KEHRİZDEN FIRATA.1


11 Ocak 2014 Cumartesi 09:52

Giriş

"Kamu hizmeti olarak tanımlanan su,

yaşamın vazgeçilmez unsuru ve yerine bir başka şeyin ikame edilemeyeceği bir doğal kaynaktır...

Her insan,

sağlıklı ve güvenilir suya erişme hakkına sahip olmalıdır”...

 

Uluslararası kuruluşların hazırladığı ve birbirini teyit eden raporlarda; içme suyu olarak kullanılan kirlenmiş sular nedeniyle, her yıl 200 milyon insanın suya bağlı hastalıklara yakalandığı ve 2,2 milyonunun da hayatını kaybettiği açıkça belirtilmektedir.

 

Ayrıca, günümüz dünya nüfusunun yaklaşık % 20’sinin güvenli su kaynaklarından yoksun olduğu, dünya nüfusunun 2050 yılında 9,3 milyara ulaşmasının beklendiği ve iklim değişiminin de etkisiyle birlikte, 60 ülkede 7 milyar insanın su kıtlığı ile karşı karşıya kalacağı belirtilmektedir.

 

Yerküredeki suların  % 97 ’sini okyanuslar ve denizler oluştururken, tatlı suların oranı % 3 ’tür.

Tatlı suların, %79 ’u buzullar, %20 ’si yeraltı suları ve %1 ’i de ulaşılabilir sular

(tüm suların %0.03) olarak bulunmaktadır.

Ulaşılabilir suların %52 ’si göller, %38 ’i yeryüzündeki nem, %8 ’i atmosferdeki su buharı, %1 ’i canlıların organizmalarındaki sular ve

%1 ’i nehirler ve kaynaklar

(tüm suların % 0,0003) şeklinde dağılmıştır.

Temel içme ve kullanma su gereksinimi olarak

bir kişinin en az 50 litre temiz suya ulaşabilmesi gerekmektedir.

 

Günlük 50 litre temiz suya erişilememesi durumunda, insan yaşamında suya bağlı sağlık sorunlarının başlayacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Su Kaynaklarının Kullanımı

Dünyadaki toplam su tüketiminin %70’i sulama,

%22’si sanayi ve %8’i içme ve kullanma amaçlıdır.

Gelişmiş ülkelerde bu oranlar sırasıyla %30, %59, %11 iken az gelişmiş ülkelerde %82,

%10 ve %8’dir.
Türkiye’de su tüketiminin %72’si tarımda,

%18’i evsel kullanım ve %10’u sanayi sektöründe gerçekleşmektedir.

Su Kirliliği

Kullanılan suyun arıtılması kaynakların ve mevcut alanların korunması için zorunludur.

Her ülke kullanılmış suyun arıtılmasında aynı oranda başarılı değildir.

Arıtma işlemi de bir ekonomik güç gerektirir.

Türkiye’de 2006 rakamlarına göre;

Toplam 139 adet içme ve kullanma suyu arıtma tesisinin bulunduğu, 3225 belediyeden sadece 413 tanesine içme ve kullanma suyu arıtma tesisi ile hizmet verilebildiği, içme ve kullanma suyu arıtma tesisi kapasitesi 3.994.000.000 m3/yıl iken, bunun yalnızca %61’inin arıtıldığı görülmektedir.

Şanlıurfa şehrinin;

“içme-kullanma ve endüstri suyu temini ve Projesi ”,

Devlet Su İşleri tarafından, 2020 yılı kent ihtiyacını karşılayacak şekilde,  162,72 milyon m3 /yıl olarak projelendirilmiştir.

Bu tesis kapasitesi Türkiye genelindeki tesis kapasitesinin %  4.18’ine tekabül etmektedir.

Bu bakımdan, Şanlıurfa halkı olarak ne kadar şanslı olduğumuzu görmekteyiz.

Bunu, aşağıda izah edeceğimiz gibi Devlet Su İşlerinin, 1976 yılında itibaren yaptığı çalışmalara borçluyuz.

Verilerden görüleceği gibi, Türkiye’de içme ve kullanma suyu arıtma tesislerinin işletilemediği veya kapasitelerinin ihtiyacın çok üzerinde olduğu bir süreci yaşamaktayız.

Ayrıca, arıtma teknolojilerinin seçiminde hatalar ve yatırım kararlarında çeşitli tereddütlerin oluştuğu ortadadır.

Yaşamın özü su ve Şanlıurfa gerçeği

 

29.Mart.2009 yerel seçimlerinde, secim çalışmaları sırasında, bir Şanlıurfa AKP Milletvekili, Başkan Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba‘nın döneminde makyaj yapıldığını, büyük projelere imza atılmadığı, eski Başkan Ahmet Bahçıvan’ın en azından Arıtma Tesisini yaptığı öne sürdü.

 

Hayretler içinde kaldım.

 

En azından 10 yıl önce kendiside Belediye Başkan adayı olan bu Sayın Milletvekilimiz de konuyu yanlış bilirse halk nasıl doğruları bilebilir.

 

Modern fiziğin kuramlarının oluşmasında büyük katkıları olan, 20. yüzyılın en önemli kuramsal fizikçisi ve en bilinen teorilerinden biri İzafiyet Teorisi' nin sahibi, Albert Einstein’ın bir sözü vardır:

“Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki bir peşin hükmü söküp atmak atomu parçalamaktan daha zor ”.

Gerçekten de öyle.

Bu beni gerçeğini bizzat yaşayarak, çalışarak bildiğim bu konuyu yazarak sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ben 1976 yılında DSİ de çalışmakla beraber hep bu içme suyu işinin içinde oldum ve prensip olarak ta not defterine her şeyi yazarım.

Şu Kehriz’den başlayan Fırat’la sonlanan İçme suyu kaynaklarımızın geçmişini bir hatırlayalım.

 

Bakın şimdi ajandamı acıyorum,

Tarih 20.2.1979 yani 31 yıl önce; Ali Güner, Mehmet Kayhan, Mustafa Abacı, Hayati usta ve Mehmet usta ile Eyyübiye Mahallesini gezmiş, Gürcü tepeden su basmak istediğimiz, Top dağında 5000 m3 lük depo için uygun yer aramışız.

 

Tarih 20.3.1981: 1980 yılında abone sayısı 25.679,sarf edilen su miktarı 7.692.800 m3 (yıllık ),şehre verilen su miktarı ortalama 240 litre/sn (Balıklı göl (!) 60 litre/sn, Direkli 100 litre /sn, Kerhiz suyu 15 litre /sn, 1973,1974 DSİ kuyuları 60 litre /sn, Cavsak 5 litre /sn ), 1980 yılında su bedeli meskenlerde

4 TL/m3,1980 yılında meskenlerden elde edilen gelir 8.169.200 TL ve 1980 yılında Şanlıurfa’nın nüfusu 147.488 kişi imiş.

 

Tarih 9.8.1983: Salih Hamevioglu, Ömer Öncel, Enver Karakoyunlu, Ahmet Rışvanlı, Ali Argıldogan. Mustafa Abacı (Belediye İşletme Müdürü) Abideye depo ya ve terfi binası yapılması konusunu konuşmuşuz.

 

 

Tarih 4.1.1984: İbrahim Günal, Fevzi Gencer, Enver Karakoyunlu ve Mehmet Satış la, Katırdağına bir depo yapılarak abideden su verilmesi ve de özellikle Yenişehir’e ve Mehmet Akif Ersoy Caddesinin üstünde kalan ve şehir suyu verilemeyen bölgelere isale hattı döşenmesi konusunu konuşmuşuz.

 

Tarih 30.1.1985: Yer Şanlıurfa Belediye Başkanlığı: Özkan Kaya, Salih Hamevioglu, Belediye Başkanı İbrahim Halil Çelik, İmam Küçük, Fevzi Suyun, Mustafa Abacı, Mehmet Oymak, yapımı tamamlanan Acil İçme suyu tesislerinin devrini konuşmuşuz.

 

Burada özellikle isimleri yazdım aralarında bugün rahmetle andığımız arkadaşlarımız var adları anısın istedim.

 

Devam edecek...

 

Saygılarımla.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık