Recep KOÇAK

Her Öğünde Bir Patates


Recep KOÇAK
26 Haziran 2013 Çarşamba 10:07

Türkiye bir aydan beri Gezi Parkı üzerinden başlatılan ve içerisinde iyi niyetli, duyarlı insanlar var olsa bile, epeyce karanlık elin de müdahil olduğu olayları konuşuyor.

Kamu mallarına verilen zarar, esnafın kırılan camı çerçevesi ve satıştan uğradığı zarar bir yana, ülke imajının uğradığı kaybın haddi hesabı yok.

Türkiye Gezi Parkını, Taksim’i ve “duran adam”ları konuşurken Suriye’de zulüm devam ediyor. Ölü, yaralı ve ülkesinden göç etmek zorunda kalanların sayısı artık insan yüreğinin kaldıramayacağı boyutlara erişti.

Şanlıurfa’da 60 Sivil Toplum Kuruluşu’nun bir araya gelerek oluşturduğu Suriye’ye Yardım Platformu’nun Başkanı Osman Gerem ve Belediye içerisinde Suriye için oluşturulan yardım komitesinin Başkanı Adil Saraç, Başkan Yardımcısı Yusuf Mert İstanbul’da konuğumuz oldular.

Önce Ankara’da bir dizi temaslar yapıp sonra İstanbul’a gelen heyet üyeleri, Deniz Feneri Derneği’ni ziyaret ederek Platform aracılığıyla Suriye’ye gönderilen yardımlarda önemli bir payı bulunan derneğin Başkanı Av. Mehmet Cengiz’e bir teşekkür plaketi verdi.

Perşembe akşamı Hilal TV’de yayınlanan Deniz Feneri programına stüdyoda ve Bizim Radyo’da Cuma akşamları yayınlanan Yarım Elma programına da telefonla katılan Osman Gerem ve Adil Saraç Beyler çok önemli bilgi ve kesitler paylaştı.

Şanlıurfa’da bulunan Suriye’ye yardım platformu aracılığıyla 120 Tırlık yardım ulaştırılmış Suriyeli mazlumlara. 90 Tırlık kısmını Suriye içine ulaştıran Platform, 30 Tırlık yardımı ise Türkiye içindeki muhacirlere ulaştırmış.

Devletin hazırladığı kamplar dışında kalan Suriyelilerin yüzde 47’lik kısmı Şanlıurfa’da misafir ediliyormuş.

Platformun emektarları Şanlıurfa içerisinde meskûn 2500 Suriyeli aileye doğrudan ulaşarak yakın takibe almışlar.

Heyet üyeleri, bütün yardım kuruluşlarını ve hayırseverleri acilen gıda, giyim, çocuk maması ve ev eşyası konusunda yardıma çağırıyor.

Adil Saraç, Türkiye içerisinde misafir edilen Suriyelilerin sayısını, istatistiki verilerini araştıran bir uluslararası kuruluşun temsilcisini kovduklarını anlattıktan sonra şöyle dedi: “Suriye’de devam eden katliamın durdurulması için yeteri kadar çaba sarf etmeyen, yardım konusunda ayak sürüyen söz konusu kuruluşların sadece veri toplaması can sıkıcı.”

Tellebyad’daki bir kampa yardım götüren Osman Gerem ve arkadaşları gördükleri manzara karşısında şoke olmuşlar. Aşevinden bir traktöre yüklenen kazanlarla dağıtım noktasına götürülen yemeklerin dağıtımını izlemişler.

Aileleri temsilen yemek almaya gelen kişilere, “Aileniz kaç kişilik?” sorusu soruluyor ve alınan cevaba göre ailedeki her fert için bir tane haşlanmış patates konuluyormuş. O günün menüsü haşlanmış bir tek patatesten ibaretmiş.

Gerem, yemeği dağıtan görevlilere durumun ne zamandan beri böyle olduğunu sorduğunda, “Günlerden beri sadece ekmek vardı, katık yoktu. Bugün katık verebilmiş olmanın sevincini yaşıyoruz” cevabını almış.

Şanlıurfa’dan bir esnaf şunu anlatmış Gerem ve arkadaşlarına; ”Gelen dilenciye yardım etmek istemediğimizde ‘Allah versin!’ deriz. Bu, yanlış bir karşılıktır, biliriz ama yine de bazen boş bulunup bu karşılığı verdiğimiz olur dilencilere. Geçenlerde Suriyeli bir kadın, kucağında bir çocukla geldi. Ben de boş bulunup ‘Allah versin’ dedim. Kadın durdu ve yüreğime kurşun gibi işleyen şu sözleri söyledi; “Allah bize bela verdi, size gönderdi. Şimdi de siz bizi tekrar Allah’a gönderiyorsunuz!’”

Hatırayı nakleden esnaf bu cevabın ağırlığı altında hâlâ eziliyor ve Suriyeliler için elinden gelen çabayı gösteriyormuş.

Osman Gerem’den son bir hikâye;

Suriye’den gelmiş yüksek tahsilli bir muhacir bir toplantıda şunları söylemiş: “Allah bizi savaşla imtihan ediyor. Ülkemizde on binlerce insan bu savaşta şehit oldu. Milyonlarca insan evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Yüzbinlerce insan da yaralı, gazi.. Sizden silah istiyoruz aslında ama vermiyorsunuz. Bari ekmek verin. Hayatta kalmamız için ekmek de mi veremeyeceksiniz!”

Suriye’ye Yardım Platformu’ndan dostlarımız, “Ensar ve muhacirin hikâyelerini okuruz, gözlerimiz yaşarız. Şimdi Allah bize ensar olmak sorumluluğunu yükledi. Okuduğumuzda duygulandığımız kardeşlik hikâyelerini gerçekleştirmenin şimdi tam zamanı” dediler.

Şanlıurfa’da 30-40 kişilik muhabbetli bir ekiple Günyüzü Derneği’ni kuran ve göz yaşartıcı güzellikte çalışmaların altına imza atan Osman Gerem, aynı zamanda Deniz Feneri Derneği’nin Şanlıurfa Temsilcisi.

İyilik yolunda koşan, ter döken, kırık gönülleri onaran ve muhtaçların yüzlerini güldüren bütün güzel insanları selamlıyorum. Allah, yâr ve yardımcıları olsun.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık