Şeyhmus İDRİSOĞLU

DİYARBAKIR ZİNDANLARI(4)


Şeyhmus İDRİSOĞLU
1 Ekim 2012 Pazartesi 10:37

Beşinci koğuşa geldiklerinde Adlan burada otuz kadar tutuklunun hazır vaziyette durduğunu görür.

Avurtları çökmüş gözleri yarı kapanık çukura gömülmüş bu mazlumlara içi acır. Hoş kendinin de onlardan pek bir farkı yoktur ya…

Çavuşun emriyle önce Atatürk'ün hayatı sonrasında ne kadar marş varsa "yüksek sesle oku " emri verilir.

 Marşların eksiksiz okunacağı emrini veren bu insanlara bahane hazırdır. "şerefsizler sizin sesiniz düşmüş dayak pozisyonu al"  denmesiyle kalaslarla dayak faslından sonra marş okunmaya devam edilir.

Adlan elli metrekare kadar bir alanda başını kaldırdığında yukarılarda sadece dua ettiği Allah'ını görmek ister. Duasını okur, gökyüzünden başka bir şey göremeden beklemeye koyulur.

Yanı başındaki tutukluların tümü sıfır numaraya vurulmuş dazlak kafaları ve çıplak ayakları ile bekleşmektedir.

Adlan sessizliğin ardındaki kıyameti hissedebiliyordu.

Gördükleri karşısında şoka girer...
"Bu da ne yarabbi" der kendi kendine.
Ayakta duran her tutuklunun eline bir tabak ve kaşık tutturulmuş.!

Yemek sırasına girmiş arkadaşlarına bakarken "şükür sıcak bir yemek yiyeceğim" derken, bakışları umutsuz ve çaresiz insanları görünce hayallerinin suya düştüğünü görecekti az sonra.

Bu arada komandolar havalandırmayı basar.
Tabaklara b.k doldurmasını emrettikleri tutuklulara, mahkûmlara servis yapılmasını emrederler. Tutukların tabaklarına b.k doldurup servisi yaparlar.

Bu arada tabağı dolu elinde kaşığı çömelmiş halde gelecek olan komutu bekler.
 "Yemeye başlayın!"diye komut verince, bir diğeri bağırarak:
  " Çabuk olun lan, tabağınızı bitirip temizleyin ve yerine bırakın emriyle son bulur.
Adlan'ı sonraki gün bir başka koğuşun havalandırmasına götürüyorlar. Plan önceden

Hazırlanmış. Adlan'ı beklemekte olan 150 kadar tutuklu var. Hepsinin kafası dazlak ve siyah elbise giydirilmiş. Vücutları cılız ve marazlı, yüzleri ürkek, bakışları sindirilmiş derin korkular içerisinde. Adlana soruyorlar "seni birçok koğuşumuzda dolaştırdık şimdi iki koğuş kaldı. Bir yakında toptan yok olacakların koğuşu, diğeri aynı şekilde onuru elinden alınmış tutukluların koğuşu. Hangisinde kalmak istersin?

Adlan; "toptan yok olacakların koğuşunda" der.
Bu isteğin ardından adlana coplar inip kalkmaya başlar. Ve koğuşa konulur. Sanki Allah'a sesini duyurmak istercesine bağırır en isyankar nidayla. "xuedeyooooooooooooooooooooo"
 
Artık korkuları cesarete dönüşmüş, durmadan bağırıyordu. "xuedeyoooooooooooooo" (Allahııııım)

Ve gün geldi baskılara karşı direnişler, ölüm oruçları, bedeni ateşe vermeler sonucu vahşete son verildi. Tutuklular ya topyekün ölüm ya onurlu yaşam deyip zincirleri kırdılar.
Adlan'a ne mi oldu? Kıyamete kadar sürecek bir kavganın içinde kendini buldu.    


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star