Hayat ve ölüm üzerine…


1 Aralık 2012 Cumartesi 23:11

Kimbilir neleri erteliyoruz yaşadığımız her günün, her anın
kıymetini bilmeden. An gelir ölümle yüzleşince, pişmanlığımızla yaşamaya devam
etmenin ağırlığı basar ruhumuzu…

Hayatın doğum kadar gerçeğidir ölüm, yaşamın sonu, bitişi,
gerçekten hayale geçişi gibi. Bugün var olan hayatımıza dahil olan,
görebildiğimiz konuşabildiğimiz, dokunabildiğimiz, yarın sadece geçmişte kalan
hayal gibidir. Yaşanmış, tükenmiş bir ömrün arkasında bıraktığı anılardır
geriye kalan. Hatırlandığında bazen tebessün, bazen üzüntü, bazen öfke, bazen
pişmanlıklar bırakır geride kalanlara…

Ölüm bize yapmak isteyip de yapamadıklarımızı, gösteren en
acımasız gerçektir. Geri dönüşü olmayan zamanın akıp gidişi gibi… Bir hayat
düşünün 70 yıldan fazla süren,kimbilir nelere şahit oldu. Tarih hayatın kendisidir.

Bu hafta halamı kaybettim. 70 yaşını aşmış, ciddi sağlık
sorunlarına rağmen, hayat dolu, uzun yıllar eve bağımlı yaşamak zorunda
olmasına rağmen, güncel olaylarla ilgili bir ömrün nihayete ermesiyle
yüzleştim. Ailede kaybettiğim her kişi benim, için köklerimin toprak olmasıdır.

Ertelenmiş her iş an gelir pişmanlık yaşatır. Benim de
pişmanlıklarım olmuştur. Halamla söyleşi yapmayı planlamıştım. Hayatının her
evresini yaşadıklarını aile akraba komşu toplum kısaca Urfa’yı tarihi geçmişi,
her yönüyle bir kadının gözünden
irdeleyecektim. Başaramadım çünkü erteledim ertelediğim ve hiç yapamayacağım
bir son yaşadım… Ölümün bu kadar yakın
olacağını düşünmedim. Ertelediğim halamla söyleşim, hayatım boyunca pişmanlık,
duyarak yaşayacağım bir ders verdi.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star