Mustafa GÜNEŞ

DOKUNULMAZLIK


Mustafa GÜNEŞ
12 Aralık 2012 Çarşamba 11:59

Dikkatli okuyucu, sosyolojik veya tarihsel konular dışında, güncel ve günlük politikalar hakkında yazı yazmadığımı fark etmiştir. Ancak bu “dokunulmazlık” konusu o kadar çığırından çıktı ki, biz de biraz “dokunma” ihtiyacı duyduk.

Bu konu Türkiye’de yıllardır hiç gündemden düşmediğinden, az buçuk ilgilenmiş olan hemen her kes ne olduğunu bilir. Gene de kısaca biraz bilgi verdikten sonra asıl konuya geçmenin daha faydalı olacağına inanıyoruz.

Dokunulmazlık; seçimle gelmiş temsilcilerin, temsil süresince, çeşitli devlet güçlerinin baskı ve müdahalesine maruz kalma korkusu taşımadan temsil görevini yapması için geliştirilmiş bir Anayasa güvencesidir.

Hangi ülkenin hangi şart ve sınırda dokunulmazlık hakkı tanıyacağı, sınırlarının neler olacağı o ülkenin kendi demokratik yapısı ve olgunluğu ile ilgili bir durumdur.

Genel olarak iki tür dokunulmazlıktan söz edilir. Biri, düşünce açıklaması ile ilgidir ki buna, “yasama sorumsuzluğu” veya “kürsü masumiyeti” denir. Yani, temsilcinin fikrini açıklamada tamamen özgür olmasını ifade eder.

İkincisi ise “yasama dokunulmazlığı”dır. Dokunulmazlığın bu türü temsilcinin, temsil süresince gözaltına alınamaması, soruşturulup yargılanamamasını ifade eder.

Bu hukuki koruma seçimden önce de başlamış veya devam etmekte olan yargılama işlemleri için de geçerli olup suçlanan parlamenter hakkındaki dosya, üyeliği bitirinceye kadar askıya alınır. Ancak üyeliği bittikten sonra kaldığı yerden devam edilir.

TC Anayasasında her iki tür dokunulmazlık da mevcut olduğu halde, hakkıyla kullanmak hiçbir zaman sosyalistlerle Kürtlere nasip olmamıştır. Fakat günümüzde Eski TCK’nin ünlü 141 ve 142 maddeleri yürürlükten kalktığından beri sosyalistler için -Kürt sorununa bulaşmadığı sürece- gündemden düştüğü halde, kendini Kürt diye tanımlayan temsilciler için halen çok fazla bir anlam ifade etmemektedir.

Her zaman “Demokles’in Kılıcı” gibi tepelerinde sallanmıştır.

ZAMAN AŞIMI

Halk arasında, özellikle muhalefet partilerinin de dokunulmazlık konusunu sürekli olarak gündemde tutması sonucu, sanki dokunulmazlığın sonsuza kadar sürdüğü gibi bir kanaat gelişmiştir.

Hâlbuki dokunulmazlık, parlamento üyesinin üyeliği süresince devam eder ve yargısal işlemi dondurur. Üyeliği bitince dosyası sanki o suç yeni işlenmiş gibi yeniden yargı gündemine alınır.

Kısaca üyelik süresince zaman aşımı işlemez. Dolayısıyla işlediği suçtan sıyırması gibi bir durum söz konusu değildir.

KÜRT PARLAMENTERLERİN DURUMU.

Yukarıdan beri anlattığımız bu hukuksal korumalar pratikte Türk veya Türklüğü içselleştirmiş üyeler için geçerlidir.

Anayasanın 14.Maddesi karşısında, kendilerini Kürt olarak tanımlayan parlamenterler, ancak üyelikleri sırasında hukuki korumadan faydalanabilirler. Seçim öncesinde başlatılmış 14 madde kapsamındaki her türlü yargı süreci devam eder ve her türlü “dokunulmaya” açıktırlar.

Nitekim mevcut tutuklu milletvekilleri bu hükme dayanılarak içeride tutulmaktadırlar.

Anlayacağınız gibi, 14.maddede sayılan suçlar her ne kadar “terör”le ilgili fiilleri tanımlıyor ise de, pratikte bunun her türlü Kürt haklarının savunulmasıyla ilişkilendirildiğini söylemeye gerek yok.

CÜZAMLI MİLETTVEKİLLERİ

Kürt vekillerin yasalar karşısındaki bu“alt sınıf” durumlarına ek olarak, bir de iktidarı ve muhalefeti ile bir bütün olarak parlamentonun onlara karşı takındığı “cüzamlı” muamelesi var ki, en yenilip yutulamayacak olanı bu tutumdur.

Neredeyse Meclisin tamamı onlarla toklaşmaktan dahi ya çekinmekte ya da husumet nedeniyle görmezlikten gelmektedirler.

Kuruluşundan beri TBMM ‘ne öyle milliyetçi ve şoven bir atmosfer hâkim kılınmıştır ki, “resmi ideoloji” dışındaki en ufak bir demokrat ve özgürlükçü davranış veya ifadeye tahammül edilmemektedir.

TBMM’nin bu konudaki sicili çok kabarık ve utandırıcıdır.

Geçmişte bizzat Süleyman Demirel’in teşvikiyle zamanın Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekillerine karşı Mecliste girişilen “linç” hareketleri ve ardından dokunulmazlıklarının kaldırılması; 1994’de Kürt Parlamenterlerin Meclis kapısında, polisiye deyimle “enselenmeleri” bu Meclisin tarihinden silinmeyecek kara lekelerden bazılarıdır.

BDP VE DOKUNULMAZLIK

BDP üyelerinin bu parlamentoya girdikleri günden beri,”soğuk sinir savaşı” biçiminde sürdürülen ve hiç gündemden düşürülmemiş olan “dokunulmazlık” tartışması, bu günlerde Başbakan tarafından iyice ısıtılmış ve artık “sıcak sinir savaşı”na dönüştürülmüştür.

Dokunulmazlıkların kaldırılıp kaldırılmayacağı veya kaç kişi için kaldırılacağını, başka hangi sıcak bir gelişmenin bu gündemin önüne geçeceğini şimdiden kesin olarak bilemeyiz.

Ancak ola ki “Meclis Gündemi”ne alınıp birilerinin dokunulmazlığının kaldırılması halinde, BDP’lilere bir öneride bulunmak isteriz.

Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır’a çekilip “sine-i millete” dönme ile ilgili bir girişimleri olmuş, ardından  hükümetin ,“açlık grevlerinde” olduğu gibi, gene “İmralı”yı devreye sokarak kararlarından döndürmüştü.

Bu kez, hangi nedenle ve kaç kişi hakkında dokunulmazlığın kaldırılma kararı verilirse verilsin, aynı tutumu sürdürmeyip, cüzamlı muamelesi gördükleri bu parlamentoda daha fazla kalmalarına gerek kalmadığını belirterek ;“toptan çekilme” kararı alıp, muhalefetlerini Parlamento dışında sürdürmelerinin daha uygun olacağı kanaatindeyiz.

Hele AKP’deki Kürt kökenli Milletvekillerinden bir manevra beklentisine girmek gibi anlamsız ve safça bir düşünceye hiç itibar edilmemelidir. Devşirme olarak yetiştirilmiş insanlardan böyle davranışlar beklemek abestir. Velev ki kırk yılda bir doğru davransalar bile…

Kimileri bu önerimizi “müzakere süreci”nin devamı için Mecliste kalmaları gerektiğini belirterek uygun görmeyebilir.

Onlara, bu “müzakere sakızı”nın konuyu sürüncemede bırakmaktan öte bir niyet taşımadığını, daha geniş bilgi için -zamanları varsa- bu yazının bitiminde hemen altta “yazarın diğer yazıları “ kutucuğundan “ÇÖZÜM NİYET(SİZ)İ” başlıklı yazımıza tekrar bir göz atmalarını tavsiye ederiz.

 

12.12.2012

Mustafa Güneş/URFA

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star