Şeyhmus İDRİSOĞLU

IRKÇI SÖYLEMLER YERİNE


Şeyhmus İDRİSOĞLU
26 Nisan 2013 Cuma 10:00

Bu gün cumhuriyet tarihinden bir sayfa aralayarak günümüzün gerçeklerine ışık tutar gerçeklerle yüzleşelim. Falih Rıfkı Atay’ın anlatımlarına göre; bir gün Mustafa Kemal Atatürk Bolu askeri kışlasını ziyaret ettiği sırada şöyle bir olay gelişir. Duvarda asılı bir tabela görür. “ Bir Türk askeri on düşman askerine bedeldir” diye yazılıdır. Mustafa Kemal gülümseyerek, “ Hayır, bir Türk dünyaya bedeldir” diye düzeltir. Amaç elbette ki askerin moral gücünü arttırmaktı.


Zamanla bu söz milliyetçi bir söylem olarak tarihteki yerini aldı. Mustafa Kemal’in bu söylemini, üst düzey generallerin emriyle, kışladan okul kitaplarına, hikâyelerden filmlere kadar her yere yazdırırlar. 1946’larda çok partili sisteme geçen genç Türkiye Cumhuriyeti dışa açılmaya başladıkça “Bir Türk Dünyaya bedeldir “ vurgusunu kınayan dünya ülkelerine karşı, asıldığı yerlerden sökülmeye başlandı. Milli duyguları en üst düzeyde tutmak için yerine bir şey koymak lazımdı. Daha önce bir tarihçinin 1912 yılında söylediği “Ne mutlu Türküm Diyene” sözünü Türklüğe siyasal bir kimlik olarak koydular. Bu ifadeyi dağlara, taşlara, yollara, kışlalara, okullara ve özellikle Kürt nüfusun yoğunlukta olduğu yerlere yazdılar. Kendini Türk hissetmeyen vatandaşlara baskı aracı olarak kullanmaya başladılar. “Ne mutlu Türk'üm diyene” sözünün Mustafa Kemal’in katıldığı bir toplantıda Haim Nahum isimli bir Yahudi’nin slogan niteliğinde  söylediği yönünde iddialar vardır. Çünkü Yahudilerin ne kadar ırkçı ne kadar şoven olduğu ve kendilerini hep üstün ırk olarak söyledikleri inkar edilmez. Bu sözüde kendi ırkından hareketle yaranma adına söylemesi muhtemeldir.


Hatta bir dönem, bizim kuşağımız bilirler. Çayhanelerde bardakların üzerine “TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR” Yazısını her yudumda okuduklarını anımsarlar sanıyorum. Hürriyet gazetesinde yılardır aynı yazıyı gazeteyi elimize aldığımız an sol köşesinde gözümüze çarpar. Umarım artık  barış sürecinde katkı sunma adına kaldırırlar.


Bu kez ırkçılığı doruk noktaya ulaştıran andımıza gelelim. Eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip 18 Mayıs 1933 yılında “ANDIMIZ” ı yazdı. Hepimiz yıllarca bu sözleri tekrarladık. Bu kez yazarak tekrar sizlerle birlikte tekrar edelim.“Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğime and içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu türküm diyene! ” Bu sözler hayli değişikliklerden sonra bu hale geldiğini bilmenizde fayda var. kimisi birkaç kelime ekledi, kimisi bazı kelimeleri çıkararak bu son halini aldı.


Her sabah evinden okuluna giden ve çoğunluğu Türkçeyi dahi öğrenememiş Kürt çocuklarına okuttular. Türkçeyi biraz öğrenip Kürt olduğu halde bu andı okuyan çocuklar kendi kendine iç çatışmaya girdiler. Evden çıkarken Kürtlerdi. Okulda Türklüğü yaşayan minik beyinlerin geçirecekleri travmanın hesabını kimse düşünemedi. Süreç içerisinde etkinin tepkiyi getirdiği görülse de sistem bu çoğunluğun sesini dikkate almadı. Almamakla kalmayıp dayatmalarla insanların beynine çivi çakar gibi çaktılar.


Bu dayatmalar ve yok saymalar sonucunda iki halkı birbirine düşman etmekle kalmayıp kirli bir savaşın içine attılar. Sonuç; otuz yıl süren bir savaş. Elli bin den fazla insan kaybı ve milyarlarca dolar ülke ekonomisine verilen zarar. Vatandaş olarak her bireyin bu sürece sahip çıkıp  kendince katkı sunmalı ne Türk bayrağına sarılı anasının kucağına bırakılan çocuklar, ne de cesedi parçalanmış Kürt çocuklarının anasının bile sahip  çıkmaktan korktuğu çocuklarımız ölmesin.


Son okuduğum bir haberde “Ne mutlu türküm diyene” yazısı kaldırılıp yerine “YURTA SULH CİHANDA SULH” tabelası asılmaya başlanmış. Bu sevindirici gelişme, öyle inanıyorum ki tüm o ırkçı, şoven, baskıcı sözler yerine Atatürk’ün barışçıl, insani erdemleri buluşturan barışın toplumsal bir uzlaşı olduğunu belgeleyen bu sözünün yazılması elbette takdire şayandır.

 

Şahsım adına ilgililere teşekkürlerimi bildirmek isterim.

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık