Osman GEREM

HİÇ BİR DERTTEN ÖLMEM Kİ.


Osman GEREM
5 Eylül 2012 Çarşamba 08:13

HİÇ BİR DERTTEN ÖLMEMKİ.

 

Bizim köyde kara Yusuf diye biri vardı, bu zatın birçok beceri ve hüneri vardı.

Ayni zamanda hobi olarak da keklik beslerdi. Bu zatın hasan ve Hüseyin adında

iki torunu oldu gelini ikisine birden bakamıyordu kara Yusuf dede torunlarına

bakmak zorunda kaldı. O bebelere o kadar güzel bakımını yapıyordu ki dillere

destan oldu.

 

Ne analar, ne nineler öyle bakım yapabilirlerdi. Bu beceriyi keklik beslerken

öğrenmişti. Bu çocuklar büyüdüler, delikanlı oldular. Ahde vefa olarak dedelerini

hacca gönderdiler. İşte bu kara Yusuf biraz sarısı yani yapan karasıdı.

 

Komşu köyde de birde kara Ahmet lakaplı biri vardı. Kara Ahmet’te Habeşi

siyahtı yani tam kara. Kara Yusuf amca derdi ki ben hiçbir dertten ölmem ki, kara

Ahmet’in bana kara Yusuf demesinden ölürüm. Halbuki ben onun yanında kar

gibi beyazım derdi.

 

O kara Yusuf dede torunlarına dadılık yaparken annelerin sütü yoktu. Yokluk

içindeydiler. Hasan’ın sütü bizim sarı inekten, Hüseyin’in sütü de diğer komşunun siyah inekten geliyordu.

 

Her gün unutulmadan sütler gönderiliyordu. Bu kadar fakir ve zaruriyet içinden

olan kara Yusuf köyün en sevilen insanıydı. Çünkü herkese söyleyecek bir sözü

vardı. Bazen birileri ona bir şeyler anlatmaya çalışırken o anladığı dilden cevap

verirdi. Derdi ki siz bana keklik deyin yeter. Ben  kekliğin kanatlarının

desenini, gagasının kınalı olduğunu bilirim. az ve öz anlatın. Az ve öz konuşma sanatını

taa o günlerde bizlere öğretirdi.

 

işte kara Yusuf’u öldürecek tek bir derdi vardı. Bugünün modern çağda

bir eli balda, bir eli yağda olan insanlarımıza bakın ve bir dokunun onu öldürecek

bin ah işitirsin. Eyvah ki ne eyvah.

 

Kızılderililerin yurdunu işgal edip katliam yapmak suretiyle yok eden Japonya’nın

Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombasıyla sadece insanları değil hayvanları

da, bitkileri de katliamını yapanlar sudan bahanelerle Irak’ı işgal edip binlerce

Müslüman’ı katleden, işkence eden, binlerce namusu kirleten vahşi yaratıklar aynı

bahanelerle Afganistan’ı da işgal eden ABD’nin imajı yerlerde sürülünce nefret

duyguları yüzde doksanları aşınca Siyonist lobiler devreye girdiler.

 

Dedesi Kenyalı Hüseyin bilmem ne Obamayı getirdiler. Müslüman halklara da

umut verdiler. Biri gizli Müslüman dedi, birileri Bush’tan bin kat iyidir dedi. Bazı

sloganlarla Müslümanların duygularını yüzde ellilerin altına indirdiler. Ne değişti

ABD politikalarında katliam, zulüm, gözyaşı devam ediyor. Uyan ey Müslüman

ABD’de ne değişti. Size izah edeyim:

 

Eskiden devlet başkanı beyazdı. Dışişleri siyahtı. Şimdi devlet başkanı siyah

dışişleri beyaz işte fark bu.

 

 

Zalimden merhamet beklemekte zulümdür. Demokrasi insan hakları hepsi hikaye

aldatmaca aracıdır. Batı medeniyeti diyenler saf Müslümanlar batı medeniyeti

olmaz. Onların düzenleri şeytani ve nefsidir. Bütün kötülükler şer güçleri onlarda

çıkar. Pislik içinde yüzenler işleri güçleri kendi pisliklerini başkalarına da bulaştırmak, kendilerine benzetmektir.

 

Firavunlar, nemrutlar, ebu cehiller bölgesel zalimlerdi. Herkes kendi bölgesinde

zulüm yapardı. Günümüzdeki zalimler küresel zalimlerdir. Şöyle başınızı kaldırın

bakın, yeryüzünde nerde ızdırap, nerde gözyaşı, nerde zulüm varsa bu küresel zalimleri görürsünüz.

 

Rabbimiz hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerimde zalimlere karşı bizleri uyarırken ve

buyuruyor ki:

“Zalimlere yanaşmayın, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka

( dost yardımcınız ) yoktur. ( O’dan da) göremezsiniz.” (Hud süresi 113)

Sakın ha kalbinizin ibresi zalimlere hafif de olsa meyletmeyin sonra onların

zulmü size dokunur.. Feryat figan edersiniz size yardım edende olmaz.

 

Evet iste kara Yusuf  amca dut ağacının altında bizlere bir çok hikaye anlatırdı. Can kulağı ile dinlerdik hiç bitmesin isterdik.bunlardan bir tanesini azda olsa anlatayım.

Derdi ki üç yaratığın hiç dostluğu olmaz  Bir yılanın dostluğu, iki akrebin dostluğu, üçüncüsü gavurun dostluğu, derdi.ihanetleri ile ilgili hikayeler anlatırdı bizlere.

Domuzdan post gavurdan  dost olmaz ata sözünü söylerdi.

 

Örnek mi istersiniz mavi Marmara barış gemisinin tamamen insani yardım taşıyan barış gönüllüsü 9 insanımızı şehid eden bu caniler kendilerinin kurmuş olduğu komisyonda suçsuz görüldü. Üstelik bu operasyona katılan askerlere cesaret madalyası verdiler. A.B.D bu rapora destek mahiyetinde açıklamalar yaptı. Peygamberimiz (S.A.V ) ‘’bir hadisinde şöyle buyurur.

(Bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle düzeltin. Buna gücünüz yetmezse diliniz ile düzeltmeye çalışın.Buna da gücünüz yetmezse, kalben buğz edin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.)

 

Evet bu münkirlere zalimlere buğz edebiliyor muyuz kardeşler. Hangi dertten öleyim ki dert bir değil ki. Müslümanların vurdum duymazlığından mı, umursamazlığından mı. İmamesi kopmuş tespih taneleri gibi dağılmışlığına mı gayesiz, davasız, hedefiz oluşlarından mı zulümlere tepkisiz duyarsızlığından mı menfaat perestliğinden mi virgül gibi eğilip yerlere sürüldüğünden mı

hangisinden öleyim.

 

Ne güzel büyürmüş HZ.ALİ (R.A) Haksızlığın önünde eğilmeyiniz, Hakkınızla beraber

Şerefinizi de kaybedersiniz.şerefle izzetle itibarla yaşamak dileğiyle.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık