Duygu SUCUKA

Gel Köyümüze Geri Dönelim


Duygu SUCUKA
16 Eylül 2013 Pazartesi 15:55

Zeliha A. Şanlıurfa’nın merkeze bağlı Ağızhan Köyünde yaşayan bir göçer ailenin beş çocuğundan birisi. 2010 yılı 17 Eylül günü Karacadağ’da yaptığımız bir çalışmadan Urfa’ya dönerken, ekip arkadaşlarımla birlikte ziyaret etmiştik kendilerini. Çadırlarında bizi ağırlayabilmek için paralanmışlardı adeta.

 

Zeliha o zaman küçücük bir kız çocuğu idi. Babaları Eyüp A., kızlarının ders durumlarının iyi olduğunu, bu çocukları okutmak istediğini söylemişti. Zeliha da parlak bir öğrenci idi ve geleceğe umutla bakıyordu. Öyle ki, gerektiğinde koyunla uğraşan, çobanlık yapan, gerektiğinde ders çalışan, okulu önemseyen çocuklar bunlar. Ama okuyabilmek için, okula devam edebilmek için eğitim sorunlarının katlanarak arttığı çocuklar aynı zamanda bunlar. Zeliha, kardeşleriyle birlikte, taşımalı eğitim çerçevesinde başka köyde eğitim alıyorlardı.

 

Yıl 2013. Zeliha ilköğretimi bitirdi, Urfa’da Abdulkadir Göncü Anadolu Lisesini kazandı ve bugün okula başladı. Erkek kardeşi de İmam Hatip Lisesine girdi. Zeliha için kalacak yer sorunu çıktı ortaya. Milli Eğitimin kırsaldan gelen öğrenciler için pansiyonları var ama yeterli değil. Kendi imkânlarıyla barınak bulması ise maddi açıdan zorluyor aileyi. 

Devlet, bilhassa kırsaldan gelen çocukların, hele ki kız öğrencilerin okutulması için elinden geleni yapıyor. En azından biz öyle biliyoruz. Ama örnek ortada. Şimdi Zeliha ne yapsın? Urfa’da akrabalarını bulup orada mı kalacak yoksa köyüne geri mi dönecek?

 

Diğer bir seçenek köylere servis hizmeti olabilir. Ancak 30-35 kilometre uzaktaki bir köyden servisle gelip gitmek kolay iş değil. O servis diğer köylere uğruyor, çocukları toplayarak-dağıtarak gelip gidiyor. Bunun yağışı var, karı var, kışı var. Yani eğitimi aksatacak her koşul mevcut.

 

Burada anlatmaya çalıştığım sadece Zeliha değil, Zeliha’nın durumunda olan tüm kırsal kesim öğrencileridir. Sadece göçerlerin çocukları değil, uzaktaki köylerden gelen tüm köy çocuklarıdır. Bu sesi duydunuz, Zeliha’yı bir yurda yerleştirdiniz diyelim. Ya diğerleri, sesi duyulmayan diğer mağdur çocuklar? Hepsini birden yerleştirme olanağı olmayacağı için onların sesini duymamaya devam mı edeceksiniz?

 

Güneydoğum Derneği olarak göçerlerle ilgili birçok çalışmamız olduğu için göçer sorunlarını yakından bildiğimi ve o sorunların çözümü yönünde uğraş verdiğimizi söyleyebilirim. Önemli bir üretim kesimi olmalarına rağmen özellikle çocuklarını okutamamaktan yakınan göçer ailelerinin çocukları kesintisiz eğitim hakkından da yoksunlar. Mayıs ayında yaylaya çıkıp Ekim-Kasım ayında indikleri için yılın en az 2-3 ay ders göremiyorlar. Bu durumun telafisi için oldukları yerlerde çadır okullar kurulmasını önerdik ve o doğrultuda çalışmalar da yapıldı. Fakat sonuca gidilemedi, uygulamaya geçilemedi. Aynı durum tüm kırsal kesim tarım işçisi çocuklar için geçerlidir. 

Eğitimi önemseyen bir anlayışla, kırsal kesim çocuklarının kesintisiz eğitim almasının ve kırsaldan gelen öğrencilerin barınak ya da servis sorunlarının ciddi manada üzerinde durulması gerekir. Ki Zeliha ve Zeliha gibiler başarılarından vazgeçip köylerine dönmesinler.

 

16.09.2013

duygusucuka@hotmail.com


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star