Naci İPEK

KARAKOYUN DERESİ NİÇİN AÇILDI, NEDEN ÜSTÜ KAPATILDI?


Naci İPEK
3 Ekim 2011 Pazartesi 20:44
Doğanın dengesi ve rotası değişti. Adeta mevsimlerde birbirine karıştılar. Temmuz/Ağustos aylarında sağnaklar bastırıyor, yıkımlara, felaketlere, facialara sebep oluyor.
Hafta başında Şirin/yeşil Rize’miz bir yağmur tufanına uğradı, bir felaket yaşadı. Aynı saatlerde Ceylanpınar İlçemizde de mevsimsiz bastıran yağmur zararlara yol açtı. Bildirildiğine göre, Rize’de 1000’in üzerinde dükkân ve iş yeri su baskınları ile zarar gördü. İşyerlerindeki her türlü eşya ve malzemeler kullanılamaz/satılamaz hale geldi. Bir o kadar da ev zarar gördü. Rizelilere, hemşerilemiz Ceylanpınarlılara geçmiş olsun diyoruz.
Geçmiş yıllardaki olayları da, hatırlayabilirsek, böyle felakete dönüşen yağmurların ne zaman geleceği bilinmiyor. Aniden bastırıyor: (-GELDİM!) diyor. Bu durumlar karşısında insan ne kadar güçlü, teknoloji ne kadar ileri olursa olsun, güçsüz kalınıyor.
Bu felaketler dünyanın her tarafında sıksık oluyor, büyük yıkım ve insan kayıplarına neden oluyor…
Allah göstermesin. Böyle bir durum karşısında Urfa’mızın durumunu ve imkânlarını düşünüyorum; Ürperiyorum…
Kanımca, bu noktada sıfır noktasındayız. Daha doğrusu hizmet diye, rant diye, bilinçsiz yerleşme diye, siyasî taviz ve oy avcılığı diye diye selden korunmanın sıfır noktasına getirildik.
Ben Urfa’mızın 1939 sel baskınını hatırlarım. Karakoyun sulara dar gelip, yol veremez olmuş, Balıklıgöl taşmış şehir sular altında kalmıştı. En büyük zararı da Bedestan, Sipahi Pazarı, Gümrük Hanı, Hacı Kamil Hanı ve çevresi görmüştü… 1983’te de büyük bir sel baskını yaşadık. İ. Halil Çelik zamanındada… Karakoyun’dan akan suyun gürültüsü şehrin her tarafından duyuluyor, köprülerin altından akan sular köprülerin üstünden akar duruma gelmişlerdi. Ağaç gövdeleri, selin önüne kattığı hayvanlar köprülerin ayaklarına takılmışlardı…
Bizans bentleri güzergâhlarında yapılan evler sular altında idi.

Ki, Karakoyunun üstü böylesine kapatılmamıştı. Cavşak deresi ile Sırrın çayları suları akıtmakta zorlanıyorlardı. Ama yine de sular şehrin bir kesimine hayli zarar verdi.
Şimdiye bakalım… Karakoyun Deresi’nin üstü, hizmet diye kapatıldı. Muhtemel sellerin yolları tıkandı. Halepli Bahçenin kuzey tarafı tamamen yapılaştırıldı. Akıntıların önü kesildi, mecraları tıkandı. Cavşak Deresi’nin nerede olduğunu, nerelerden geçtiğini, hatta ismini bilen kaldı mı, şimdilerde? Şehrin krokisinden de silindi.
Zira onu yok ettik. Coğrafyadan da sildik.
Peki, bir sel karşısında Cavsak Deresinden akacak sular nerelerden nasıl akacaktır?
Cevabı müşküldür… Hatta korkunçtur…
Sırrın Deresi de öyle değil mi? Hiç olmaz ise, Sırrın’ın yatağı belli, izi/tozu var. Adı söyleniliyor.
Bunun ötesinde şehrin tüm bağları, bahçeleri, tarlaları betonlaştırıldı. Bamya suyu, Koşumeydanı, Paşabağı ne haldeler?
Sanki, boş yer yokmuş gibi bahçeler tahrip edilip, imara açıldı. Haa!... İmar da, planlı/projeli bir imar olsaydı. Tarım gitti, yapılaşma geldi.
Dört yıl evvel Karaköprü sel felaketine maruz kalmadı mı?
Sebep?
Dere yatağının yapılaşması idi. Daha acısı, dere yatağına okul bile yaptırılmıştı.

Düşünün, düşünelim… Karakoyunlulardan bir hanım Hicaza giderken Urfa’da konaklıyor. Duyuyor ki, Urfa’yı sık sık seller basarmış… Hamiyetperver kadın, hicaza gitmiyor. Urfa’yı, Urfalıları selden korumak için dereyi açtırıyor. İsmi de, KARAKOYUN DERESİ olarak tescil ediliyor.

Ama, iki binli yıllarda, derenin bir bölümünün üstü, HİZMET diye, kimselerin yapamadığını (-Ben yaptım!...) övüncü ile kapattırılıyor.
Hem de ruhsatsız olarak, kaçak olarak… Tapusuz da alınıp satılıyor. Tarım da, KARA MİZAH… AZİZ NESİN’lik bir olay!..
Allah göstermesin!
Bir sel gelecek olsa halimiz nice olur?
Rize Belediye Başkanı TV’de ağlamaklı dert yanıyordu: (-Başımıza gelen bu felaket, derelerin kapatılmasından, dere etrafının yapılaşmasından oldu!..)
Düşünelim…
Alınabilecek tedbirleri de, alalım…
Sonra suçlu araken, halimize ağlarız.
Bu olayı kaç defadır yazdım, yazıyorum, yazacağım da…
Arzederim!…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık