Mustafa GÜNEŞ

KOBANİ VE MASADA KALESİ


Mustafa GÜNEŞ
26 Eylül 2014 Cuma 09:23

Yahudiler, Ortadoğu Coğrafyası’nda, Roma İmparatorluğu egemenliği altındaki halkların içinde, imparatorluğu en çok uğraştıran ve en çok İsyan çıkarıp kılıçtan geçirilen halktır.

Bunların içinde en ünlüsü ve en kanlısı İmparator Titus’un (M.S.70–74) bastırdığı isyandır.

İsyanın bastırılması üç yıldan fazla sürmüş, nihayetinde Kudüs yağmalanmış ve ilkini (MÖ 580–90 ?)  Nebukednezzar’ın yerle bir edip Pers İmparatoru Kyros’ un (Kuruş)  M.Ö.530’larda yeniden inşasına destek verdiği ünlü Yahudi tapınağı ikinci kere yerle bir edilmiştir.

Katliamdan kurtulan Yahudiler esir alınarak Roma İmparatorluğunun merkez ve civar bölgelerine köle olarak dağıtılmıştır. Hitler’in yok etmek istediği ve “Yahudi Diasporası” denilen Avrupa’daki nüfusun ilk unsurları bu Yahudilerdir.

Tapınaktan geriye günümüzde Yahudilerin önünde dua yapıp ağladıkları ünlü “Ağlama Duvarı” (ki tapınak alanının istinat duvarıdır) kalmıştır. Duvarın yıkılmamasının nedeniyse dümdüz edilen tapınak alanına Roma/Zeus Tapınağı’nın yapılması içindir.

MASADA KALESİ EFSANESİ

Kudüs tamamen ele geçirilip tahrip edilirken, teslim olmak istemeyen (kaynaklara göre 960) inançlı Yahudi, Kudüs’ün 60 km kadar güneyinde Lut Gölü’nün alt ucundaki dağlık arazide bulunan Masada Kalesi’ne sığınmıştı.

Kale, çok dik yamaçlı ve çevre dağlardan ayrışık duran bir dağın tepesindedir. Uzun süren muhasaradan sonuç alınamayacağını gören Titus, en yakınındaki dağla kale arasındaki vadiyi doldurma emri vermiş ve üç yılsonunda kaleye bir yol yaparak ordunun kaleye girmesini sağlamıştır.

KALEDE CANLI YOK

Kalenin ele geçirileceğini anlayan Yahudiler, kendi aralarında bir karar alarak esir olarak satılmak veya Romalı kâfirlerin elinden ölmektense, son çare olarak toplu intihar kararı almışlar. Aralarından seçtikleri 10 kişi herkesi öldürecek, sonra da birbirlerini öldüreceklerdir.

Ancak kalede 2 çocuk ve bir veya iki de kadın bulunmaktadır. Bunlar hariç alınan karar uygulanır. Ve 960 kişi toplu olarak intihar eder. Bu nedenle Romalılar kaleye girdiklerinde intihar edenlerin cesetleriyle karşılaşmışlardır.

Söylendiğine göre iki çocukla kadınları da olayı anlatmaları için sağ bırakılmışlardır. Böylece bu olay hem dünya, hem de Yahudi tarihine özgürlük ve bağımsızlık efsanesi olarak geçmiştir.

Günümüzde kale ve çevresinde kazılar devam etmektedir.

KOBANİ

IŞİD Canilerinin son günlerdeki Kobani saldırısı da bana bu olayı hatırlattı.

Gerçi Kobani gerek nüfus, gerekse yerleşim biçimi olarak 2 bin yıl önceki Masada’ya benzememektedir. Ancak Kobani Halkı ve PYD’nin başından beri kararlığı ve duruşu, son Kürt kalıncaya kadar yurtlarını  savunmak ve eğer başka yol kalmamışsa, intihar saldırılarıyla düşmanı da beraberlerinde yok etmek olduğu yönündedir.

KÖLE OBAMA

Ne yazık ki Obama ödleğinin kararsız, korkak ve gevşek tavrı da bu dehşet sonucu adım adım hazırlamaktadır. Oysa daha hava harekâtının ilk gününde IŞİD’in Irak ve Suriye Ordularından ele geçirip Kobani’ye yönelttiği tank, sahra obüsü ve seyyar füzeler gibi ağır silahlar imha edilseydi, şartlar biraz olsun dengelenecek ve dünyanın gözü önünde adım adım yaklaşan bir katliamı önleyecekti.

Bütün zihnimi zorlayarak düşünüyor ve neden böyle davrandığını bir türlü anlayamıyorum.

Hiç kuşkunuz olmasın. Ben de bazı dostlar kadar bu coğrafya hakkında bir takım bilgiler edinmiş ve komplo ya da akılcı teorilerden haberdarım.

Ancak bir yandan “IŞİD’i mutlaka çökertmeliyiz” diye dünya ülkelerini etrafına toplayıp koalisyon kuracaksın, bir yandan “bu iş sadece havadan çözülmez kara ordusu da gerekli” diyeceksin, diğer yandan buralarda desteğini alacağın en etkin, en hazır tek ordu ve halkın katliamına aldırmaz duracaksın.

İşte bu mantığı (daha doğrusu mantıksızlığı) bir türlü anlayamıyorum.

Şayet Kobani çökertilir ve katliamdan geçirilirse, bu coğrafyada en güvendiği halkı da küstürüp kendine düşman edeceğini nasıl düşünüp hesaplayamazlar?

Hadi bırakalım beceriksiz ve köle ruhlu Obama’yı. Peki, Dünyanın en büyük devleti nasıl bunu düşünüp Obama’yı harekete geçirmeye zorlamaz?

Dahası, bu tutumun klasik emperyalizm veya kapitalizm vb gibi teorilerle de açıklanacak bir durum olmadığını belirtmek isterim. Çünkü ikisi de kendi çıkarları söz konu olduğunda çok akılcı ve pragmatist davranan sistemlerdir ve bu güne kadar ayakta durmalarını bu niteliklerine borçludurlar.

Kürtlerin Kobani’de katledilmesi halinde, bu coğrafyada kendilerine en yakın duracak tek halkın nefretini kazanıp kaybedeceklerini çok iyi bildikleri halde, nasıl bu kadar aymaz davranırlar? Anlamakta zorlanıyorum.

Tam bir muamma!

Son olarak bu yazı yayınlandığında beklenen harekâtın başlamış olup yazdıklarımızı anlamsız kılmış olacaklarını umuyorum.

Şimdilik tek beklentimiz bu.

 

26.9.2014

Mustafa Güneş/URFA


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık