Naci İPEK

İstifalar Düşündürücüdür


Naci İPEK
22 Ekim 2011 Cumartesi 10:34
İL ÖZEL İDARESİNDEKİ İSTİFALAR DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR

Kusura bakılmasın, birçok müessesemizde olduğu gibi, İL ÖZEL İDARE’miz’de, şimdiye kadar (-YIKIL, GİT…) zihniyeti ile idare edilip gidiyordu. Ve… İL ÖZEL İDARESİ, halk tarafından, (VALİNİN ÇİFTLİĞİ) olarak tesmiye edilir, öyle nitelendirilir, öyle de anılır…

İl Genel Meclisi üyeleri seçilmiş olmalarına rağmen, kimileri oldum olası, Valinin yakınında olmak, valinin bir selam ve iki kelimelik sohbetine mazhar olmak için çırpınırlardı. Çırpınırlardı ki, dümenleri çevrilsin, köylerine hizmetler gitsin, ihaleler alınsın veya paylaşılsın…

Dost ve yaranlarına da şirinlik muskaları dağıtsın, işini görürüm… mesajları verilsindi. Niyetler bu, amaç bu, mantalite bu idi! Kimileri okur yazar bile değillerdi.

Neticede, YENİ YÖNETİMLER YASASI, AKP Hükümeti tarafından çıkarıldı.

Köhne yapı, sömürücü düzen değişecek, çağa uygun bir düzenleme ve uygulama İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GETİRİLECEKTİ.

Gelin görün ki, yurt genelinde tüm ÖZEL İDARELERE GENEL SEKRETERLER ATANDI. Ama, URFA’mıza atanamadı. Gidip gördüğüm illerde, İL ÖZEL İDARELERİNİN YAPTIKLARINI takdir eder, BUNLAR URFA’MDA NEDEN YAPILMAZ, DİYE HAYIFLANIRDIM. O kahır ile de, kaleme sarılırdım. Bu sütunlarda, GAP GÜNDEMİ Gazetesinde sık sık yazılar yazdım, GENEL SEKRETER neden atanmaz diyerek bayrak açtım..

Haa!... Genel Sekreterin atanması Ankara tarafından istenmiyor mu idi? İsteniliyrodu, ama, memleket sever, halk dostu (?!...) bazı kimseler tarafından engelleniyordu. Hatta, zamanın milletvekillerinin birer ikişer Genel Sekreter adayları vardı. Herkes, benimki olsun diye diretirken, Urfa zaman ve kan kaybediyordu. Zira, bu işteki manalite, kimin adayı atanırsa, onun bayrağı dalgalanacak, atı yürüyecek, her sözü emir telakki edilecekti. Kısaca Hüküm ve ferman sahibi olacaktı. Bu ise, değerlerinin forsunu gölgelerdi.

Yine, böyle bir yazım üzerine, zamanın Valisi Sayın Yusuf Yavaşçan: (-Bu işin peşine neden düşüyorsun, elbet atanacak, bekleyelim?...) diye bana şaka/gerçek arası sormuştu… Ben de (-Sayın Valim, Ben atanmak istiyorum…) dediğimde ikimizde gülmüş, (-O zaman haklısın…) demişti… De, gülüşmüştük…

Hatta, bazı yerlerden bana ikazlar da yapılıyordu… Bu işe karışma diye… Zira, herkes kendi dümeninde, kendi havasında idi. Olan ise Urfa’ya oluyor, gelen paralar, harcanamıyor, ödeneklerin çoğu sarfedilemeden tenkisata uğrayıveriyordu.

Sayın valilerin yetkilileri ile atadıkları Vali muavinleri, kısa devre görevde kalıyor, işi tanımadan, çevresini tanımadan, ne, nereye yapılacak, plan/program yapmadan vakti dolup gidiyordu. Ve… Daha tuhafı oradaki bazı eğemenlerin yönlendirmeleri ile işler yürütülüyor, sözde hizmetler ifa ediliyordu. Son olay, Sayın Nuri Okutan’ın merkeze alınması ile neticelendi. Çünkü, yapıldı denilen yollar, akıyor denilen musluklar, inşa edildi denilen okullar meğer birer aldatmaca, birer masal imişler… Kağıtta var, gerçekte uyduruktular…

Neticede beklenmedik bir anda, aniden GENEL SEKRETERLİĞE UĞUR BÜYÜKHATİPOĞLU’NUN ATANMA Müjdesi ile sevindik. Kendini ilk kutlayan, bu sütunda ilk yazıyı yazan, yanlış değilsem bendim… Zira, İl Özel İdaremiz de özerkliğine kavuşacak, yeniden yapılandırılarak, diğer özel idareler gibi hizmetler kervanı oluşturacaktı… Hem de yeni ruh ve strateji ile…

Büyükhatipoğlu’na hayırlı olsuna gittiğimde (-Sizden kalıcı, ihtiyaçlara cevap veren hizmetler bekliyoruz. Bu arada ekibini iyi kur, çevrene de dikkat et. Temeli sağlam atarsan, ismini de saygınlaştırır ve ölümsüzleştirirsin…) temennisinde bulunmuştum.

Şimdi, basında üst düzey yöneticiler istifa etti…) denildi, yorumlar yapıldı. Kararlarına saygılıyız, içlerinde tanıdıklarımız da var. O üst düzey yöneticileri itham ve cevabını rica edelim

-Neden hep birlikte istifa edildi?

-Uygunsuz bir şeyler oldu ise, sizlere rağmen mi oldu?

-Birleşip/direnip hakkınızı ve Urfa’nın haklarını koruyamaz mı idiniz?

-İstifanız Hak/Hakkaniyet ölçüleri ile mi oldu, yoksa bir zaaf ve ürküntü neticesinde, Meclis üyeleri ile mi anlaşılamadı da mı oldu?

-Dahası, Sayın Okutan’ı Merkeze aldırtan kararda, hayali yol ve diğer işlerdeki olumsuzluklar nereden geldi, müsebbebleri kimlerdir?

Bunlar açıklanmalıdırlar.

***

Bu konu eskilere dayanır; derindir.

Yeri geldikçe, izlenim ve duyumu, HAK TECELLİ edinceye kadar yazacağız.

Niyet ve isteğimizin, İL ÖZEL İDAREMİZİN zaaflarından arındırılması, özgün, art niyetsiz bir yapıya kavuşturulmasıdır. Bu çabalarda Sayın Bakan çelik’in, Milletvekili Önen’in, Genel Sekreter Büyükhatipoğlu’nun titizliklerine inanıyoruz.

***

Son andaki duyumlarımıza göre, istifa edenlerden bazıları, istifalarının geri alınmasını istemişler..

Asıl soru:

Neden, niçin?



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık