koğuşla tanışırken yeni işkence çeşitlerini ve sistemini görür. Çavuş Adlan'a seslenir, "Bugün seni 3. koğuşa götüreceğiz"  "Üçüncü koğuşa doğru marş, marş!" komutuyla başına neler geleceğini bilen adlan titreyen ayaklarıyla yürümeye başlar.

3. koğuşa bir talimatla robot gibi dururken birden ikinci bir talimatla sıraya dizilmiş olan tutuklular "Ranza altı ol!" komutuyla birlikte adeta birbirlerini çiğnercesine yerlere uzanıp ranzaların altına girmeye çalışırlar.

Giremeyip ayağı, kolu, kafası dışarıda kalan tutuklular ranzanın altına saklanabilmek için birbirlerini tepeliyorlardı.

Eli ayakları dışarıda kalanları, eli kalaslı komandolar vuruyorlardı. Bağrışlar yeri göğü inletirken çavuş Adlan'a "sen bence burayı beğenmedin" deyip "hadi 5. koğuşa gidelim marş, marş" komutuyla yürümeye başlar.
Devam edecek..


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star