Her insan bebek doğar


12 Temmuz 2011 Salı 14:08
 
 
Her insan bebek doğar militarist baskın düşünceyle asker olmaya zorlanır.  Zorunlu askerlik hizmetini yapmaya karşı Vicdani Retçi  erkekleri askerlik yapmaya zorlayan koşullardan ne kadar haberdarız. İşte bunlardan biri İnan SUVER…
Askerlik yapmak istemediği için cezaevinde tutulan Suver ve benzer vakalara emsal teşkil eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden AİHM geldi.
 
Madde 41’e göre, Mahkeme Ermenistan’ın Bay Bayatyan’a 10.000 Euro (EUR) manevi tazminat ile giderlerinin karşılığında da 10.000 Euro tazminat ödemesine karar vermiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, zorunlu askerlik hizmetini kabul etmeyen Ermenistan'lı vicdani retçi Vahan Bayatyan'ın hapis cezasına mahkum edilmesini 9. maddenin ihlali saymıştır. Bu kararı yorumlayan Av. Davut Erkan: "Hasılı, bu kararla birlikte, vicdani retçilerin hapis cezası ve benzeri cezalara mahkum edilmeleri durumunda, bu müdahalenin tek başına "din, düşünce ve vicdan hürriyetini ihlal ettiği" ileri sürebilir. Başka bir deyişle vicdani retçilere verilecek herhangi bir hapis cezası sözleşmenin ihlali olacaktır. Bu karar karşısında sözleşmeye üye devletler dini, vicdani, ahlaki ya da politik gerekçelerle zorunlu askerlik hizmetini reddeden ve alternatif silahsız hizmet talep eden vicdani retçilere bu imkanı tanımak durumundadır. Aksi; (Türkiye'nin çok yapmadığı şey değil ama) sözleşmenin ihlali olacaktır."

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi üye devletler bakımından bağlayıcıdır. TC Anayasasının 90. maddesi gereğince de yasalarla Uluslararası Sözleşmeler çatıştığında sözleşme uygulanır.

Mahkeme daha önceki kararlarında AİHS 4. maddesinin 3-b hükmünün üye devletlere zorunlu askerlik hizmeti konusunda seçim hakkı tanıdığını belirtmekte idi. Vicdani ret hakkının tanınmamış olmasını

Mahkeme din, düşünce ve vicdan hürriyeti ile zorunlu askerliğin dayandırıldığı toplumsal yarar arasındaki çatışmada bu sefer bireyin hakkını ön planda tutmuş ve müdahale tarihine denk gelen somut koşulları dillendirerek "demokratik bir toplumda gerekli" olma kıstasının olaydaki müdahalede gerçekleşmediğine hükmetmiştir.
Emsal teşkil niteliğinde sayısız dava olmasına karşın hala içeride tutulan psikolojik rahatsızlığına karşın GATA ‘ya sevki bir türlü yapılamayan  Vicdani Retçi İnan Suver’in sevki nihayet yapıldı.
Vicdani Retçi İnan Suver, mahkeme-cezaevi-hastane döngüsünde yaklaşık bir yıldır hiçbir
suç işlememesine rağmen kapatılmış vaziyette. Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, vicdani red gerekçesiyle hapse atılan Vahan Bayatyan'a verilen mahkumiyet kararı nedeniyle Ermenistan'ın ifade, inanç ve düşünce hürriyetini ihlal ettiğine karar vermesi Türkiye'deki vicdani retçilerin de durumu tekrar tartışılır kılıyor.

Şu an İzmir Buca Cezaevi'nden GATA'ya sevki yapılan  İnan Suver'in durumu, hem de AİHM'in son kararı ışığında vicdani retçilerin geldiği noktayı, İnan Suver'in VİCDANİ RETTİNİ AÇIKLAYAN MEKTUBUNDA

"...askere çağırdınız gelmedim mecbur ettiniz sonunda 2001 yılının 23 temmuzunda geldim. silah vermediniz, nöbette tuturmadınız, bir kac kere iştimaya girdim isede sonradan sıkıcı buldum girmedim ona da ses cıkarmadınız. fakat ben yinede kaşınıyordum sizce. firar ettim. yakalandım kaşıdınız. askeri ceza evi adı altında işgencehanelerinizde 7 ay kaldım...tam 8 yıl 2 ay 13 gündür kaçağım.
...sözümün özü sudur komutanlar. ben vicdani red hakkı diye bir bilgiye sahip oldum. onu kullanıyorum... Öldürmektense ölmeyi tercih ediyorum. ben burdayım, buyrun.." diyor

 
 Bir taraf da asker olmaya zorlayan sisteme karşı öldürmeye silah kullanmaya karşı Vicdani Retçi olanlar diğer taraf da devletin savunmaya silahlanmaya harcadığı bütçeyi eğitim sağlık v.s kıyaslayabilir misiniz? Sizce hangisi öncelikli olmalıdır.





YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star