Ahin GÜNEŞ

DÜNYA UTANÇ GÜNÜ


Ahin GÜNEŞ
14 Mart 2012 Çarşamba 03:01
DÜNYA UTANÇ GÜNÜ (*)

Bugün kafamıza göre blog açıp yazı yazmayı, hatta sokakta bağıra bağıra konuşabilmeyi, hatta ve hatta abuk sabuk fikirler ortaya atabilmeyi çoğu insanın adını bile bilmediği, duyup da hatırlamadığı, ya da hatırlayıp da anmaya tenezzül etmediği sayısız insana borçluyuz. Bu insanların önemli bir kısmı, yakıldı, öldürüldü, işkence gördü, intihara zorlandı, tecrit edildi, sürgüne gönderildi. Hatta, çok sevdiğiniz bazı insanların düşünceleri, bu adamların attığı temeller sayesinde yükseldi.


Bir şey ispatlamaya çalışmıyorum; medeniyetin Lotus (Nilüfer) çiçeği gibi, bataklıkta, köksüz ortaya çıkmadığını anlatmaya çalışmak gereksizdir.
Yine de birkaç örnek vereyim: İntihara zorlanan Socrates, engizisyondan paçayı ev hapsiyle kurtaran Galile, onun kadar şanslı olmayan, kainatın sonsuz olduğunu ileri sürdüğü için kazıkta yakılan Bruno, sayısız yazar, Olof Palme gibi devlet adamları, Passolini gibi sinemacılar, gazeteciler, bilim adamları.

Medeniyetimizin tek kusuru doğru söyleyen, ya da en azından konuşma özgürlüğünü kullanan insanları yoketmekle sınırlı kalmadı. Kimi zaman toprak, kimi zaman para ve doğal kaynakları, kimi zaman da politik çıkarlar için kitleleri katletti. Nazilerin Yahudi katliamı, ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki katliamı, yine onların atalarının Kızılderili katliamı gibi.
Aslında örnek vermek istemiyordum. Herkesin üzerinde uzlaşacağı kişi ve olaylardan bahsettim. Gerisi tartışmalıdır -tartışmasız büyük utanç kabul edilecek sürüyle örnek de mevcuttur.

Beni en çok rahatsız eden gerçek, bugün bile, siyasi ya da maddi çıkarlar uğruna, gerçeklerin kabul edilmesine rağmen samimi bir utanç duymak yerine, yaşananların akla uydurulmaya çalışılmasıdır.
Türlü çeşitli insanlık suçu, katliam, cani, “ama..” diye devam eden cümlelerle, gerçekler kabul edilmiş olmasına rağmen, aklanılmaya çalışılmaktadır.

Bu yüzden, isimler üzerinde durmak gereksiz. Her ülke, toplum, zümre zaten “kendi şehitlerini” bir şekilde anıyor.
Öte yandan, bir ülkenin vatandaşı, bir dinin inananı, bir zümrenin üyesinden önce insan olduğumuzu, ya da korkarım olmamız gerektiğini, hatırlamamamız gerek.

Temelde insan olduğumuzun farkına varmak -ki bu kadar zor olmamalı- en azından insanlar arasındaki sorunların daha kolay çözülmesini, o insanların çözüm adına kendi devletlerine, mensubu olduğu sınıflara baskı yapabilmesini sağlayabilir.

Biraz naif olduğunu bile bile, UNESCO’ya -sanırım otorite onlardır- “Dünya Utanç Günü” belirlemelerini tavsiye ederim. Hep birşeyleri kutlayıp duruyoruz ama bence bu kadar çok kutlama yapamayacak kadar kötü bir mazimiz var. Bu günde, kabul eden insanlar sokağa dökülüp, 2 dakikalık saygı duruşunda bulunsunlar. Öyle korna filan çalınmasın. Mümkünse bütün ses ve ışık kaynakları dursun hatta. İnsanlar sessizlik, hatta karanlıkta, 2 dakika boyunca kendi babalarının, dedelerinin, onların babalarının kendilerine bıraktığı insanlık ayıplarını düşünsünler.
Slogansız; böğürüp, tükürük saçmadan.

Gün olarak iki ekinokstan biri seçilebilir; hafif bir sembolizm katılır.


.... / ....


Yukarıda okuduğunuz "DÜNYA UTANÇ GÜNÜ" isimli 2007 yılında kaleme alınmış bu makaleyi  http://www.barisatasoy.com/toplum/dunya-utanc-gunu isimli siteden alıntılayarak, siz okurlarımla paylaşmak için aldım..

Ne diyelim ki artık;

Gazetelerin sür manşetlerine aşağıdaki spot düştü

Mahkeme 2’si eylemci 1’i otel çalışanı 37 kişinin öldüğü Sivas katliamı davasını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına dayanarak, “insanlığa karşı suç” saydı. Ancak, 5 sanığın “kamu görevlisi” değil “sivil” olmaları yüzünden zamanaşımından, 2 sanık için de ölmeleri nedeniyle davayı düşürdü.
Bu tür katliamların ne ülkemiz de ne de Dünyanın başka bir ülkesinde yaşanmaması dileği ile biz de 'ZAMANAŞIMI KARARI HAYIRLI OLSUN' mu(!) diyelim...


Karar sizin, yorum sizin..

Ama ben, Bu tür katliamların ne ülkemiz de ne de Dünyanın başka bir ülkesinde yaşanmaması dileğinde bulunuyor. İnsanlık ayıbımız olarak tarhiteki yerini alacak olan Dünya Utanç Günü sayılması gereken bu katliamı yaşatanları ve zaman aşımına uğratanları lanetliyorum...
İnsanlık suçları, hangi dinden, hangi ırktan, hangi gruptan gelirse gelsin asla zaman aşımına uğramaz. Uğratılamaz..


Hayatı doğruları ve insanlık suçlarını lanetleyen herkese saygılarımla..






YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star