Bermal MELİK

İYİ ŞEYLER OLMUYOR


Bermal MELİK
16 Haziran 2012 Cumartesi 16:56
Her şey bir aksiyon filminin fragmanı gibi "iyi şeyler olacak " söylemiyle başladı..
Kürt açılımıyla başlayan ardından demokratik açılım denilerek yeni bir süreç bir süreç başlatıldı. Millet olarak söylenene çabuk inanma konusunda zayıf bir yanımız vardır. Altını doldurmadan, araştırmadan ,sorgulamadan ,hiç bir anayasal güvenceye dayanmayan sadece söylemlerle devam ettirilen bu sürece çabuk inandık,açılımın gerçekleşmesi ihtimalini bile pek sevdik. Bu anlamda yazdık, çizdik,konuştuk ,hatta yeri geldi, hükümetin yaptığı bir çok icraatın avukatlığına bile soyunduk."Yetmez ama Evet” çiler " diye bir kesimimiz bile oldu.
Barışa aç olan halk ve aydınlarımız açılıma hükümetten daha çok sahiplendi.
"İyi şeyler olacak "söylemi içimiz öyle ısıttı ki bu söyleme söyleyenlerden daha çok inandık.


Hükümet de milletten aldığı bu güçle(!) helalleşme bile istedi.
Güzel bir istekti,güzel bir başlangıçtı.Ancak ,helalleşme yerini derin bir hesaplaşmaya dönüştürmüştü.İyi olacak şeyler farklı mecralara taşınmıştı .
Ve o günden bugüne gelinen süreçte hiçte iyi şeyler olmuyordu.!
İçerde kilitli vekiller, ve öğrenciler, sokakta , gergin ve endişeli bir bekleyiş.
Bariz bir şekilde kutuplaşma ve derin bir çekişmeden söz etmek artık mümkün.
Bunun sebebi antidemokratik düzen araçlarıyla demokrasiye ulaşmak istiyoruz . Bu hem zordur hem de çok büyük riskleri vardır.
Demokratik inşa politik bir karardır..İşte ülke olarak tam bu çizgideyiz.Bu anlamda ,KCK' dan tutuklu olanları saymak istersek durum daha rahat anlaşılır sanırım.
6 milletvekili; 94 gazeteci ve 30 gazete dağıtımcısı; 36 avukat; 31 belediye başkanı; 7 belediye başkan yardımcısı; 5 belediye başkan vekili; 183 parti yöneticisi; 28 Parti Meclisi üyesi; 6 MYK üyesi; 2 eş genel başkan yardımcısı; 400'e yakın öğrenci...

Öte yandan, 140 sendikacı gözaltına alındı;
Toplam tutuklu ve gözaltı sayısı ise 6300 kişi...



Bu sayıların olması ve bu sayıların gün geçtikçe de artması umudumuzu yitiriyor.Bu kadar insan içerdeyken iyi şeyler olacak demek ve Leyla Zana gibi umutlu olmak olası değil..
Umut ettikçe ,barışa bir adım daha yaklaştık derken hep kötü şeylerle karşılaştık ve hayal kırıklığı ve güven bunalımı yaşadık..Dünden bugüne yaşananlar ve demokratik ülkelerde olmaması gereken tepkilerden anlıyoruz ki, barış istenilmiyor yeni dönemde de kutuplaşma siyaseti güdeceklerini söylemiş oluyorlar.
,
Kürtlerin ağzına bir parmak bal çaldıktan sonra acı gerçek tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor. Demokrasiye hasret olan halkımız ve aydınlarımız ,hemen demokrasiyi tartışmaya açıyorlar, mevcut siyasi konjuktüre göre senaryolar çiziyorlar.
Bu çizdikleri senaryoya karar verici merciden çok onlar inanmaya başlıyorlar.
Demokratik bir şey yapılacaksa bu tartışmayla olmaz çünkü demokrasi tartışılacak müzakare edilecek bir konu değildir.

Demokrasinin iki tane temel prensibi vardır. Eşitlik ve özgürlük!
Gerçek anlamdaki demokrasi bu kadar net ve açıktır.



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
urfa / şanlıurfa / şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star