Mustafa GÜNEŞ

ESENTEPE PARKI VE AKP DİKTATÖRLÜĞÜ


Mustafa GÜNEŞ
18 Ekim 2013 Cuma 11:03

Diktatörlükler genellikle üç türlü olur.

Bir türü ve en yaygın olanı, toplumda efsane yaratmış bir kişinin abartılmış kişiliğiyle ya darbeyle ya da önceleri seçim, sonra tüm gücü ele geçirmesiyle ortaya çıkan diktatörlüktür. Diktatörlüğün bu türünde, her şey diktatörün iki dudağı arasındadır. İstediğini istediği biçimde yaptırır ve kazara da olsa, karşı çıkan cılız sesler bir gecede ortadan kaybolurlar.

Bunların en tipik örnekleri Hitler, Saddam, Kaddafi, İdi Amin ve bir takım Afrika ülkeleri diktatörleridir.

İkinci tür diktatörlükte ise ortada gene efsane bir kişilik vardır. Ama o kişinin efsanesi, mensubu olduğu siyasi örgütün yoğun propagandası ile topluma abartılı olarak yansıtılmış ve sonuç alınarak iktidar ele geçirilmiştir. Bu tür diktatörlüklerde “lider” kişi ortalıkta büyük afra tafralarla dolanır ve bütün iletişim araçlarının ana eksen konusudur. Ama işin özünde iktidarın büyük gücü onu abartarak topluma sunan “parti”nin elindedir.

O tür liderler diktatör gibi görünse de aslında “konu mankeni” olmaktan başka bir özellikleri yoktur. Bu türe örnek olarak da Beşşar Esat ve İlham Aliyev gösterilebilir.

AKP - ERDOĞAN VE KARMA DİKTÖTÖRLÜK

AKP ve Erdoğan ise üçüncü tip diktatörlüğün en iyi örneğidir. Başlangıçta masum bir seçimle mütevazı bir kişilik olarak iktidara gelen Erdoğan ilk iki döneminde hep kendisi önde, partiyse konu mankeni durumundaydı.

Ancak ikinci dönemin Ortalarında, tüm kamu kurumları teker teker ele geçirildikten sonra hem merkezde hem de taşrada, artık her bakanın ve parti ileri gelenlerinin kendi hinterlandında kural koyucu, otorite olmaya başladığı gözlenmeye başlanmıştır.

Bu ortak diktatörlük süreci şöyle başlar:

Önceleri en basit kararlar bile büyük diktatöre danışılırken, diktatörün ufak tefek işlerle uğraşmaması gerektiği telkin edilir, kendisinin memleketin büyük problemleri ile uğraşması gerektiğine ikna edilir. Giderek bu tür ufak tefek işlerden diktatörün haberi olmaz. Çünkü o çok büyük biridir ve memleketin önemli işleriyle meşguldür.

Son 6 yıldır ülkede gözlenen durum bu ve artık rejim “Parti-Lider Diktası” niteliği kazanmıştır.

ESENTEPE PARKI-BAKAN HAYATİ YAZICI VE FARUK ÇELİK

Esentepe Parkı’nın hikâyesini bilmeyen yoktur. Bizzat AKP’nin belediye seçimlerinde “park” olarak projelendirip ağaçlandırdığı bir alan olduğunu da bilmeyen yoktur.

Ama bir gün duyduk ki “eğitim alanı “adı altında ihale edilmiş. Ve tesadüfe bakın ki ihaleyi de Bakan Hayati Yazıcı’nın “dünürünün” sahibi olduğu bir firma kazınmış.

EĞİTİM ALANINDAN TURİZM ALANINA DÖNÜŞÜYOR

Geçmişteki uzun, Seri ve karmaşık prosedürü anlatmadan kısaca son gelişmeleri anlatalım.

Eğitim alanı olarak ihale edilen arazinin derhal, hem “inşaat katsayısını  yükseltme” hem de “eğitim ve turizm alanı”na dönüştürülmesi  için Belediyeye müracaat edilmiş,uzun tartışmalardan sonra “Belediye Meclisi” tarafından red edilmişti.

Ancak büyük ağabey Hayati Yazıcı, gelininin babasına yaptığı kıyağın geri çevrilmesine çok kızmış, Urfa’nın İthal Bakanı Faruk çelik’ten bu işi mutlaka çözmesini istemiştir.

Tam da Taksim Gezi Parkı olaylarına denk geldiği için mahalledeki heyecanın sönüp herkesin bu iş çözüldü dediği bir süre beklenmiş, konu tekrar Belediye Meclisi’nin gündemine alınmış ve bayrama birkaç gün kala, herkesin bayram kargaşasında olduğu bir zamana denk getirilerek tekrar “jet hızıyla” “eğitim ve turizm alanı “ olarak değiştirilmesi sağlanmıştır.

Kısaca Belediye Meclisinin burnu sürtülerek tükürdüğü yalatılmıştır.

Böylelikle oraya 33 katlı olduğu söylenen bir otel yapma yolu açılmıştır.

HAC REKORTMENİ FAKIBABA GENE KAÇIYOR.

Ellerini bu kadar çabuk tutmalarının nedeni, bu alanın belediye seçimlerinden sonra "Karaköprü Belediyesi" sınırlarına dahil edilecek olmasıdır.

Çünkü Karaköprü Belediye Başkanı bu katakulliye karşıdır ve olumsuz görüş belirmiştir.

Bu arada Fakıbaba’nın neden bu kadar çok “umre” ve “hac” ziyareti yaptığını merak edenlerin merakını giderelim:

AKP ne zaman Urfa’da bir katakulli yapmak istese karşı duramayacağını, gücünün yetmeyeceğini anlayan Fakıbaba, hemen ya umre ya da Hac ziyaretine kaçmaktadır.

Yoksa bir memleketin Belediye Başkanı neden bu kadar çok Hac ziyaretlere gitsin ki?

SONUÇ

1-Esentepe Parkı, Urfalıların AKP’ye kilitlenmiş olduğunu, ne yaparsa yapsınlar oylarının değişmeyeceğini bilen Bakan Hayati Yazıcı ile abisinin ricasını kıramayan Faruk Çelik tarafından Yazıcı’nın dünürü Mehmet Cevheri’ye ikram edilmiştir.

Başbakan’ın haberdar olup olmadığını bilemiyoruz. Ama geçmişteki o kadar olaya rağmen haberdar olmadığına ihtimal veremiyoruz.

2-Aynı şahıs daha önce de amcası ve ailesinin siyasi gücünü kullanarak “Askeri Garnizon”un karşısındaki yeşil alana iki adet “Halı Saha” yapmış ve halen faaliyet halindedirler. O zaman da birkaç kişinin homurtusu dışında Urfa’dan tık çıkmamıştı.

3-Ne hikmetse bu konuda yapılan bunca eyleme, yazıya TV ve gazete haberlerine rağmen, bu her yeri muvazaa ve fesatla malul ihalenin durumunu merak eden bir devlet ve yargı görevlisi çıkmadı.

Bu durumu bile  parti-kişi diktatörlüğüne en iyi örnek olarak göstermek mümkündür.

4-Bu konuda tek umut “Urfa İdare Mahkemesi”dir.

Umarız korktuğumuz gibi henüz  “adaletin tuzu” da kokmamıştır.

Bayramınız kutlu olsun.

 

18.10.2013

Mustafa Güneş/URFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star