Mustafa GÜNEŞ

ESKİDEN BEREKET VAR MIYDI?


Mustafa GÜNEŞ
1 Eylül 2014 Pazartesi 07:50

Biri size,”eskiden xêr (hayır) bereket vardı.Eskiden insanlar bir birine karşı daha saygılı,samimi , daha yardımcı ve daha iyilik severdi.Şimdi zaman bozulmuş.Nerede o eski günler…”Derse;

-Onun yeteneklerine zinhar inanmayın, güvenmeyin ve zekâsına güvenip bir işe kalkışmayın. Çünkü onun yaşadığı anla ilgili hiçbir bir fikri yoktur. Asla geçmiş dışında, yaşadığı an ve gelecek hakkında bir düşüncesi, analizi ve muhakemesi yoktur.

-En sıradan sorumluluk, karar verme ve inisiyatif kullanmayı gerektirecek bir görev vermeyin.

-Tercih ettiği siyasi hareketi ciddiye almayın. Tuttuğu takımı tutmayın. Tutuyorsanız, mümkünse takımınızı veya siyasi çizginizi değiştirin.

-En basit bir konuda dahi fikrini sormayın, hiçbir beyanını ciddiye almayın.

Yaşadığı an hakkında hiçbir fikri olmadığı gibi gelecekle ilgili hiçbir gözlemi de yoktur. Aslında sırf geçmişe takılı kalıp yaşadığı için, onun anı ve geleceği de yoktur.

Onu aydınlatıp gerçeği göstermek için harcayacağınız enerjiyi bir şempanzeye dil öğretmeye harcasanız daha iyi sonuç alırsınız.

Çünkü geçmişe özlem çeken, yaşadığı anı ve geleceğin imkânlarını takdir edemeyen birinin an ve gelecek hakkında hiçbir umudu yoktur. Ya da başka bir deyişle, gelecekle ilgili hiçbir yetenek ve umudu olmayan kimseler ancak geçmişe takılı kalır, geçmişle ve geçmişe özlemle teselli bulurlar.

BOŞUNA ZİHNİNİ AÇMAYA ÇALIŞMAYIN

Onunla hiçbir tartışmaya girmeyin. Hele bu belirttiğim durumlar hakkında zihnini açmaya, bu günün ve geleceğin iyi, geçmişin yoksulluk, yoksunluk, hastalık ve sefalet olduğunu izaha çalışmayın. Doğruları öğretmeye kalkıp boşuna nefes ve enerji tüketmeyin.

Zira tarih bilinci olmayan, geçmişle bu günü mukayese etme yeteneği bulunmayan birini ikna etmeniz mümkün değildir.

Mesela eskiden;

-Çiçek, verem. kolera veya kızamıkla binlerce insanın çocuk ve genç yaşlarında öldüğünü, oysa şimdi bu hastalıkların kökünün kazındığını,

-Trahomdan kör olan sayısız insanları,

-Kimsede bir vantilatör alacak kadar para olmadığı için üç tarafı kapalı hayatlı odalarda misafirleri serinletmek için çocukların onlara havlularla yelpaze yaptığını, oysa bugün hemen her evde klima veya en azından vantilatör bulunduğunu,

-Hayatlı evlerde Bazrakıların (sümüklü böcek)sabaha kadar avluda izler bıraktığını,gece karalığında tuvalete gidenlerin onlara çatur çutur bastığını,

-Rüzgâr ters yönden estiğinde, bütün hayatı ve odaları basan tabık (kanalizasyon) kokusunu,

-Urfa sıcağında insanların bir tas buzlu suya hasret çektiğini,

-O koca şehirde topu topu 4 Willys Jip ve 5 taksinin bulunduğunu,

-Yoksulluktan hapishanelerin tavuk ve yumurta hırsızlarıyla dolup taştığını,

-Bir zamanların karanlık şehri unvanına sahip Urfa’nın şimdilerde ışıl ışıl parladığını,

-Geçmişteki faşist ve zorba devletin, yetersiz de olsa, günümüzde artık demokratik devlete doğru evirildiğini,

-Toplumun yüz karası o iğrenç oğlancılığın artık kökünün kazındığını,

-Her mahallede ancak bir ya da iki okur-yazar bulunabildiğini, köylerde ise ancak dört beş köyde bir tane bulunduğunu,

-Eğitilmiş yüz binlerce gencin geçmişteki cahil, kaba ve ufuksuz gençlerden daha saygılı ve daha dürüst olduğunu,

Kısaca bunun gibi daha bir yığın mahrumiyetin bu gün artık adının bile geçmediğini,

Velhasıl geçici duraklamalar ve sapmalar dışında, geleceğin her zaman geçmişten aydınlık ve ileride olduğunu hatırlatmaya ve üzerinde düşündürmeye kalkışmayın. Çünkü geçmişe takılı kalmış, yaşadığı çevredeki imkânların körlüğüne saplanmış fikirsiz ve muhakemesiz birine bunu anlatmanız mümkün değildir.

Ve son olarak, sis siz olun, geleceğin geçmişten ve hatta bu günden her zaman daha aydınlık, daha medeniyet ve refah vaat ettiğini aklınızdan çıkarmayın.

Kısaca siz, aydınlığa ve geleceğe bakın. Bırakın onlar geçmişe hasret çeke çeke nöbetlerini savsınlar.

 

1.9.2014

Mustafa Güneş/URFA

 

 

 

 

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık