Bermal MELİK

İmralı Süreci


Bermal MELİK
30 Mayıs 2013 Perşembe 17:19

"Arap Baharı Kürt Rüzgarı " başlıklı yazıda,Ortadoğu'da değişen dengeler ve Türkiye 'nin içinde bulunduğu savaş sürecinde Türkiye'nin ne yapması gerektiğini yazmıştım.
Bu yazının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti.Bu süre zarfında Türkiye' de ve Ortadoğu da çok şey değişti.
2011 yılında Türkiye'nin hedefi PKK 'nin askeri yöntemlerle bitirilmesi ve işlevsiz hale getirilmesiydi.Kürt sorunu varmı yok mu tartışması sürerken Kürt sorunu yavaştan Kürdistan sorununa dönüşüyordu.Ve beklenen oldu , Kürt sorunu Kürdistan sorununa dönüştü.
Türkiyenin bu hedefi (askeri yöntemlerle ) tutmaması ve gerçekleri görmesi üzerine Türkiye bir dönüşüm yaşadı.AK Parti Hükümeti ,Irak Kürdistanı ile ticari anlaşmalar yapmaya başladı.Bütün bunlar yaşanırken Suriye'de ciddi sorunlar cereyan ediyordu. Türkiye yanıbaşında yaşananlar sonucunda , Esad ordusuna karşı tavır aldı. Esad'a olan muhalafet teorik ve pratik anlamda da desteklendi.
Türkiye Esad rejiminin devrilmesine kendini o kadar endeksledi ki ,Esad 'a karşı muhalif güçlerin İstanbul da toplantı yapılmasına izin verildi .Hatta Esad 'a ne yapılacak konusu bile gündeme alındı.
Oysaki Esad rejiminin çökmesi demek Hizbullah'ın çökmesi demekti.Bunun da İran'a yansıması yakıcı olacaktı.
İran Türkiyenin bu tutumuna karşı Kürdistan Yaşam Partisi( PJAK) ile savaş halindeyken, ani bir manevrayla PKK nin İran kolu olan PJAK ile anlaştı.Bu anlaşmaya göre silahlı güçleri (en az 2000),Suriye'nin kürt bölgesine dönecekti Tam bu sırada Suriye'nin Kürt illerini (Kürtlerin yaşadığı yerler) terk etmesi sıradan bir olay değildi.Ardından Kürt Ulusal Meclisi kuruldu. Ve çok hızlı bir şekilde PKK ' ye yakınlığıyla bilinen PYD ' ye bağlı silahlı güçler oluşturuldu.İran'dan gelen PJAK gerilları bu oluşumda direk yer aldı.Bu süre içerisinde YPG gerillarının sayısı 30.000' ni aştı.10-20.000' e yakın silahlı milis gücü oluştu.Sayıları hızlı bir şekilde 50.000' inin üzerine çıktı.Hatta düzenli ordu kurulma kararı alındı.
Bütün bunlar yaşanırken,.Diğer yandan Maliki Türkiye'ye karşı sesini yükseltmeye başladı.
Tüm bu gelişmeler Türkiye açısından hiçte iç açıcı degildi.
Bir anda Türkiye kendini kuşatma içinde gördü .İki seçenekle karşı karşıya kaldı.
Türkiye ,ya Öcalanla anlaşarak bu oyunu boşa çıkaracaktı ya da bu oluşumlara karşı savaşacaktı.
Bu oluşumlarla savaşmak demek PKK ,PJAK,YPG,Suriye,Hizbullah,İran,ve EL-KAİDE ile mücadele etmek olacaktı.
Ortadoğu'da taplo böyleyken ,işte tam bu sırada Türkiye manevra yaparak ,İmralı sürecini başlattı .İran' ın ve Suriye'nin oyununu boşa çıkardı. Türkiye içinde bulunan PKK' nin silahlı güçleri ,Öcalanın talimatı üzerine Türkiye sınırlarına çekilme sürecine girdi.
Gerek PJAK ,gerek PKK silahlı güçleri Abdullah Öcalan'ı tartışılmayan lider olarak kabul ettiler.
PKK silahlı mücadele sürecine son vererek Türkiye de yeni bir sürece girilmiştir.Kürt sorununu artık uluslararası bir sorun olduğunu gözönünde bulundurursak ,Türkiye-İran,Türkiye-Suriye,Türkiye -Irak arasında cıkabilecek olası bir savaşta,PKK,PJAK,YPG güçleri Türkiye'den yana bir tavır alacaklardır.Süreç bundan böyle bu şekilde işlenecektir.

Murat Karayılan ,gazeteci Hasan Cemal'le yaptığı röportajda ,"Biz Suriye de üçüncü tarafız,ne muhalafetle, ne Esad'la, ne de müdahaleye karşı direnen statükocu güçlerden yanayız." diye beyan etmiştir.Abdullah Öcalan' da İmralı görüşme notalarında aynı görüşte durum değerlendirmesi yapmıştır.
Suriye'de Abdullah Öcalan'ı önder olarak kabul eden YPG güçleri,bazen Esad rejimi ile savaşırken,bazende Özgür Suriye Ordusuna bağlı güçlerle çatışma hali gözlenmektedir.
Haftalık Rudaw gazetesinin verdiği haberde Ö.S.O ' na bağlı 21 karargah YPG ' ye karşı savaş açmış bulunuyorlar.Suriye Kurdistan Demokrat partisi de yaptığı açıklamada YPG güçlerine destek kararı aldı. Hizbullah ise yaptığı açıklamada Esad rejimi desteklediklerini açıkladı.İran ise Suriye rejimine destek vermeye devam etmektedir.Ekonomik olarak da 4 milyar dolar değerinde kredi açmıştır.

Barış sürecinde en çok rahatsız olan ülke İrandır.İranTürkyede ki gelişmeleri yakinen izlemektedir.Sıranın kendisine geleceğini biliyor ve hesaplarını da buna göre yapmaktadır.
Ortadoğu'da oynanan bu santranç oyununda ,her an her şey olabilir.Ancak Türkiye bu önemli virajda ,İmralı sürecini başlatarak Suriye ve İran'ın oyununu boşa çıkarmıştır.
Türkiyede" PKK nin silahlı mücadele dönemi kapanmıştır" düşüncesi pratikleşmektedir,.terside mümkün görünmüyor.
Türkiye'deki Kürt sorunu demokratik bir Türkiye ile çözüm bulacaktır.Bunun tersi Türkiye'nin zararına olacaktır.Türkiye, kürt sorununa duyarlı yaklaşmaktadır. Ancak Kürt sorununa evet, PKK 'ye hayır anlayışı da hüküm sürmektedir.Bunun yanısmasını da zaman gösterecektir.Çünkü,Kürt İslam hareketi ,İran 'da,Suriyede ve Türkiyede yeniden filizlenmektedir.PKK 'ye alternatif bir taplo baş gösterebilir.
İran bir manevra yaparak kürtlere daha fazla demokrasi ve yeni bir açılım yaparak Türkiye'yi zor duruma sokabilir.Tüm bu olası gelişmelere , yeniden yapılacak olan İmralı görüşmesi sonucunda Abdullah Öcalanın yapacağı değerlendirme ile şifreler çözülerek bir netleşme sağlanabilir.

Önümüzdeki aylarda neler olacağını anlatmaya ve yazmaya gerek yok.Bu bağlamda ,Ortadoğu'da şekillenen bazı tehlikeli dengeler ve ülke barışının sağlanması açısından ,İmralı sürecinin ne kadar hayati olduğunun herkesten tarafından bilinmesi gerekir.Açılım sürecine CHP ve MHP gibi partilerin ve bazı kürt grupların tepki göstermesi ,ülkesini sevmekten ve siyasi öngörüden uzak olduğunun göstergedir.

Arap Baharı,Kürt Rüzgarı "başlıklı yazıyı aşağıdaki linki tıklayarak okuyabilirisiniz.
http://www.urfahaber.net/yazar/arap-bahari-kurt-ruzgari-617.html

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık