Şeyhmus İDRİSOĞLU

DÜNDEN BU GÜNE ÇAPULCULUK


Şeyhmus İDRİSOĞLU
10 Haziran 2013 Pazartesi 07:37

 

Türkiye’de yılardır bir "çapulcu söylemi söylenir durur. Nerede demokratik bir tepki oluşursa hemen ardından ”boş verin üç beş çapulcuya mı bapuç bırakacağız” kelimeleri damgasını vurur.

Araştırıp çapulcunun sözlük anlamını buldum.

Başkasının malını alan; yağma, talan eden kimse (talancı), yağmacı,  kendisine göre düşman toprağına at ile hücum edip yağma eden. Akıncı, yağmacı… Sözlük anlamı böyle. Ancak bu kelime daha çok işleri basite indirgemek, üstünden gelinebilecek mahayilette olduğu dikkate değer bulunmayan... bu şekilde sıralayabiliriz.

Sonra birileri bir kahraman adasıyla yeni bir şey bulmuş gibi ortaya çıktı  ‘’Kart Kurt’’ kelimesini uydurdu.  "Kürt’’ diye bir şey yoktur. ‘’Karda yürürken ayaklarından çıkan kart kurt seslerinden oluşmuştur’’  diyerek ötelemeye gidildi.  O zaman ayağı kayanlara kayanlar,  düşenlere ayrı bir isim vererek milletler yaratalım. Bu kimin haddine düşmüş. Bu başlı başına Yaratıcı'ıya saygısızlıktır.

Bu sözleri geçmişte; kafatasçı, ülke sevgisinden yoksun bir sürü insan söylemiş ve Kürtlerin varlığını kabul etmemiş, birde Türkiye Cumhuriyeti ‘nin 7.Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e ait… Ve 8. Cumhurbaşkanı Özal da her fırsatta ‘’dağda ki üç beş çapulcu bunlar’’söylemlerini dile getirerek bir halkı yok saymıştır.

Gelelim 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in sarf ettiği sözlere ; ‘’ ben Kürt meselesi diye bir mesele kabul etmiyorum onu kabul ederseniz Türkiye ‘yi bölersiniz.” Sanki ülke karpuz veya hıyarmış gibi düşünülüp sar f edilen bu sözleri anlamak mümkün değildir. İşte "kart kurt" dedik, üç beş çapulcu dedik, Kürt meselesini görmezden geldik, kafamızı kuma gömerek, ne oldu ülkeyi bu hale getirdik. Baştan itibaren barış söylemi geliştirilseydi her halde o kadar kan akmaz, gözyaşı dökülmezdi.

Ülke öyle bir hale geldi ki sıradanlaşıp; ordan beş, burdan on gitti. Misali spor tabelasına yazar gibi not tutuldu. Ne kadar üzücü. İnsan bu kadar ucuzmu. Ölüm öyle bir hal aldı ki sıradanlaştı.

Şehit verdikçe dağda insan avına çıkıldı, insanlarımız katledildi. Sanki başka ülkenin düşman askerlerini katlettiklerinden kelle elde fotoğraf çektirmelere kadar varıldı. Hep üç beş çapulcu görülen dağda ki insanımızdı. Ne yirmili yaşlardaki dağa çıkan gençlerin cenazeleri bitti ne askere gönderdiğimiz eli kınalı Mehmetçiğimizin cenazeleri bitti. Sonuç koca bir sıfır milyonlarca dolar ekonomik kayıp, gazetelerin yazdığına göre 17.500 faili meçhul, 50.000’e yakın  insanımız öldü, yani hep bizim çocuklarımızdı. Sonunda İmralı ile görüşüldü müzakere sonucu barış çabaları meyvesini verdi barış süreci başlatıldı.

Tarih tekerrür ediyor İstanbul’da Gezi Parkı olaylarına barışçıl ve çevreci bir grubun masumane eylemiyle başlayan Gezi Parkı olaylarını ülkenin gündemine oturtan olayların başlangıcına bir bakalım.

"Bunlar çapulcular bunlar üç beş C.H.P’li  kendini bilmez sokaklarda macera arayanlardır." Bu sözler, ülkede yaşayan her kesimi ülkenin hemen,  hemen tamamını sokaklara döktü. Halkın haklı taleplerini göz ardı eden liderler, diktatörlüğe doğru giderler. Yine hesaba almadıkları halkın tepkisiydi. Çünkü ülkemizde kimi olumsuzluklar herkesin malumu.  Halkın ekonomik problemleri, işsizlik, işten atılmalar. Partizanlık, ihalelere fesat karıştırma, içki yasağı Başbakan’ın’’ yüzde elli oy partime verilmiş istediğim kararı alırım’’  halkı hiçe sayması olaylara tepki verilmesine neden olmuştur.

Benzer bir söylem hatırıma geldiği,  M.H. P. Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Bursa’daki kurtuluş mitinginde yaptığı konuşma sırasında kalabalıktan “vur de vuralım öl de ölelim”. Sloganını Başbakan tepki göstermişti.

Fakat Başbakanın Fas dönüşü karşılayan taraftarları Atatürk Hava Limanında attıkları bu slogana bir bakalım “İZİN VER GİDELİM TAKSİMİ EZELİM”  Sloganına ne diyecek merak ediyorum. Mutlaka her şeyi dişe diş kana kan düşünmemek lazım. İtidallı, sağduyuyu, erdemli olmak insanlığın en güzel yanıdır.

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık