Osman GEREM

KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR VE MADDE BAĞIMLILIĞI


Osman GEREM
14 Ekim 2012 Pazar 09:00

KÖTÜ ALİŞKANLIKLAR VE MADDE BAĞIMLILIĞI.

ANAYASA DİYOR Kİ...

MADDE 58

Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

 

MADDE 59

Devlet, her yaştaki Türk vatandaşının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır.

 

Bağımlılık “o şey olmadan yaşayamama “durumudur. Bağlanılan şeye hayatın daha anlamlı olduğuna inanmak, o şey olmadığında ruhsal ve fiziksel krizlere girmek gibi etkinlikleri beraberinde getiren bağımlılık, maddi imkânları ve sağlığımızı sömürmek gibi onarılmaz zararları da hayatımıza kattı.

 

Bu yönleri ile bağımlılığın kölelikten hiçbir farkı bulunmamaktadır. Zira kendisine ve çevresine zarar vermeyi engelleyemeyecek duruma gelmiş bir insanın özgürlüğünden, özgür iradesin-den bahsedilemeyeceği açıktır. Bu durumda karşımıza, bağımlısı olduğumuz şeyin özgürlüğümüzü çaldığı gerçeği çıkmaktadır.

 

Bahsedilen gerçeklerle özgürlüğü elinden alınmış birey ise bağımlılık üreticilerinin gönüllü kölesi olmuş demektir. Yayılmacı politikalarını insanlarımız üzerinde pervasızca uygulayan,

İnsanlarımızın ve hatta bütün insanlığın onurunu ayaklar altına alan bağımlılık üreticilerinin

Oyunlarını durdurma zamanı gelmiştir.

 

Her yıl dünyada beş milyon kişi, ülkemizde ise yüz bin kişi sigaraya bağlı akciğer kanserinden hayatını kaybediyor. İnsanlığa karşı işlenen suçlar incelendiğinde işkencenin, ayrımcılığın köleliğin ve benzerlerinin bu kategoride değerlendirildiğini görmemiz mümkün iken. İnsanlık onuruna aykırı etkileri ve kitlesel imha olarak değerlendirilebilecek neticeleri itibari ile bu suçlardan hiçbir farkı olmayan bağımlılık üretmek ve yaymanın suç kapsamında olmasını uluslar arası hukukta büyük bir boşluk olarak değerlendiriyoruz.

Bu bağlamda mücadelemizi ciddi bir sorumluluk bilici içerisinde devam ettirmemiz gerçeğini unutmadan, toplumsal geleceğimizin teminatı olan birey özgürlüğünü korumaya devam edelim. yukarıdaki satırlar.

Yeşilay kitapçığından alınmıştır.

 

Bağımlılık oluştuktan sonra müdahale etmek değil oluşmadan önleyici çalışmalar yapmak

aktif bir halk sağlığı yaklaşımıdır. Böylece yapıcı maddelerin bireye, topluma ve ekonomiye zarar vermesi önlenmiş olur. Bağımlılığın her türlüsü toplum sağlığı için bir risktir.

Sigara bunlar içinde özel bir yere sahiptir. Yasal olması, ulaşılması geniş kitlelerce kullanımına olanak sağlanmaktadır. Fakat diğer bağımlılık yapıcı maddelere geçiş basamağı olduğu için üzerinde önemle durulması gereken bağımlılık yapıcı bir maddedir. Anne, baba, öğretmen ve tolumun her kesimindeki yetişkinlerin iyi birer rol modeli olarak sigara kullanımına özendirilmemeli gerekmektedir. Sağlıklı nesiller bir toplum için ilk basamak görevimizi doğru yapmaktan geçmektedir. Bu iyi birer yetişkin olmanın temelini oluşturmaktadır.

 

Dünyada 1,1 milyar sigara tiryakisi var yani yetişkin nüfusun 1/3 oluşturuyor. Sigaradan her yıl 4,9 milyon kişi ölüyor, yani günde 13.000 kişi. Türkiye’de 17 milyon sigara tiryakisi var yani yetişkin nüfusun %44’ünü oluşturuyor. Sigaradan her yıl 120.000 kişi ölüyor, yani günde 300 kişi. Bu ne demektir zülüm sistemleri para kazanmak için insanların ölmelerine sebebiyet vermektedir.

 

Bataklığı kurutmak, bataklığı kurutmadan sineklerle mücadele etmek çözüm değildir.

 

Suçun zararı oranından cezası da caydırıcı olması lazım, ceza caydırıcı olmadığı zaman suçlar devam eder. Bir ara kapkaççılık çoğaldı ceza arttırılınca şu anda neredeyse bitmiş durumda.

 

Yukarıda anayasadan verdiğimiz 58–59. maddelerden devletin kendi bünyesinde barınan bütün insanları kötü alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alınmasını taahhüt etmiş durumda.

 

Bu nedenle başta sayın valimiz Celalettin GÜVENÇ Bey’e  sayın belediye başkanımız Dr. Ahmet Eşref FAKIBABA’YA  sayın il emniyet müdürümüz Mehmet LİKOĞLÜ bey'e, bu beldenin fakirinden de, zengininden de, yaşlısından, gencinden de, valisinden de, delisinden de, sorumlu olan idarecilerimiz mülki erkana diyoruz ki;  eğitim ve muhabbetlerimize yakın mesafede. sağlıksız açılış şartnamelere uygun olmayan ve öğrencilerin  mavi önlüklerle ödevim var deyip girdikleri kontrolsüz internet cafe adı altında özellikle kenar mahallelerde açılmış bulunan bu gibi yerlerin acilen mutlaka denetilmesi kontrol edilmesini önemle rica ediyoruz. Bu gibi yerlere giden evlatlarımızın kötü alışkanlıklara bulaşmaması mümkün değildir. Milli eğitim il müdürümüz Ahmet PALA Bey'den de ricamız okul idarecilerimiz ödev adı altında evlatlarımızı bu gibi yerlere gitmek zorunda bırakmasınlar. Okul kütüphanelerinden güvenli bir şekilde bu hizmetleri sunmalarını bekliyoruz.

 

7. 10. 2012 Pazar günü Türkiye Yeşilay Cemiyeti Ş.URFA İl Temsilcisi kadim dostum Muharrem ÇELİK Bey'in organize ettiği milli eğitim il müdürü, kent konseyinden, valilikten, emniyetten, sağlıktan, yazarlardan, basın mensuplarından,üniversiteden,  sivil toplum kuruluşlarından birçok değerli insanımızın katıldığı ilimizin çeşitli sorunları dile getirildiği bir bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Ana konu ise kötü alışkanlıklar ve madde bağımlılığıydı.  Rakam vermek istemiyorum, resmi makamların verdiği rakamlar bile çok ürkütücü  velev ki bir tek insanımız olsa dahi onu kurtarmak için ne yapılması lazımsa hangi kapının çalınması gerekiyorsa. insani ve vicdani hassasiyeti olan herkesin bu konulardan seferber olması gerektiğini düşünüyoruz. Muharrem kardeşimiz içinde insanlığa faydası olan bu güzel çalışmalarının devamını diliyoruz...

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik







Yukarı Çık