Osman GEREM

HAYATI YAŞANABİLİR HALE GETİRMEK.


Osman GEREM
13 Ocak 2013 Pazar 10:50

HAYATI YAŞANABİLİR HALE GETİRMEK.

 

Bir mütefekkir: "Bize hayatı, hayat geçtikten sonra öğretiyorlar." diye sızlanır. Aynı ıstırabı duyan bir şair de bunu şöyle ifade eder:

 

"İnsan yaşar şu dünyada: Evvela, "Şunu sevdim, bunu sevdim." diye ömrü (çocukluğu) sevmekle geçer. Sözde olgunlaşır, ondan sonra, "Şunu yaptım bunu yaptım." diyerek ömrü (gençliği) saymakla geçer. İhtiyarlıkta tanır dünyayı; "Kahpe dünya!","Hey gidi dünya!","Yalan dünya!" diyerek ömrü sövmekle geçer..."

 

Peki bunun doğru olanı ne? Ortası hangisi? Sonunda "ah, vay, eyvah" dememek için neler yapılmalı, nasıl yaşanılmalıdır? Ömrümüz, en kıymetli sermayemiz olduğuna göre onu nasıl değerlendirmeliyiz, ondan daha çok nasıl istifade edebiliriz?

 

Bu çok önemlidir. Çünkü, hayatımızın dörtte biri nasıl kullanılacağı bilinmeden çocuklukla, son dörtte biride yani ihtiyarlığımız da gücümüz, kudretimiz tükendikten sonra geçiyor. Acaba geride kalan kısmını tam bilip değerlendirebiliyor muyuz?

 

Çünkü asıl tehlike; Hakk'tan gelip Hakk'a dönen insanın, hayatını gafletle geçirmesidir. Gafletten, delaletten, şekavetten kurtuluşun yolu Rabbimiz şöyle beyan buyuruyor: "Benden size yol gösteren (kitap ve peygamber) gelir de, kim benim kitabıma ve peygamberime uyarsa, o, (dünyada) sapmaz, (ahirette de ) bedbaht olmaz." (20 Taha, 123) Sapmamanın, bedbaht olmamanın yolu; kitap ve sünnete uymaktır.

 

"Gerek erkek, gerek kadın her kim mü'min olarak iyi bir amel işlerse, muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzeliyle ecirlerini muhakkak vereceğiz." (16 Nahl, 97).

 

"Hayırda yarışın, hayır işlere koşmaya ve onlarda acele etmeye bakın." (2 Bakara, 148) "Rabbiniz'in mağfiretine yarışın." (57 Hadid, 21). Bunun manası, "Rabbiniz'in mağfiretini gerektiren şeye koşun." demektir. Rabbimiz'in mağfiretine ancak, taatte, iyiliklerde yarışanlar kavuşur: "Hayır yarışlarında öne geçip kazananlar; işte onlar (Allah'a) yakın olanlardır." (56 Vakıa, 10-11) Hayır yarışı, Peygamberlerin adeti ve ahlakıdır: "Onlar, hayır işlerinde koşuşurlar, yarışırlar." (21 Enbiya, 90)

 

"İşte O'na (peygambere) iman edenler, O'nu ta'zim edenler, O'na yardım edenler ve O'nunla birlikte indirilen (Kur'an'a) tabi olanlar, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir." (7Araf, 157)

 

Peygamberimiz'de şöyle buyuruyor: "Güzel işleri yapmak, kişiyi, kötülüklere düşmekten  kurtarır."

"Sizden her kim, iffet ve namusunu, dinini, malıyla korumaya muktedirse, yapsın(korusun)!"

 

Hayatı değerlendiren ve ebedileştiren, ebedi alemi kazandıran hususları ayeti kerime ve hadisi şeriflerden açık açık öğrenmiş oluyoruz. Meşhur alimlerden İmam Şarani Hazretleri de bunu şöyle ifade ediyor: "Bizim yolumuz yedi esas üzerine kurulmuştur:

 

1-Allah'ın Kitabı'na sarılmak,

2-Peygamberimiz'in sünnetine uymak,

3-Helal yemek,

4-Kimseye eza ve eziyet etmemek,

5-Günahlardan sakınmak,

6-Tevbeye devam etmek,

7-Bütün yaratılmışların hakkına riayet etmek."

 

Hayat; insana tanınmış en büyük fırsattır, en güzel şekilde değerlendirilmelidir. Bir insanın hayatından daha değerli birşeyi yoksa o hayatın da kıyameti yoktur. Yani hayatı değerlendiren şeyler, ömür içinde yapılan güzel işler ve hayırlı hizmetlerdir, ibadetlerdir, ulaşmak istenen büyük hedefler ve ideallerdir.

 

Hayatlar değerini, yoluna baş ve emek konulan yüksek gaye ve davalardan aldığı gibi, ölüme şeref ve seçkinlik kazandıran vesileler de, yolunda nefeslerin tükendiği, malların harcandığı, canların verildiği mukaddes davalardır. Öyleyse Allah yolunda geçmeyen bir ömrün, Allah yolunda feda edilmeyen bir canın ne kıymeti olabilir? İnsanı büyüten  ve kamilleştiren husus; ideallerinin büyüklüğü ve davasına bağlılığıdır.

 

Mevcut şartlar içerisinde yapılabilecek şeyleri yapmayanların ve bugünü değerlendiremeyenlerin, yarın için yapabilecekleri birşeyleri yoktur ve yarınlardan da herhangi birşey beklemeye hakları yoktur. Yarını elde edebilmek için bugünü iyi değerlendirebilmek şarttır.

 

Salih amellerle donatılmayan ve İslam'la kuşatılmayan bir hayatın, şeytanın istilasına uğrayacağı açıktır. Çünkü İslam'ı yaşamayan insanlar, fıska ve günahlara, şeytanlara açık yaşarlar. Her durumda şeytanın oyuncağı olabilirler. Şunu da unutmayalım ki, sadece günahları terketmek yetmez, emredilen ibadetleri de yerine getirmek zorundayız. Çünkü günahlar haram olduğu gibi, emredilen şeyleri yapmamak da günahtır. İslam, bizden gayret ister, çalışma bekler. Boş sözler ve kuru vaadler, ispatlanmamış iddialar bizi kurtaramaz... İmanın aydınlığında, İslam'la donanarak şuurlu bir hayat sürelim...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star