Osman GEREM

HELALDEN KAZANMA VE HELAL YOLDA HARCAMA


Osman GEREM
2 Aralık 2012 Pazar 12:30

HELALDEN KAZANMA VE

HELAL YOLDA HARCAMA ADABI.

 

İnsanın en başta gelen vazifelerinden biri helal dairede yaşamak, helal kazanmak ve helal yolda harcamaktır. Allah bizi imtihan etmek için bazı şeyleri haram, bazılarınıda helal kılmıştır. Fakat helal dairesini o kadar geniş tutmuştur ki, harama girmeye ne ihtiyaç, ne de  mecburiyet vardır. Sonra haram daireyi mayınlı bölge gibi tehlikelerle doldurmuş, helal daireyi de meyvelerle dolu güllük gülistanlık bir bahçeye döndürmüştür. Bir çok emir ve yasağı da sırf bizim iyiliğimiz, dünya ve ahired mutluluğumuz için koymuştur. Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurdular:

 

“ey insanlar! Şüphesiz ki Allah “Tayyib” tir (temiz, güzel ve hoştur) bu yüzden güzel ve hoş olan (Tayyib) şeylerden başkasını kabul etmez. Allah mü’minlere de peygamberlere emrettiği şeyleri şöyle buyurdu:

“Ey Rasüller! Helal olan şeylerden yiyin ve Salih ameller işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı pekala bilirim.” (Mü’minun, 51)

 

Bir başka ayette de:

 

“Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helal ve hoş (Tayyib) olanlarından yiyin .” (bakara, 172)

(Rasülullah devamla) şöyle buyurdu:

 

“bir kimse (Allah için) uzun bir yolculuğa çıkmıştır. Saçları darmadağınık, toza toprağa bulanmış bir vaziyette ellerini semya uzatarak: “ Ya Rabbi! Ya Rabbi!... diye dua eder. Halbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, (kısacası) kendisi haramla beslenmiş olursa böylesinin duası nasıl kabul edilir?” (müslüm, zekat)

 

“mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını, yalan yemin ve şehadet ile yemeniz için o malları hakimlere (reislere, yetkili idarecilere, mahkeme hakimlerine el altından) vermeyin.” (bakara, 188)

 

“yerde sizin için geçim vasıtaları yarattık.” (15 hicr, 20)

 

“namaz bitince yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin.” (62 Cuma, 10).

 

Bu ayetler bize helal ve temiz rızıkları kullanmamızı, haram yollara, haramlara başvurmamamızı, yeryüzünde birçok helal ve geçim vasıtalarının bulunduğu, yeryüzüne dağılıp Allah’ın lütfundan bunları istememizi emretmektedir.

 

Haramlardan kaçınmak gibi helal kazanç sağlamak da farz bir emirdir. Hadis-i şeriflerde şöyle buyrulmuştur:

 

“En faziletli amel helal kazançtır.” (münavi, F. Kadir)

 

“en temiz ve üstün kazanç, kişinin elemeği ve hertürlü dürüst alış-verişten kazandığıdır.”

 

“helali aramak cihattır.” (4) (manevi, a.g.e)

 

“helalin ne olduğunu öğrenip onu kazanmaya çalışmak her müslümana vacip (gerekli)dir.”

 

“Ey insanlar! Allah’tan korkunuz ve (dünyalığı) isteme hususunda mutedil olunuz (her türlü aşırılıktan ifrat ve tefritten sakınınız). Çünkü rızkı gecikse bile tamamını almadıkça hiçbir nefis ölmeyecektir. O halde (rızık talebinde) Allah’ tan korkunuz. Ve (dünyalığı) istemekte mutedil olunuz. Helal olanı alınız ve haram olanı terk ediniz.” (ibni mace, ticaret)

 

Hadis, dünya malını ve rızkı elde ederken mütedil olmayı, yani talepte (çalışmada, istemede, kazanmada) kusur etmemeyi ve aşırı hırsa da kapılmamayı, bunu meşru ve helal yoldan kazanmaya çalışmayı emretmektedir.

 

Yüce kitabımızda Allah Teala’nın faizi batıracağı, sadakaları arttıracağı(Bakara 276) bildirmiştir. Hadis-i Şerif’de ise ancak helal maldan verilen sadakaların kabul edileceği şöyle ifade edilmiştir:

 

“Kim helal kazancından bir hurma kadar sadaka verirse ki, Allah, helalden başkasını kabul etmez, Allah o sadakayı kabul eder. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi adına ihtimamla büyütür.”

 

“Canım kudret elinde olan (Allah)’a yemin ederim ki, haram yoldan mal kazandıktan sonra kişinin onu harcamasının kendisine hiçbir hayır ve bereketi yoktur, verdiği sadaka kabul edilmez. O maldan geriye kalan da onun ancak cehennemdeki azığı olur. Allah o kötülüğü kötülükle yok etmez (aksine) kötülüğü iyilikle yok eder. Pisliği pislikle gidermez.”

 

“Helal (rızık) aramak dini yükümlülüklerden bir farzdır.”

“Şüphesiz Allah Teala, helal rızık arama yolunda kulunu yorgun düşmüş görmekten hoşlanır.”

 

Ayeti kerimede de şöyle buyrulmuştur:

 

“Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez. Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’tan korkun.”

 

Hz. Peygamber şöyle uyarmıştır: “Öyle bir zaman gelecektir ki, kişi malını helalden mi, haramdan mı elde ettiğini önemsemeyecek.”

 

Esas mesele para kazanmak değil, helal kazanmak olmalıdır. Haramda hayır yoktur, bereket yoktur. İbrahim Ethem Hz.leri: “Midelerine girenlerin helal mi, haram mı olduğunu araştıranlar iman bakımından yükselirler. Kazançlarının helalliğini düşünmeden dünyalık peşinde koşanlar ise önce mide fesadına uğrarlar. Sonrada huzurları kaçar manen yükselemez, alçalırlar. Ne ibadetlerinin, ne de yaptıkları iyiliklerin zevkine varabilirler.”  Abdullah b.Ömer (r.a): “Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çivi gibi, olsanız da haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetleri kabul etmez.” demiştir. Abdullah b.Abbas da, “Kursağında haram lokma olan kimsenin ibadetini Allah kabul etmez.” demiştir.

 

Sehl (r.a.): “Haram lokma yiyenin azaları bilsin bilmesin, istesin istemesin, isyan eder. Yediği helal olan kimsenin de azaları kendisine itaat eder ve hayırlı işleri yapmaya muvaffak olur.” demiştir.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık