Mehmet FARAÇ

KESİNTİLİ EĞİTİMİ MECLİS’E AKP DEĞİL CHP GETİRDİ!..


Mehmet FARAÇ
25 Mart 2012 Pazar 04:10
Kürsü işgali, bağrışma çağrışma, afilli, cakalı basın açıklamaları, feryat figan!.. Salı toplantılarında meydan okumalar ve de kameralara gösterişten ileri gitmeyen sözde direniş pozları!..
“Yeni CHP” ne yazık ki bugünlerde “4+4+4” olarak bilinen ve Milli Eğitim’i alt üst edecek “kesintili eğitim”le ilgili de şov yapıyor!..
Olayın kökenini, bu noktaya nasıl geldiğini bilmeyen yurttaş da sanıyor ki, CHP’liler canhıraş Tevhid-i Tedrisat’ı savunuyor, rejimi koruyor!.. Oysa tüm bu şovun ardında büyük bir gaflet ve dalalet var!.. Gerisini söylemeden kanıtları sıralayalım:
CHP lideri Kılıçdaroğlu üniversitelerde türban sorununu kendilerinin çözdüğünü açık açık itiraf etmişti!.. Bugün artık “Yeni CHP” sayesinde türban üniversitelerde serbest, kılık kıyafet yasasının uygulanmasında direnen bazı öğretim üyeleri Anadolu üniversitelerinde tehdit ediliyor!.. Kılıçdaroğlu, bu hocaların imdat isteyen mektuplarına yanıt bile vermiyor!..
Peki, CHP’nin içine düştüğü gaflet bundan ibaret mi?.. Ne yazık ki hayır!..
Milletvekilini yalnız bırakan lider!..

633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da bir değişiklik yapılarak, Kuran kurslarına yaş sınırlaması getiren düzenleme de yürürlükten kaldırıldı!.. Üstelik AKP bunu geçtiğimiz yılın Eylül ayında Ekonomi Bakanlığı ile ilgili kanun hükmündeki bir kararnamenin içine gizleyerek gerçekleştirdi!...
Bu çok önemli değişikliğin üzerinden 8 aya yakın süre geçmesine rağmen devleti kuran CHP’den tık yok!.. Hatta derler ki, bir kadın milletvekili CHP liderine bu konuyu Anayasa Mahkemesi‘ne götürmeyi teklif etmiş ama “karışma...” yanıtını almış!..
Hatta daha vahimini söyleyelim; partinin bu konudaki duyarsızlığından yakınan bazı milletvekilleri CHP’nin grup toplantısında azarlanmış!..
Sorumuzu yineleyelim; CHP’nin ihmali ve gafleti bitti mi?.. Yine hayır!..
İmam hatip liselerine katsayı avantajı sağlayan düzenleme konusunda da CHP başını kuma gömmeyi tercih etti!..
CHP milletvekilleri Dilek Akagün Yılmaz ile Nur Serter partilerinden ses çıkmayınca düzenlemenin iptali için kendi başlarına Danıştay’a dava açmak zorunda kaldılar!..
Bir zamanlar 3 Mart teskeresi için Meclis’te şanlı direnişler gerçekleştiren CHP, katsayıyla ilgili düzenlemeye direnen iki milletvekilini ne yazık ki yalnız bıraktı!..
Nerede cumhuriyetin partisi?..

Şimdi tüm bu gaflet ve dalalete bakıp sormak gerekiyor; “kesintili eğitim” olarak bilinen tasarıyı Meclis gündemine AKP mi getirdi yoksa CHP mi getirmiş oldu?..
Yanıtı o kadar net ki!.. Sen türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasını sağlayacaksın, Kuran kursların yaş sınırlamasını kaldıran kararnameyi görmezden geleceksin, katsayı değişikliğini hasır altı edeceksin sonra da Meclis’te “4+4+4” yaygarası çıkaracaksın!..
Evet, bu yasa tasarısını Meclis’e direkt CHP getirmese de, getirilmesi için tüm yolları açık bıraktı!.. CHP, “kesintili eğitim”in temelleri sayılabilecek türban, katsayı ve Kuran kurslarıyla ilgili değişikliklere ses çıkarmayarak AKP’ye dikensiz gül bahçesi yarattı!..
CHP’nin tepkisizliği, ilgisizliği ve bilinçli erozyon politikaları AKP’yi “4+4+4”ü Meclis’e getirecek kadar cesaretlendirdi...
Peki, CHP 8 ay içinde tarikat ve cemaatlere yarayacak üç önemli değişikliği hasır altı ederken “kesintili eğitim”e karşı Meclis’te niçin göstermelik şovlar yapıyor?..
Günah mı çıkartıyor CHP yoksa, darmadağın olan örgütleri kongrelerle uğraşırken göz boyamaya mı çalışıyor?..
Diyeceksiniz ki, “Dersim” için kurucusuna neredeyse “katliamcı”, Sabahattin Ali için de partisine “katil” diyenler tarafından yönetilen bir CHP’den ne beklenir ki?..
Peki, bu açıklamalardan kim utanacak?..

Soros taşeronları bunların deşifre edilmesine kızıyor ama gerçek CHP’liler artık uyanıyor!.. Yorumsuz sunacağımız aşağıdaki alıntılardan da birilerinin utanması gerekiyor:
“... Entrika, ayak oyunu, yalan, iftira, komedi, kumpas, komplo, aksiyon. Ne ararsanız var. CHP’den çekinmek için hiçbir şeye gerek yok. Günde 10 vakit çark eden, ayak üstü 10 yalan söyleyen, iftira atan, yalan söyleyen CHP, millet nezdinde tüm itibarını tüketen genel başkandan biz ziyadesiyle memnunuz. Biz Sayın Kılıçdaroğlu’ndan ziyadesiyle memnunuz, CHP’nin bu halinden fazlasıyla memnunuz. (Başbakan Erdoğan, 28 Şubat 2012, AKP Grup toplantısı)
“Akşam yemeğindeki sohbetimizde Kemal Kılıçdaroğlu öyle bir laf etti ki, içerdiği anlamın gücü nedeniyle birden donakaldım. Kılıçdaroğlu o cümleyle hem AKP iktidarına karşı mücadelesinin içeriğini hem de partisinde nasıl bir dönüşüm hedeflediğini anlatmayı başarmıştı. Üstelik bu üzerinde düşünülmüş bir cümle değildi, içe atılan duygular sonucunda formüle edilmiş gibiydi. Kılıçdaroğlu ‘AKP iktidarına karşı mücadele ederken ben bazen kendimi 1940’lar CHP iktidarına karşı mücadele ediyormuş gibi sanıyorum. Çünkü AKP iktidarı aynen 1940’lar CHP iktidarının ortamını, koşullarını yarattı’ dedi.” (Serdar Turgut, Habertürk gazetesi 11 Mart 2012)
“Sayın Kılıçdaroğlu’nun, ‘AKP iktidarına karşı mücadele ederken ben bazen kendimi 1940’lar CHP iktidarına karşı mücadele ediyormuş gibi sanıyorum’ şeklindeki sözleri açıkça AKP iktidarının şu an yapmış olduğu diktatörce eylemleri meşrulaştırmaktadır. AKP’nin yaptığı hukuksuzlukları, CHP tarihi üzerinden meşrulaştırmaya çalışmak daha da acı ve vahimdir. Çok net olarak söylüyorum, sayın Genel Başkan bu tespitte bulunduysa derhal CHP ve tarihinden özür dilemesi gerekmektedir. Uygun düşen eylemi bekliyorum.” (İsa Gök CHP Mersin milletvekili, 16 Mart 2012, Ulusal Kanal)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık
şanlıurfa haber / urfanatik / urfa star