Şeyhmus İDRİSOĞLU

KADINA ŞİDET


Şeyhmus İDRİSOĞLU
26 Kasım 2012 Pazartesi 14:11

25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı dayanışma ve mücadele günü, şiddetin ve zulmün en katmerlisinin doğu ve güneydoğu bölgemizde uygulandığını biliyor muyuz? Ülkemizde kadın olmak çok zor ama doğuda kadın olmak ayrı bir trajedidir. Ne zaman doğuda kadın kıymetlidir yaşlandığında çünkü artık o anadır, ninedir, atadır. Şimdi doğuda kadın ana, nine, ata olana kadarki sürecine bakalım.

Neden iki evlilik yapılır doğuda? Cevabı çok basit. İki evlilik yapılmasa, çifte kim gidecek, inekleri kim sağacak, sebzeyi kim ekecek, kim sulayacak, çoğalmak için çocuk lazım kim doğuracak, böyle sıralar gider.

Kadın satılır doğuda, Allahın emriyle de olsa satılır bir makine gibi. Ağır işçidir, ırgatır marabadır, tarlada çiftçi, hayvan otlatmada çoban, evde mutfakta hizmetçi, yatakta kadın, çocuğa ana, adını ne koyarsan koy ne dersen de.


Kadın horlanırımı? Dövülür mü? Kadın azarlanır mı? Elbette, itilip kalkılarak tüm hakaretler yapılır yapılan bu zulüm, kahve köşelerinde erkeklikmiş gibi kahkahalarla anlatılır.

Doğuda Kızlarımız daha 15'şine varmadan gelin olmaya zorlanır. Fikrine başvurulmadan zorla evlendirilir şehirdeki yaşıtları daha sokakta parkta oyun oynarken o kaderine boyun eğip gelin edilir. Ne okumaktan haberi vardır nede çocukluğundan! Çünkü çocuk olmamıştır ki. Bir gün birileri gelip 3-5 kuruş başlık parasına gelenek ve törelerin emrettiği gibi Allahın emriyle istenip, satılmıştır. Ve hayalleri umutları yok olmuş kabullenmekten başka şans bile tanımadan o berbat hayata ve bilinmeze doğru gitmiştir.

Küçük gelin biraz büyüdüğünde ya kısır olduğu için, ya da erkek doğuramadığı için, tarlada iyi çalışıp akşam eve gelince kadınlık görevini yapamadığı bahaneleriyle, üzerine bir kuma getirilir ve hayatı ona zehir ederler. Boşanmak mı? O hakka sahip değildir iki çıkar yol var ölmek yâda kabullenmek başka bir üçüncü yol yok, işte doğuda kadın olmak.

Evliliklerde feodalite etkilidir. Ağalık, silah gücü siyasi güç gibi etkiler, zaman zaman erkeklerin dünyasını karattığı gibi kadınların dünyasını da darmadağın eder, sevgiler, aşklar, umutlar, hayaller, hedefler ve istekler dalından koparılmış çiçek gibi solar gider.

Doğuda, kadın sorunları, töre cinayetleri, kumalık buna benzer daha birçok sorun, teoride çözüme hedeflense de, pratikte maalesef bu mümkün olamamıştır. Zira batı ve doğu zaman içerisinde, birbirlerinden soyutlanarak yaşadıkları dönemlerin de etkisiyle, farklı gelişmeler göstermişlerdir. Ahlaki sınırlandırmalar ve kadına yönelik ayrımcılık birçok toplumda kendisini gösterse de, doğuda bu sorunlar batıdan farklı şartlarda gerçekleşmiş ve daha yavaş bir süreç izlemiştir. Her şeyden önemlisi batının belli ölçüde bağımsız olarak gelişen bu ahlak sistemi ''töre'' ismini almıştır. Oysa doğuda ahlak kuralları sistemleştirilmiş ve isimlendirilmiştir. Kadın, pek çok toplumda erkeğin himayesi altında yaşamayı tercih etmiş ve ettirilmiştir.

Doğu'nun sorunları bir bütündür. Yani kadın sorunları deyip geçmek yetersiz kalabilir. O kadar geniş bakılması gerenken bir konudur ki! Tarifi bile çok ağır oluyor zaman zaman, bu sorunların çözümünün kökten olabilmesi için bakış açılarının da mümkün olduğunca geniş olması gerekir. Aşiret düzeni yıkılmadıkça töre sorunu çözülemez.

Her şeyden önce bu sorunların çözülmesinde en önemli etken <samimi> olmaktır.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık