Şeyhmus İDRİSOĞLU

GECİKMİŞ YAZI:


Şeyhmus İDRİSOĞLU
22 Mayıs 2012 Salı 21:37
Sevgili dostum Mustafa güneşin taraf gazetesine gönderipte yayınlamadıkları bu “GECİKMİŞ” Yazısını kabul buyurursanız kendi köşemde yazmak istedim. Beğeneceğinizi umuyorum.

Rahatladın mı, Kürtlüğünden ve sana Kürtlüğünü hatırlatan Kürt BDP’lilerden nefret eden Sayın Baran su? Bize “keklik” le ilgili biraz vikipedik bilgi verebilir misin?
Evet, “oooh işte bu kadar!” dedin mi Sayın Baran su? Burun dediğin böyle sürtülür. Zamana ve cemaate uymayıp sana ezilmişliğini, bin yıllık “bındest”liğini (tam da unutmaya/unutturmaya çabalıyorken, tam da göze girmişken), yedi sülâlenin Arap-Türk-İslâm kılıç/dipçikleri altında ufalanmışlığını hatırlatan küstah ve edepsiz Kürtçülerin, “BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE NAMUS VE ŞEREF” lerinin testten geçirilmesi ne kadar hoştu değil mi? . Altan Tan’ın da artık sana karşı süngüsü epey düşmüştür.
Ya siz Sayın Yıldıray Oğur? Seksenine dayanmış Şerafettin Elçi’nin BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE namusunun sınanması anında, kadim ve Kıdemli Faşistimiz Cemil Çiçek egosunun orgazm doruklarını izlerken siz de ona katılıp tadını çıkardınız mı?
Siz ne dersiniz Sayın Uslu? Mensubu olduğunuz camia, bu anarşi ve terör hamilerinin “biber gazı” harcatmadan BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE karizma pestilleşmesine uğratılmalarına çok sevinmiş midir?
Ve siz Yasemin Hanım? Üfleye üfleye Asteriks, pohpohlaya pohpohlaya Saddam kırmasına dönüştürdüğünüz Başbakanın, haddini bilmez Kürt ileri gelen mümessillerinin BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE burunlarını sürttürme “ya da” kırma operasyonunu izlerkenki zevkini “telepatikman” paylaştınız mı?
Siz ey “Anadolulu Türk ve Kürtlerin” Türkleş(tiril)miş Rumelili “müneffiri” Altınok! Aysel Tuğluk’un BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNÜDE namus ve şeref sunumundan sonra artık yazılarınızı okumasına izin verecek misiniz?
Bin yıllık Sosyalist-devrimci Ertuğrul Kürkçü, BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE “ehlîleştiğine” göre, gün gelecek “liberal”leşeceğine de olan inancınızı Kekeç-Nagehan ikilisine de ilettiniz mi, Sayın Kütahyalı?
Ve evet, siz Sayın Ahmet Altan! Bu müfrit ve müşrik Kürt Mümessillerinin BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE namus ve şereflerinin TÜRK MİLLETİNİN VARLIĞINA ARMAĞAN edilmesiyle; önemli, kutsal ve “YÜCE MECLİSİMİZİN” , Dünyanın en demokrat Meclisi olarak Kürtlerin bütün haklarının vereceğini ve “kirli savaş”ın sonlanıp “koslayla” temizleneceğini garanti altına aldınız mı?
Ve ey “taraf”ın BERTARAF OLMAMAK İÇİN “TARAFTAR”LAŞMIŞ KİMİ BÜYÜK YAZARLARI! Şimdi size soruyorum:
Bu haddini bilmez kan ve savaş müsebbibi Kürt Mebuslar, “umumî arzu ve istek üzerine” BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ÖNÜNDE “namus” ve “şeref”lerini munisçe emrinize amade ettiler değil mi?
Niye ettiler? 
Ülke huzura kavuşsun, gerçekten demokratik, sivil ve cedit bir Anayasa hazırlansın, akan kan dursun ve illâ da Cemil Çiçek’le NEO-SADDAM’INIZIN megalo-egoları doyunsun diye.
Şimdi naçizane kendi ileriye yönelik düşündüklerimi aktarayım:
68 Kuşağındanım ve size 40 yıllık kazıklanmışlık pratiğimle diyorum ki; dağ hiçbir halt doğurmamış, hatta gaz bile çıkarmamıştır.
Hepiniz de çok iyi bilisiniz ki şu ”it ürür, kervan yürür” tavrındaki rakipsiz, rah-ı Saddam’da ve Osmancık hayalli muktedir Başbakan ile dayandığı kitle tabanı, hiçbir zaman ülkedeki “öteki” etnikleri doğal ve demokratik anlamda tatmin edecek bir Anayasa hazırlamayacaktır. Bu devlet ve her konumdaki uzantıları asla Kürtleri avutacak, insanları dağdan indirecek bir çözüm üretmeyeceği gibi önümüzdeki birkaç yüzyıl daha ülke kronik Kürt Meselesini konuşacaktır.
Tersi olursa, kuşkunuz olmasın, aynı açıklık ve şartlarda özür dileyeceğim.
Ama eğer dediğim gibi olursa sizin dileyeceğiniz özür, tüm Dünyanın ve BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN ÖNÜNDE o insanların düştüğü durumun vebalini ve burukluğunu sırtınızdan kaldırmaya yetmeyecektir.
Son olarak size sesleniyorum Sayın Altan! O insanlara cebren dayatılmış bu tanımsız ve anlamsız yemin zulmünü izlerken neler hissettiğinizi ve içinizden geçirdiğiniz ”keşke” leri lütfen bir yazınızla bize de aktarır mısınız? 
Bunu özellikle sizden istiyorum; çünkü güvendiğim öyle bir vicdanınız var ki onu siz bile gargaraya getiremezsiniz. 1.10.2011

Mustafa Güneş /URFA

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star