Ercan AKKAR

KADINLAR GÜNÜ VE SEÇİME DOĞRU...


Ercan AKKAR
9 Mart 2015 Pazartesi 05:11

Ve kadınlar
 
bizim kadınlarımız:
 
Korkunç ve mübarek elleri,
 
ince küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
 
anamız, avradımız, yarimiz
 
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
 
ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen
 
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
 
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
 
ve karasabana koşulan
 
ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların
 
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
 
kadınlar,
 
bizim kadınlarımız…
 
Böyle diyor büyük üstat Nazım Hikmet Ran...
 
Evet; bizim kadınlarımız, anamız, avradımız, sevgilimiz, her şeyimiz kadınlarımız…
 
Kadın hakkında ne yazılabilir ki...
 
Aslında çok şey...
 
Ama iş yazmaya gelince tıkanıp kalıyor insan…
 
Güzel kelimeleri, güzel sözleri bulmak, onları daha güzel anlatmak zorlaşıyor. Yazdıklarınız yetersiz kalıyor.
 
Sadece yılda bir gün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde söz hakkı vermeye çalıştığımız, aslında bunu da vermediğimiz lütuf olarak gördüğümüz kadınlar.
 
Namus diye öldürdüğümüz,
 
Başlık diye sattığımız,
 
Berdel diye verdiğimiz
 
Kadınlarımız…
 
Evdeki işleri, yemeği, çamaşırı, ütüyü vs. vs'yi yapmasını istediğimiz,
 
Çocukların sorumluluğunu yıktığımız,
 
Kızdığımızda şiddet uyguladığımız,
 
Cinsel istismara layık gördüğümüz,
 
Fikrine önem vermediğimiz,
 
Ezdiğimiz, horladığımız,
 
Üzerinden siyaset yaptığımız,
 
Her şeye rağmen en zor anımızda yanımızda olmasını istediğimiz kadınlarımız.
 
Baksanıza yazdığımız her şiirde, her türküde, her satırda, her sözde sahiplenme duygusu var. Yani kadınlarımız derken bile, bir ayrımcılık uyguluyor, istismar ediyoruz.
 
Her yıl olduğu gibi, son birkaç günden bu yana gazetelerde kadınlar hakkında çok şey yazıldı çizildi.
 
Ama tablo ortada,
 
Tablo hiçte iç açıcı değil,
 
Hatta çok acı,
 
İşte size bir kaç örnek;
 
'Türkiye'de her 4 kadından biri fiziksel şiddete uğruyor. Şiddete uğrayan kadınların yüzde 75'i eşi tarafından şiddete maruz kalıyor.'
 
'Dünyadaki işlerin yüzde 66'sı kadınlar tarafından yapılıyor. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak yüzde 10'una, mal varlığının ise yüzde 1'ine sahipler.'
 
'Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 79 kadın milletvekili bulunuyor. Buda yüzde 14.24’edenk geliyor.'
 
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü verilerine göre; 'Türkiye'de 2 milyon 194 bin 750 lisanslı erkek sporcuya karşılık, 1 milyon 675 bin 192 kadın sporcu bulunuyor.'
 
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 'Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı cinsiyet ve yaş gruplarına göre incelendiğinde, tüm yaş gruplarında erkeklerin işgücüne katılma oranı kadınlara oranla daha yüksektir. İşgücüne katılma oranı erkeklerde en yüksek yüzde 95,4 ile 35-39 yaş grubunda, kadınlarda ise yüzde 38,3 ile 25-29 yaş grubundadır.’
 
Daha da uzatabiliriz ama benim içim sıkıldı. Bu tablonun ortaya koyduğu ayıp, biz erkeklere yeter de artar bile…
 
HEDEF: DEMİRTAŞ VE HDP
 
Bu arada 7 Haziran Genel Seçimleri’ne doğru hızla yol almaya devam ediyoruz. Ak Parti; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde temayül yoklamalarını tamamladı. Fakat Bitlis ve Hakkari’nin dışında hiçbir ilin sonuçları açıklanmadı ve sandıklar da alelacele Ankara’ya genel merkeze götürüldü.
 
Durum böyle olunca, bazı fısıltı gazeteleri çok ciddi iddialar ortaya attı.  Ne diyor o fısıltı gazeteleri; neymiş efendim bazı illerde zengin aday adayları delegelere oy karşılığı oluk oluk para akıtmış. Neymiş efendim; Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında ihtilaf varmış. Neymiş efendim; HDP’nin yükselişini önlemek ve barajın altında bırakmak için zengin adaylardan çok tabanın benimseyeceği adaylara öncelik verilecekmiş.
 
Neyse ney; gerçek olan bir şey var ise, o da Ak Parti’nin tüm anketlerde hatırı sayılır bir oy kaybı yaşadığı gerçeğidir. Ayrıca artık gündemi Ak parti değil, Kürt siyasal hareketinin belirlemesidir.
 
Selahattin Demirtaş’la girdiği her seçimde oyunu sürekli arttıran ve de ilk kez yüzde 10’luk barajı aşacağı öngörülen Demirtaş’lı HDP, Ak Parti’nin uykularını kaçırıyor. Zaten Demirtaş’a yüklenilmesinin altında yatan gerçekte budur. 
 
Demirtaş’lı HDP’ye 1500’ün üzerinde aday adayı başvurusu yapıldı. Bunlar arasında akademisyenler Nilgün Tunçcan Ongan, Sezai Temelli, Zeki Gül, Mithat Sancar, yazarlar Bayram Yaşlı, Şeyhmus Diken, Faik Bulut, İnsan Hakları Savunucusu Raci Bilici, CHP’nin ağır toplarından Celal Doğan, Ak Parti’nin kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat gibi isimler bulunuyor. Bu isimlere ANA Parti Genel Başkanı Ahmet Özal, Prof. Dr. Mehmet Altan, Prof. Dr. Nuray Mert gibi daha birçok ismin katılması bekleniyor.
 
Eğer HDP barajı aşarsa, Cumhurbaşkanı 1150 odalı sarayında rahat uyuyamaz, barajın altında kalırsa, bölgedeki milletvekilleri Ak Parti’ye kayar. Dolayısıyla seçime kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, kabinedeki tüm bakanlar ve bölge milletvekilleri özellikle Demirtaş’a yüklenmeyi sürdürecektir.
 
Sevgiyle Kalın.

 

 


YORUMLAR
  • yorum2015-03-14 09:22:38Şerif Kuta

    Güzel bir yazı olmuş. Elinize yüreğinize sağlık Ercan Kardeş.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık