Mustafa GÜNEŞ

DÜNYAYI ÖLÇEN ADAM: ERATOSTHENES


Mustafa GÜNEŞ
26 Ocak 2013 Cumartesi 13:19

Dünyanın birbirini boğazlamakla meşgul olduğu günümüzden 2 bin 250 yıl önce, ömrünü insanlığın ufkunu açmaya, hayatını kolaylaştırmaya adamış bir bilim adamını anarak,  bu kör dövüşüne saplanmış halimize belki bir faydası olur diye paylaşmayı düşündüm.

İnsanoğlu,  çevresinin farkında olduğunu fark ettiği günden itibaren sürekli olarak gökyüzü ve Dünya’nın şekliye ilgilenip merak etti. Dünya’nın şekli hakkındaki merak, kesinleşinceye kadar hep gündemde kaldı.

Gökyüzü hareketleri ise, pey der pey çözülmesine rağmen açıklanamayan kısımları ile halen gündemdeki yerini korumaktadır.

Dünyanın yuvarlaklığı fikri, ilk defa, denize açılma ile insan zihninde uç vermeye başlamıştır. Çünkü bindikleri deniz taşıtları ile günlerce yol aldıkları halde, sürekli olarak önlerinde sınırlı bir deniz yüzeyinin göründüğünü ve bu görüntünün de bitmeyen bir tümseklik içerdiğini gözleyen bir takım meraklılar, dünyanın düz değil yuvarlak bir küre olması gerektiğini, çünkü eğer düz olsaydı denizin ve böylece Dünya’nın sonunun gözükmesi gerektiğini düşünmüşlerdi

Yuvarlaklık ile ilgili ilk düşünce Sümer ve Babil’de ortaya çıkmıştır. Özellikle Sümer Coğrafyasının okyanusa sahil oluşu, hem de dünya biliminin ilk geliştiği yer olması bakımından bu tür fikirlerin burada ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Daha sonra Yunanlı filozof ve matematikçi Pisagor, MÖ.500’lerde yuvarlaklık üzerine epey araştırma yapmış ve kendi kurduğu geometri teoremleri ile ispata çalışmıştır.

Ardından İskender’in başlattığı Helenistik Kültür hareketi sonucu bir “Dünya Bilim Merkezi” haline gelen İskenderiye’de bu tür araştırmalar yoğunluk kazandı.

ERATOSTHENES  (MÖ 273–192)

O zamanın bilim merkezi olan İskenderiye Kütüphanesinin Müdürü, matematikçi,astronomici, coğrafyacı ve haritacıdır. Hatta coğrafya terimini de ilk kullanan kişi olduğu söylenir. Önceleri Dünya ile Güneş mesafesini ölçmeye çalışmış. Nasıl bir metotla ölçtüğü hakkında bir bilgiye ulaşamadım.

Ancak bu mesafeyi 92 milyon mil olarak hesapladığı, günümüz tekniği ile yapılan ölçümün ise 93 milyon mil olduğu, yani yüzde birlik bir hata ile  ( 1,6 milyon km) hesaplamış olduğu kaydı mevcuttur.

Diğer yandan bir “Dünya Haritası” çıkarmakla uğraşırken yaptığı gözlem ve ölçümleri bir sisteme bağlamak gerektiğini görmüş, bunun sonucunda da ilk “paralel” (enlem) sistemini geliştirerek haritalarında uygulamıştır.”Meridyen”(boylam) sistemini de düşünmüş ancak o günkü bilim ve teknikle çözememiştir. Bu sistem bin yıllar sonra kurulabilmişti.

Bu uğraşılar sırasında, İskenderiye’den Güneye doğru inildiğinde Güneş Işınlarının giderek dikleşmeye başladığını fark edince bunu Dünyanın çevresini ölçmede kullanacağını düşünmeye başlar.

Nil Nehrini Güneye doğru izleyerek Güneş ışınlarının tam tepeden inip “gölgelerin sıfırlandığı”, şimdiki “Aswan Baraj”ının bulunduğu yerde Syene adındaki yerleşim birimini esas alır. Syene ile İskenderiye arasındaki mesafeyi ölçer: 514Mil ( yaklaşık 830Km) dir.

Sonra İskenderiye’de, Güneşin tam tepede olduğu anda yere çekül doğrultusunda bir çubuk diker. Çubuğun yere düşen gölgesinin boyunu dik üçgenin tabanı olarak kabul ederek tepe açısını ölçer. Bu açının yaklaşık 7,5 derece olduğunu görür.

Ondan sonra yapılacak olan basit bir orantı işlemidir:

Çember 360 derece. Mesafe, 830Km. Açı yaklaşık, 7,5 derece.

İşlem: 830/7.5 x360 = Yaklaşık 39.840 Km.

Dünyanın bu gün ölçülen kesin çevresi 40 bin km olduğuna göre hata miktarı 100 mil veya yaklaşık 160 km.

Evet. O günün imkânları ile inanılmaz bir isabet.

Yani, yazıyla izah edersek, iki şehir arasındaki mesafeyi çubuğun gölge açısına bölerek 1 dereceye rastlayan mesafeyi bulup 360 derece ile çarpmış.

Bugün bir ilkokul öğrencisinin yapacağı basit bir hesap gibi görülse de o günkü teknik bilgi ve imkânlarla bunu ancak onun gibi bir “deha” bulabilirdi.

Bununla da yetinmez, gene çemberi esas alarak çapını da 60 mil gibi bir hata ile hesaplar.

Bunun yanında özellikle denizciler, çizdiği haritaları meridyen sistemi bulununcaya kadar yüz yıllarca kullanmıştır.

81 yıl yaşamış ve bütün hayatını bilime adamış bu çok da tanınmamış bilgin, öldüğünde en ufak bir mal varlığı dahi yoktu.

Bilim tarihçileri dışında pek bilinmeyen, günümüzden yaklaşık 2 bin 250 yıl önce yaşamış ve ömrünü insanlığa adamış bu büyük bilgin Eratosthenes’i saygıyla anmak istedim.

 

 

Mustafa Güneş/URFA

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star