Duygu SUCUKA

İslam Coğrafyasında Müslüman Savaşları


Duygu SUCUKA
13 Mayıs 2013 Pazartesi 10:07

İslam coğrafyasındaki Müslüman ülkelerle sorun yaşayan ya da onların yaşadıkları sorunlarda çözümcü yolu aramak yerine iç kargaşaya destek veren Türkiye, İslam dünyasında hayal kırıklığı yaratmış olmalı. Tıpkı Obama’nın yönetimi gibi.

***************************************************

Obama 5 yıl önce (2008) ABD Başkanı seçildiği zaman İslam dünyası çok sevinmişti. Müslüman kökenli, ailesi Afrikalı, hatta göbek adı Hüseyin, adı Barrack Obama ama gerçek adı Burak Hüseyin Obama gibi İslam dünyasının çok hoşuna giden söylemler dolaşmıştı ortalıkta.

Obama’nın seçilmişliğinden sonraki sürece bakınca, ABD’nin Ortadoğu planları, sahneye koyduğu en kanlı eylemleri, İslam dünyasını en çok sarsan girişimleri Obama döneminde gerçekleşti. Yönetim politikaları gelecek yılı ya da gelecek ayları değil, on yılları içine alan stratejiler olarak belirlenen ABD zihniyeti Obama döneminde de aynıydı. Ve on yıllar önce planlanmış olan Ortadoğu stratejileri ağırlıklı olarak Obama döneminde uygulamaya kondu. Yani İslam dünyası, ABD Başkanlığına seçilmişliğinden büyük memnuniyet duyduğu Obama döneminde, hiç olmadığı kadar hırpalanmış oldu. Irak bozuk düzene devam ederken Mısır, Libya, Suriye iç savaşlarla yangın yerine döndü. İran belki de yüreği titreyerek kendisine sıra gelmesini bekliyor.

İslam dünyasındaki Müslüman savaşlarına bakacak olursak, iç savaşlar, kanlı eylemler, devrilen diktatörlerin ardından huzur bulamayan toplumları görüyoruz. Ölenler,  acı çekenler, huzuru arayanlar, demokrasi vaat edilirken diktatörlüğü bile özleyecek kadar karmaşa içindeki ülkeler, hepsi İslam Coğrafyasında, hepsi Müslüman ülkeler ve toplumlar. 

Türkiye’nin Suriye politikasının doğru olmadığını daha önce yazdım, Türkiye’ye sığınan Suriyeli muhaliflerin Türkiye’nin sırtında büyük bir kambur olduğunu da yazdım. Suriye iç savaşla boğuşurken, ne yazık ki bizim Suriye ile bir türlü barışık bir dış politikamız olamadı. Tek gerekçemiz ABD müttefikliği. ABD bizi de adım adım o çukurun içine çekiyor, bunu da bir görebilsek iyi olurdu.

Suriye politikamız üç yıldır epeyce başımızı ağrıttı. Yüz binlerce Suriyeli mülteciyi barındırmanın yanı sıra vatandaşlarımızı kaybettik. Sınırdan seken kurşunlar sınırdaki yerleşim yerlerimizde tedirginlik, huzursuzluk yarattı. Sınırın ötesindeki çatışmalardan gelen kurşunlar, bombalar vatandaşlarımızın ölmesine neden oldu. Jetimiz düşürüldü, pilotlarımız Akdeniz’in sularına gömüldü. Birçok kanlı eylem oldu, en sonuncusu da iki gün önceki (11 Mayıs 2013) Reyhanlı saldırısı idi. Kanlı eylemin büyüklüğü herkesi dehşete düşürdü, çok sayıda masum vatandaşımız hayatını yitirdi.

Her saldırıda, uçağımız düştüğünde şüphelerimiz Suriye üzerine yoğunlaştı. Mantıklı düşünen bir Suriye, Türkiye’ye karşı bir eylem için cesaret edemez. Üç yıldır Türkiye-Suriye savaş tamtamları çalarken, Suriye, Türkiye’yi kışkırtacak herhangi bir eyleme kalkışabilir mi? Bizi Suriye ile savaşa sürüklemek isteyenlerin kötü niyetlerine alet olmadan önce sağduyulu olmak, soğukkanlı değerlendirmek lazım tüm gelişmeleri. Suriye-Türkiye savaşı ne Suriye’ye ne de Türkiye’ye fayda getirmez. Getirse getirse Ortadoğu üzerinde kirli hesapları olan, kötü emelleri bulunanlara mutluluk getirir. 

2012 yazında uçağımız düşürüldü, pilotlarımız öldü. Suriye düşürdü dendi, demeçler o yönde verildi. Sonrasında açıklanan raporlardan bir şey anlamadık. Uçağımızı düşürenler gerçekten kimdi? 

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde büyük bir facia yaşandı iki gün önce. Bombalı araçların infilakı ile resmi verilen rakamlara göre 45 civarı vatandaşımızı kaybettik, yaralıların akıbeti ise belli değil. Bu eylemi yapan ya da yaptıran adres yine Suriye olarak açıklandı. Bizi Suriye ile savaşa sokmak isteyen gizli eller ihtimalini de düşünseydik keşke. Yapanı açıklarken bu kadar hızlı davranmak vatandaşa sığ bir davranış gibi geliyor. Çok yönlü araştırma yapıldığı söylenseydi keşke baştan. 

Mısır çalkalanırken iç savaşa destek verdiğimizi gizlemedik.

Libya iç savaş yaşarken eylemcilerimizi gönderdiğimizi ifşa ettik.

Suriye iç savaş yaşarken muhalifleri desteklediğimizi beyan ettik ve devamlı Suriye yönetimine yüklendik.

Irak kurtlar sofrasına açılırken, ABD işgaline girerken ve ABD kurtlarının sofradan pay kapma yarışı sürerken, ABD yanlısı durmasak da sessiz kaldık.

Beklentilerin ötesinde bir İran bozuşması yaşıyoruz son yıllarda. Oysa bugünkü siyasi otorite daha iktidar bile değilken İran yanlısı bir tutum içinde idi. 

Türkiye’de, 11 yıldır, dini değerleri ön planda olan bir yönetim işbaşında. İslam coğrafyasındaki Müslüman ülkelerle sorun yaşayan ya da onların yaşadıkları sorunlarda çözümcü yolu aramak yerine iç kargaşaya destek veren Türkiye, İslam dünyasında hayal kırıklığı yaratmış olmalı. Tıpkı Obama’nın yönetimi gibi. 

İslam dünyasının Müslüman bir vatandaşı olarak, tüm bu olup bitenlerden, Müslüman savaşlarından, Müslümanların birbirlerini kırıp geçirmesinden ve bu halkları birbirlerine düşürerek kendi işine bakan, kendi çıkarını koruyan kötü niyetlilerden son derece rahatsızlık duyduğumu belirtmek istiyorum.

12.05.2013 / duygusucuka@hotmail.com


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star