Ercan AKKAR

KOBANÊ ZAFERİNİN ORTAYA ÇIKARDIKLARI


Ercan AKKAR
5 Şubat 2015 Perşembe 14:38

Ortadoğu; tek dinli tanrıların doğuş yeri olması nedeniyle, dinler açısından çok önemli bir coğrafyadır.(Hıristiyanlık, Müslümanlık ve Yahudilik.)

 

Ortadoğu; deniz ticareti ve geçişlerin kontrol edildiği önemli bir kavşaktır. (Karadeniz’i Akdeniz’e, Süveyş Kanalı ile de her iki denizi Hint Okyanusu’na bağlar.)

 

Ortadoğu; Dünya’nın bilinen petrol rezervlerinin yüzde 65’inden fazlası bu bölgededir. (Petrol ve yer altı zenginlikleri için hiç durmadan yaşanan savaşlar bunun göstergesidir.)

 

Ortadoğu; üç kıtayı birbirine bağlayan hem karayolu, hem de demiryolu ağının düğüm noktasıdır. (İpek yolu gibi.)

 

En önemlisi de Ortadoğu çok büyük tarih ve kültüre sahiptir. (Dini kutsal mekanlar, Babil’in Asma Bahçeleri vs. vs.)   

 

İşte; kaygan ve bir o kadar da tehlikeli olan bu coğrafyanın en kadim halklarından biri olan Kürtler, tarihin her döneminde topraklarına hükmeden ülkelerin, iktidarların hedefinde olmuş ve 40-50 milyon nüfusuna rağmen asimile edilmek istenmiştir.

 

Kürtler; bu coğrafyada kurdukları her medeniyetle, sadece insanlık tarihine katkı ve hizmet sunmuş, ancak her ne hikmetse bölgedeki medeniyetler barışçıl olan bu halkı hep tehlike olarak görmüş ve yok etmek için elinden geleni de ardına koymamıştır.

 

Aslında tarihin derinliklerine fazla inmemize gerek yok bile. Sadece 100 yıllık tarihe ve bu tarihin bugüne mirası olan Suriye ve Irak’taki iç savaşa bakmamız bunun için yeterli olacaktır kanımca...

 

Kürtler; kendi iradelerinin dışında emperyalist güçlerin dayatması ve çıkarları doğrultusunda bir günde 4 parçaya bölündü. Kimi Türkiye, kimi Suriye, kimi Irak, kimi de İran topraklarında kaldı.

 

İşte bugün yaşanan sorunların, sıkıntıların temelini de bu oluşturuyor.  Her ülke, bu toprakların kadim halkı Kürtleri tehlike olarak görüyor ve bunun önüne geçmek için de çeşitli entrikalarla dolu özel politikalar üretiyor ve ürettiği politikaları da uygulamaya çalışıyor. Irak’ta Halepçe, Suriye’de Qamışlo, Türkiye’de Roboski ve İran rejiminin cezaevlerinde Kürtlere uyguladığı ağır işkence ve idam cezalarını Kürtlere yönelik politikalara örnek gösterebiliriz. Aslında Kobanê’de yaşananlarda, tarih boyunca Kürtlere yönelik politikaların toplamını görmek mümkündür.

 

Günün birinde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), denen bir örgüt ortaya çıkıyor. Bu örgüte 100’den fazla ülkeden savaşçı katıldığı bildiriliyor. Bu savaşçılar kafa kesiyor, linç ediyor, kurşuna diziyor, yüksekten aşağı atıyor, kadınlara tecavüz ediyor ve pazarlarda satıyor, fidye istiyor, insanların yıllarca çalışarak aldığı evleri yıkıyor, toprakları talan ediyor ve başkalarına satıyor. Ve ne acıdır ki tüm bunları da din adına yaptığını beyan ediyor.

 

Evet; Kürtlerin kanton yönetimi oluşturduğu ve üçüncü bir yol olarak gösterdiği  ve de içinde ayrım yapmadan her ırktan insanın yer aldığı yönetimlerinin en küçük, en zayıf halkası olarak görülen Kobanê, yaklaşık 3 yıllık kuşatma ve 4.5 aylık işgal girişiminden sonra büyük bir direnişten sonra zafere ulaştı. IŞİD, YPG, YPJ, Peşmerge ve Burkan el Fırat’ın işbirliğiyle Kobanê’den çıkartıldı.

 

Bu büyük zafer 4 parçaya bölünen tüm Kürtlerin gurur kaynağı olurken, aslında bir bakıma insanlık onurunun da kurtuluşu olmuştur. Fakat her nedense yapılan açıklamalara baktığımızda Kürtlerin bulunduğu parçalardaki rejim yöneticileri, bu zaferden memnun olmamışa benziyor ve yapılan her açıklama, Kürtlere karşı duyulan öfkeyi ifade ediyor.

 

Allah aşkına 100 farklı ülkeden birileri bir araya geliyor ve içerideki işbirlikçileriyle el ele veriyor, Kobanê’yi işgal edip katliam yapmak istiyor. Ama bunun başaramıyor. Ve birileri de çıkıp kim oldukları belli olmayan bu kadar insan topluluğunun sanki bu toprakların sahibiymiş gibi kabul ediyor, destek veriyor.

 

Peki; bunu neden yapıyor. Tarih boyunca gerek emperyalist güçler, gerekse Kürtlerin yaşadığı ülkelerdeki yönetimler ve iktidarlar neden yapıyorduysa bugünde ondan yapıyor. 

 

O zaman kardeş olduğumuz da,

 

Etle-tırnak olduğumuz da,

 

Kız alıp-vermemiz de,

 

Dedelerimizin omuz omuza savaştıkları da yalan oluyor be kardeşim.

 

 

Sevgiyle kalın.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık