Adalet YILDIRIM

KALİTELİ EĞİTİM, KALİTELİ EKONOMİK BÜYÜME…


Adalet YILDIRIM
18 Şubat 2015 Çarşamba 22:01

Bu hafta sonuna girerken ekonomi çevrelerinde gelen haberlerin ana gündemi Almanya’nın büyüyen ekonomisi oldu.

 

Euro Bölgesi olarak nitelenen Avrupa Birliği ülkelerinde, ‘gayrı safi yurtiçi hasılası (GSYH) öncü verilere göre geçen yılın Ekim-Aralık döneminde bir önceki üç aylık döneme kıyasla yüzde 0.3 büyüme gerçekleştirildi.’ Euro Bölgesi’ndeki bu ekonomik büyümede baş aktör ise 1.6’lık oranla Almanya oldu.

 

Almanya’nın bu baş döndüren büyümesi DAX (Alman Borsası) endeksinin 11 bin puanı geçerek rekor kırmasını sağladı. Almanya’nın ekonomik büyümesi, Euro Bölgesi olarak nitelenen ülkelerde olumlu karşılandı. Ekonomiyle ilgili birçok çevrelerce ‘Avrupa Ekonomisini Almanya Sırtladı’, ‘Alman Ekonomisinde Büyüme Beklentilerin Üzerinde’, ‘Almanya’nın Büyüme Hızında Revizyon’ gibi başlıklarla ekonomi sayfalarını süslediğini gördük. 

 

Bunların içinde benim en çok ilgimi çeken de bu büyümenin Alman Eğitim Sistemi’ne dayandırılmasıydı. Uzmanlar, Almanya’daki eğitim sisteminin altyapısının güçlü olmasının ekonomiye direk yansıdığını açıklıyorlar.

 

Peki; bizde o zaman önce ‘Kaliteli Eğitim’ ne demektir ona bir bakalım. Bence, kaliteli eğitim, kişinin kişisel beceri ve yeteneklerine paralel olarak aldığı teorik ve pratik eğitimdir.

 

Bu yazımda Alman Eğitim Sistemi’ne uzun uzun değinmeyi düşünmüyorum, onu başka bir yazımda sizlerle paylaşacağım. Burada sizlere sadece Teknik ve Meslek Liseleri üzerinde örneklesem sanırım konu az çok anlaşılır.

 

Almanya’da Teknik ve Meslek Liselerinin eğitim sistemi şu şekilde açıklanabilir. Alman Mesleki Eğitim Sistemi’ndeki okullarla Alman iş dünyası müthiş bir uyum içindeler. Öğrenciler eğitim sürelerin bir kısmını okulda, bir kısmını da firmalarda geçirirler. Bu sitemde görüldüğü gibi kişi eğitimini alırken, ilerde yapacağı işinde pratiğini yaparak deneyim sağlıyor ve öte taraftan üretime katılıyor.

 

Bizdeki Teknik ve Meslek Liseleri’nin durumu nasıl ona bakalım? Eğer ki öğrenci kültür derslerinde (Matematik, Türkçe, Fizik, Kimya, Biyoloji v.b.) yetersizse veli-öğrenci, bazen de idarecilerin telkinleri sonucu öğrenci düz lise diye tabir edilen okullardan alınır ve nakilli meslek lisesine yapılır. Buradaki amaç öğrenci lise diploması sahibi olsun. Gerçi ülkemizde son 10 yıldır meslek liselerine bir ilgi artışı var. Ama maalesef burada amaç yine biraz evvel belirttiğim gerekçelerden çok farklı değil.

 

Bildiğiniz gibi son yıllarda ülkemizde meslek lisesi mezunu öğrenciler sınavsız geçiş hakkı ile YGS/LYS’ye girmeden meslek yüksek okuluna (Ön Lisans) kayıt yapabilmekteler.  Bu öğrenciler ilgili meslek yüksek okulunu bitirdikten sonra DGS ( Dikey Geçiş Sınavı) ile yani dört yıllığa geçip lisans mezunu oluyor. Dikey Geçiş Sınavı’nda sorular Türkçe ve Matematik’ten geliyor. Sorularda kolaydan zora doğru soruluyor, barajda yok. Üniversitelerin bir önceki yıl yerleşen öğrencilerin taban puanına göre alınıyorlar. Yani daha önce kültür derslerini ‘yapamam’ diyen öğrenci Mimar, İnşaat Mühendisi veya Avukat olabiliyor.

 

Tüm dünyada asıl amaçları ara eleman yetiştirmek olan meslek okulları, maalesef bizde çok farklı bir yerde… Birçok yazımda ülkemizin eğitim sistemini eleştirmişimdir. Burada sıkıntı sitemde mi? Bence değil; halk olarak hep başa oynama hevesimizden geliyor. Yani hiç kimse kaliteli ve düzgün eğitime bakmıyor. Herkesin önceliği bir diploma almak… Yani Almanya’nın tam tersi…

 

Şimdi denebilinir ki, ‘Almanya teknolojik olarak çok gelişmiş.’ Evet, doğur ama hiçbir zaman tarımı, hizmet sektörünü ve hayvancılığı geri plana itmiyorlar. Almanya ikinci dünya savaşından yenilerek çıkmasına rağmen sağlıklı eğitim sistemiyle bugünlere geldi. Bence başarının en büyük nedeni de budur.

 

 


YORUMLAR
  • yorum2015-02-20 16:02:51Kanan Panlak

    Sizi devamlı takip ediyorum. Analiz ve tespitlerinize de katılıyorum. Sizin gibi öngörüleri olan ve farklı konularda yazan yazar sayısı çok az. Bu nedenle ilgiyle takip ediyorum. Kaleminize sağlık.

Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık