Osman GEREM

KENDİ KUSURLARIMIZI GÖREBİLMEK...


Osman GEREM
4 Kasım 2012 Pazar 08:44

KENDİ KUSURLARMIZI GÖRMEBİLMEK.

Hatasız insan olmaz. Az veya çok herkesin hata, kusur ve yanlışları bulunur. Nefis ve şeytan bulunduğu sürece de bulunacaktır. Ancak peygamberler günah ve kusurlardan korunmuşlardır.

 

bütün mesele önce kendi kusurlarımızı görüp düzeltme yoluna girmektir. Başkalarını düzeltmeye kalkanların bile önce kendilerinden başlamaları gerekir. Çünkü kendini düzeltemeyen başkasını düzeltemez. Kendi eğri olan başkalarını doğrultamaz. Kendisi Salih olmayan başkasını ıslah edemez.

Önemli olan kendi kusurlarımızı görebilmekti. En büyük kusur kendi kusurunu görememektir. Çünkü insanın manen tekamül etmesi, olgunlaşması, yükselmesi buna bağlıdır. Atalarımız:”kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz.” Demişlerdir.

Hadis-i şerifte: “Allah bir kulunun hayrını (iyiliğini) isterse, ona kusurlarını gösterir.” Buyrulmuştur. (1)(haşimi.muhtarul.Ehadis)

Kusurunu noksanını bilen insan kendini düzeltme yoluna girer. Böyle davranmak imanın da gereğidir. İman kuvvetlendikçe kişi daha çok kendine yönelir, kendi kusur ve hatalarıyla uğraşır, mükemmel bir insan olmaya, günah ve kötülüklerden arınmaya çalışır.

Bir zatın ifadesiyle:”kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Kusurunu görse o kusurluktan çıkar, itiraf etse affa müstahak olur.” (2) (Bediizaman,Lam'alar,18)

İşte Hz. Peygamber (s.a.v) ‘in hz. Ebu zer (r.a) ‘e tavsiyelerinden bazıları:

“…. Şu üç huy kişiye ayıp olarak yeter:

  1. 1. kendi utanç verici kusurunu görmeyip başkalarındaki aynı kusuru görmesi.
  2. 2. kendi utanç verici halini görmeyip başkalarının aynı durumdan utanç duyması.
  3. 3. oturup kalktığı kimselere sıkıntı vermesi.

Ey ebu zer! Tedbir gibi akıl, yasak olan şeylerden sakınmak gibi takva, güzel ahlak gibi de şeref yoktur.” (3)(münavi.feyzul kadir,)

“kendi kusurlarıyla uğraşıp başkalarının kusurlarını kurcalamaktan kendisini alıkoyan kimseye müjdeler olsun.” (4)(münavi.a.g.e.)

“ öyleyse nefsinizi temize çıkarmayınız. Yüce Allah ihlas ile amel edeni, gizli ve açıkta Rabbinden korkanı bilir.” (  necm, 32)

Kusurlarını görebilmek, onlardan kurtulmanın ilk adımıdır. Hatasını, kusurunu, ayıbını, yanlışını, yanılgısını göremeyenler en büyük hata ve yanılgı içerisindedirler. Öyleyse başkalarının hatalarını görünce kendi hatalarımızı hatırlayalım, başkasının bize yapmasını istemediğimizi bizde başkalarına yapmayalım, başkalarının hatalarıyla uğraşanlar, kendi hatalarını düzeltmeye vakit bulamazlar. Başkalarının ayıplarını sayıp dökenler, kendilerini ayıpsız sanırlar, bu ise en büyük gaflettir. Çünkü kendini noksan ve kusurlu gören her an kendini düzeltmeye, iyilerden olmaya çalışır.

Başkalarının kursunu aramak  nefsin hoşuna gider, çünkü nefis buna meyillidir. Hem kendi günahlarını görmeyip başkalarının  günahlarını görmek kolaydır, halbuki kendi günahlarını görmek ve gidermeye çalışmak zordur, nefsin işine gelmez.

Kendi kusurlarını görebilen bahtiyardır. Başkalarını düzeltebilmek için önce kendimizi düzeltmek gerekir.

İnsan başkalarının hatalarını küçük, kendi kusurlarını büyük görmeli, başkalarını kötülemektense kendi nefsini kötülemelidir.

Kendi kötülüklerimizi, dostlarımızın da iyiliğini görmeliyiz.

Kendimizi zaman zaman muhasebeye çekmeli, otokontrole tabi tutmalıyız. Bizi başkalarının değil, kendimizin hesabını vereceğiz. Başkalarında görüp te kızdığımız, beğenmediğimiz halleri kendimizde bulundurmamalıyız.

“basiret sahibi olanlar kusurlarını gizlemez. Kusur bilindikten sonra tedavisi kolaydır.” Ne yazık ki, insanların çoğu kendi kusurlarını bilemezler.. alemin gözü önünde duran kılı görürken kendi gözü önünde

olan merteği görmez. diyen gazali, kendi kusurlarını bilmek isteyenlere  tavsiyelerde bulunur. Bizlerde kamil insan olmak istiyorsak, noksanlarımızı gidermek için ilk önce kendi nefsimizi ıslah'a

başlamalıyız. bütün kusurlardan arınmış erdemli bir toplumda yaşamak

dileğiyle...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık