Osman GEREM

HAK İLE BATILI BİRBİRİNE KARIŞTIRMAK.


Osman GEREM
16 Mayıs 2015 Cumartesi 04:23

HAK İLE BATILI BİRBİRİNE KARIŞTIRMAK.

Günümüzün hayret verici derecede gafil ve safdil Müslümanlarının, haksızlık ve ahlaksızlık yolunda kullanan, bu millete maddi ve manevi her türlü zulmü reva gören hainleri sevmek, övmek ve onlara taraftar toplamak ise çektiğimiz bunca belaların birinci sebebidir.

Milyonlarca insanımızı fakir, fuhuş, içki ve kumar bataklığında boğan, batılılaşma adına İslami ve insani bütün değerlerimizi batıran çağdaş firavunların ve onların izinde giden mason ve münafıkların  cehennem depolarına sığmayan zulüm ve günahlarını, sırf onların birtakım göstermelik hayık ve icraatlarını bahane ederek bağışlayıp baş tacı ederken… Beri tarafta hayatını Hakkın hâkimiyetine ve insanlığın saadetine adamış Allah erlerine çoğu uydurma, kusur ve hataları yüzünden düşman kesilmek şeytanları bile utandıracak bir ruh sefaletidir.

Bu memlekette gerçek dinsizler, masonlar ve komünistler bir köyü dolduramayacak kadar azınlıkta oldukları halde gayretsiz Müslümanların yersiz ve gereksiz korkaklıkları, rahata ve rehavete menfaate düşkünlükleri sebebi ile onlara taraftar olması yüzünden küfür ve zulüm cephesi çoğunluk kazanmakta ve beşeri sistemler sonucu hep “Batı kulübü batıl partiler” iş başına getirildiğinden, resmen azınlık durumuna düşürülen Müslümanlar devamlı ezilmekte, gerici ve yobaz diye horlanmakta, en tabii insan hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılmakta.

Böylece “Eğer siz emri bil maruf ve nehyi anil münkeri terk eder ve hatta tam tersine hareket ederek kötülükleri ve kötüleri sever ve savunursanız Allah bunun peşin cezası olarak en şerli ve en zalim olanlarınızı sizin başınıza musallat edecek, sizi zillet ve esarete düşürecek, artık en haklı ve en hayırlı isteklerimiz ve müracaatlarımız ile devlet kapısından geri çevrilecek ve Allah katında da dualarımız asla kabul edilmeyecektir.” Hadisinin hakikati ortaya çıkmaktadır.

Hâlbuki mü’minlere “iyilik, ibadet ve takva üzerine yardımlaşmaları, hakta ve hayırda yarışmaları emredilmiş sonu zulüm, haksızlık ve hayâsızlıkla bitecek işlere ve kişilere asla taraf olmamaları bildirilmiştir.

Çünkü “Her kim güzel ve hayırlı bir işe aracılık ve taraftarlık ederse onun da sevaptan hissesi vardır. Her kim de kötü ve zararlı bir işe aracı ve yardımcı olursa oda o günaha ortaktır. Allah elbette her şeyi gözetip karşılığını verecektir.”

Her bir insan dinine ve namusuna karşı olmamak şartıyla ancak kendi nefsine karşı yapılan haksızlık ve saygısızlıkları affedebilir, bu fazilet sayılabilir. Fakat milyonlarca insanın maddi ve manevi hukukuna tecavüz eden, millete ve memlekete hıyanet eden mason ve münafıkları bağışlamak ve hoş görmek ise en büyük cinayettir.

Evet, Nemrutlar, Firavunlar ne kadar adi ve aşağı ise onları omuzlarında taşıyan ve alkışlayanlar onlardan daha sefil ve suçludurlar.

Zulmü alkışlayan ve hak ile batılı bir birine karıştıranların acı akıbetlerini haber veren şu ayetle sözümüzü bitirelim.

“Bu dünyada kendisine tabi olunan batıl liderler ahret azabını gördüklerinde, aldatıp peşlerine taktıkları kimselerden alakayı kesip uzaklaşırlar. (Bunun üzerine) batıla uyanlar “Ah keşke bir kere daha geri dönmemiz mümkün olsaydı da bizi dünyada aldatıp sapıtan ve burada bırakıp uzaklaşan kimselerden bizde alakayı kesip uzak dursaydık” diye hayıflanırlar. Böylece Allah (c.c) işledikleri bütün amellerini hasretler (üzüntü ve pişmanlık kaynağı) olarak onlara gösterecektir. (Yani ömür boyu işledikleri hayırlı amel ve ibadetleri, batılı ve zulmü desteklemelerinin günahına kefaret olarak yetmeyecek üzüntü ve pişmanlık içinde kıvranacaklardır.”


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık