Bermal MELİK

İnsanlar Alemi


Bermal MELİK
25 Kasım 2013 Pazartesi 14:08

Çocukluğumdan beri hayvanlarla kontağım pek iyi olmamıştır.
Nedendir bilmiyorum, onların tüylü yapıları, salyaları, şaşkın bakışları beni korkutmuş ve ürkütmüştür.
Bu nedenle onlardan hep uzak durmuşumdur. Avrupa ülkesinde  üstelik hayvansever Almanlarla uzun yıllar birarada yaşamak,  hayvanlardan uzak durmamı adeta imkansız hale  getirmişti. Bunun sonucunda onlarla iletişim kurmaya çalıştım. Bu iletişimden de kendi payıma  birçok dersler çıkarmıştım.

İnsanların boğazlarının kesildiği, katliamların yapıldığı, eş, kardeş, aile kavramlarının  anlamını yitirdiği bir coğrafyada, insani değerlerin her gün ayaklar altına alındığı bir düzende yaşıyor olmam hayvan sevgimi bir kez daha sorgulamaya itti.



"İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum" sözünü daha fazla düşünmeye başladım.Bu söylem yaptığı anlamsız hareketler ve verilen yanlış kararlardan dolayı hayvan seviyesine altına düşen , kendisine verilen aklı ve düşünce yeteneğini önemsemeyen insanların savunduğunu düşündüğüm bir sözdü oysa.
Hayvanlara karşı önyargımı tekrar tekrar sorgulamaya başladım.İnsan kılıklı hayvanları(!) görünce bu söz benim için daha bir anlam taşımaya başladı.



Hayatım boyunca insanları ve onlarla kontağı sevdim. Din, dil, ırk gibi bir ayrımım hiç olmadı.Bir Türk'le yıllar süren çok güzel bir dostluk yaşadım. Soğuk ve kibirli olarak bilinen Almanlardan yardımseverlik gördüm.Rus bir aileyle ise güzel bir komşuluk yaptım. Ama yeri geldi insan kılıklı hayvanlara rastlayınca, annesini kaynanasını kesen, kızına tecavüz eden babaları gazetelerin üçüncü sayfalarında hayretle ve nefretle okuyunca aslında biz insanoğlunun acımasız, kural tanımayan  başka bir hayvanlar aleminde yaşadığımı utanarak gördüm.

Hayvanlara  karşı olan hislerimden utandım, sıkıldım. Hayvanları çocuklarıyla bir tutan, ona en güzel yemekleri veren hayvanlara insan gibi davranan insan kılıklı insanları daha iyi anladım.
İnsanlar alemimde yaşayan gerçek insanları daha iyi anlamak için hayvanlarla insanlar arasında küçük bir karşılaştırma yaptım.
Hayvanlar,
asla ve asla öldüresiye kin tutmuyorlar, çıkarları ve gelecek yatırımları adı altında dünyasal beklentiler ile biraraya gelerek bir grup oluşturmuyorlar.
Acıkırlar, avlanırlar, avlarlar ve avını öldürüp yemeden önce topluca ve saatlerce işkence etmezler.
Bir de korkarlar, buna bağlı olarak savunma içgüdüsü ile saldırıp öldürürler.
İşte hepsi bu!
Hayvanlar, gizli yada aleni olarak örgütlenerek toplu cinayet işlemez, katliam yapmaz. Ayrıca eğer kendileri ile güven ve sevgi  üzerine bir kontak kurarsanız  sizi şartsız severler.

"Aha kerize bak nasılda kandı!" demezler.
Sizi seviyorlarsa  ve yakınsalar  sadece siz olduğunuz için kuralsız severler.Beklentileri ise güven ve sevgidir. Hayvanlar insanlardan daha iyi severler ,zira yalansız severler. Bugün sizi severken  yarın aniden gidip başka insan sevmezler. Sizleri çıkarları uğruna satmazlar, terketmezler, kalleşliği ruh ve beden fahişeliği bilmezler.

Aslında kaplandı, timsahdı, yılandı her neyse, aç  değillerse size ilişmezler bile!
Peki insanlar,
Din, Allah, töre, gelenek-görenek, çıkar, mevki, aşk, statü, anlık zevkler,  öngörüsüz güdüler, ego adına ruhlarını satar,  sonrada karşılarındakini yıkar, kırar, parçalar ve öldürürler.Bunu bazen kişisel, çokça örgütsel olarak  yaparlar. Toplu kıyım yapar ve bundan hastalıklı haz alırlar.
İşte bu yüzden  insan kılığına girmiş insanları (!) görünce hayvanları sevmeye başladım. Hayvanları sevmek içinde  insanları tanımaya gerek olmadığınıda maalesef geç anladım.

Hepimiz görsel olarak insanız ama kendimiz yargılamaya ve sorgulamaya başladığımızda, ben hayvanların yanında tüm hayvanlığımla ve onlarınki kadar masum vahşetimle onların yanında yer almak taraftarıyım.




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Şanlıurfa





Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star